Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, hak düşürücü süre gerekçesiyle verilen ret kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacı tarafından, 1979da zilyetlik yoluyla edindiğini iddia ettiği ve kadastro çalışmalarıyla Hazine adına tescillenen taşınmazın tapu iptali ve kendi adına tescilini talep ederken; ilk derece mahkemesi, 1996da kesinleşen kadastro tespitinden sonra 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesindeki on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davayı reddetmiş, bu ret kararı Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddiyle hukuka uygun bulunarak onanmış, Yargıtay tarafından yapılan temyiz incelemesi sonucunda da usul ve kanuna uygun görülerek kesinleşmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2026/2923 E.  ,  2026/3776 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/2740 E., 2025/3308 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan)Sinop 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/387 E., 2025/213 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa bedel, aksi takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkilinin 1969 yılından itibaren Almanya'da yaşadığını, Türkiye’ye geldiğinde kısa süre kalıp yurt dışına geri döndüğünü, davacı müvekkilinin Sinop ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii 1 05... parselde tapuya kayıtlı taşınmazı, dava dışı ... ...'den ... Noterliğinin 979/... yevmiye numaralı zilyetlik devir senedi ile 21.08.1979 tarihinde satın aldığını ve söz konusu taşınmazı tarafına teslim edildiğini, bir dönem Türkiye'ye hiç gelmeyen davacının 2019 yılında Türkiye'ye geldiğinde satın almış olduğu taşınmazın bir kısmının maliki olmadığını, taşınmazda ifraz işleminin yapıldığını, ifraz işlemi yapılan parselin 1 05... parsel olarak tapuda kaydının yapıldığını, ifraz edilen kısmın her nasılsa davalı ... adına tescil edildiğini öğrendiğini, maliki olduğu taşınmazı ecrimisil bedeli ödeyerek kullanabildiğini beyanla davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili; davanın yasal süresinde açılmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu Sinop ili, ... ilçesi, ... köyü, 1 05... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak 1993 yılında tesis kadastrosu çalışmaları yapıldığı, buna göre taşınmazın, ... oğlu ... olduğunun beyanlarda gösterilmesi ile ... adına tespit edildiği, ... Yönetimi tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davasının, ... Kadastro Mahkemesinin 1994/3 Esas, 1995/68 Karar sayılı dosyası ile görülerek davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi ... adına tapuya kayıt ve tesciline dair karar verildiği, kararın 05.08.1996 tarihinde kesinleştiği, kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil davalarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3. maddesinde yazılı on yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, dava konusu taşınmazın kadastro tutanaklarının kesinleşmiş olup davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.