Eczacı sözleşmesinin feshi ve cezai şartın iptali davasında, sahte reçete iddiasıyla açılan ceza davasından beraat kararı bağlayıcı kabul edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Bir kurum tarafından, sahte reçete kuponları fatura edildiği iddiasıyla tek taraflı feshedilen eczacı sözleşmesi ve uygulanan cezai şarta ilişkin davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, eczacının ilgili ceza davasında beraat etmesi ve kurumu zarara uğratma kastıyla sahte reçeteler fatura ettiğine dair somut ve kesin bir tespit bulunmadığı gerekçeleriyle sözleşme feshini ve cezai şartı iptal etmiş olup; temyiz incelemesinde, bölge adliye mahkemesi kararının dayandığı bilgi ve belgeler ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun ilgili mevzuata uygun değerlendirildiğinin anlaşılması üzerine davalı kurumun itirazları reddedilerek, fesih ve cezai şartın iptaline ilişkin karar onanmıştır.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1663 E., 2025/1535 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 16. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/6 E., 2024/287 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ... İl Müdürlüğünün reçete kontrol birimleri tarafından evrakların kontrolü sırasında 2008 yılı Tip sözleşmesinin (6.3.19) maddesinde geçen Eczacı ya da eczane çalışanlarınca kurumu zarara uğratmak amacı ile kasıtlı olarak kuruma sahte ilaç kupürü veya sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiğinin tespiti fiilinden dolayı 2 yıl süreyle sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini ve 10.000,00 TL’den az olmamak üzere cezai şarta hükmedildiğini, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; sözleşmenin tek taraflı feshi kararının ve uygulanacağı bildirilen 10.000,00 TL cezai şartın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı kurumun 2009 Eczane protokolünün (6.3.19) maddesi gereğince davacı ile olan anlaşmasını 2009 protokolüne göre 2 yıl süre ile feshettiği ve davacı hakkında cezai şart işlemi tesis ettiği, davacı hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.20 21... /41 E., 2021/348 Karar sayılı ilamı ile; davacı hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan düşme, nitelikli dolandırıcılık suçundan ise CMK'nun 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verildiği, verilen kararın istinaf incelemesinin esastan reddi ile 26.12.2022 tarihinde kesinleştiği, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hâkimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşıdığı, davacı yönünden yapılan tespitler yerinde olup bu maddi olgu mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olduğu, bilirkişi heyet raporlarındaki tespit ve değerlendirmeler gözetildiğinde; ... İl Müdürlüğünün 04.12.2008 tarihli davacı aleyhinde almış olduğu yapılan sözleşmesinin feshi kararı ile davacı hakkında uygulanacağı bildirilen 10.000,00 TL cezai şarta ilişkin işlemin mevzuata uygun olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, sözleşmenin feshi ile davacı hakkında uygulanacağı bildirilen 10.000,00 TL cezai şarta ilişkin işlemin iptaline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davacı eczacının, Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak sahte ilaç fiyat kupürü fatura ettiğine dair herhangi bir somut ve kesin tespitin yapılamadığı, bu çerçevede davalı Kurum tarafından uygulanan cezai işlemlerin, taraflar arasında yürürlükte bulunan 2008 yılı Protokolü ve Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hükümlerine aykırı bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; davacı tarafından kurumu zarara uğratmak kastıyla içerik olarak sahte olan reçetelerin Kuruma fatura edildiğini, Kurum müfettişlerince yapılan soruşturma sonucunda, davacı eczane çalışanının hekim ile işbirliği yaparak sahte reçeteler düzenlendiğinin sabit bulunduğunu, Kurumca yapılan işlemin taraflar arasındaki sözleşme ve SUT hükümlerine uygun bulunduğunu, ceza davasında verilen beraat kararının hukuk hâkimini bağlamayacağını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı eczacı hakkında 2008 yılı Protokolünün (6.3.19) maddesi gereğince uygulanan cezai şart ve fesih işleminin iptali istemine ilişkindir.Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun, taraflarca imzalanan sözleşme ile SUT hükümleri ve ilgili mevzuata göre gerekçesiyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığının ve denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.