Haksız gözaltı nedeniyle açılan koruma tedbirleri tazminat davasında, eksik manevi tazminat hükmedilmesi ve vekalet ücreti talebinin reddinin hukuka aykırı bulunarak Yargıtayca bozulması.
Özet: Haksız gözaltı nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesince davacının vekalet ücreti talebi reddedilip manevi tazminat olarak belirlenen 1.500 TLnin çok düşük bulunarak bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddi kararının temyiz incelemesi sonucunda, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği ve gözaltında kaldığı süre gibi faktörler dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet ilkelerine aykırı şekilde eksik olduğu gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/3482 E., 2022/853 K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle vekalet ücreti miktarı olarak 25.000,00 TL maddi , 1.000,000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek en yüksek kredi faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin maddi tazminat yönüyle talep edilen vekalet ücretinin davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle reddine, 1.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 26.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının gözaltında haksız yere gözaltında kaldığına, üzerine atılı suçun niteliği ve davacı üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen manevi tazminat miktarının çok eksik olduğuna, avukata ödenen vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesi gerektiğine, ilişkindir.Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddedilmesi gerektiğine, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğuna ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/280 Esas ve 2018/283 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 26.04.2017 - 09.05.2017 tarihleri arasında 13 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama neticesinde 18.10.2018 tarihinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 26.10.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, Kanun'da öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.