Danıştay 10. Daire, sağlık meslek mensupları yönetmeliği iptali davasında usul eksikliği nedeniyle dilekçeyi reddederek yeniden başvuru hakkı tanıdı.
Özet: Sağlık meslek mensuplarının serbest meslek icrası hakkında yönetmeliğin belirli maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesine uygun düzenlenmediği, iptali istenen maddelerin hangi fıkra veya ibarelerinin dava konusu edildiğinin açıkça belirtilmediği ve davacıların menfaat ilişkisinin yeterince ortaya konulamadığı gerekçesiyle dilekçenin reddine karar verilmiş olup, davacılara otuz gün içinde eksiklikleri gidererek yeniden dava açma hakkı tanınmıştır.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2025/2631 E.  ,  2025/3141 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/2631
Karar No : 2025/3141
DAVACILAR : 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLLERİ : Av....
DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA
UETS:35756-76579-89740
DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, 29/03/2025 tarih ve 32856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmeliğin 7., 8., 19., 21. ve geçici 1. maddelerinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek veya noksanlıklar tamamlanarak dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca mahkemelerce iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "Konu" kısmında atıf yapılan "Talep Sonucu" kısmında, dava konusu Yönetmeliğin 7., 8., 19., 21. ve geçici 1. maddelerinin iptali istemine yer verildiği, iptali istenilen maddelerin birden çok fıkradan oluştuğu; dilekçe içeriğinde birden fazla fıkradan oluşan bu maddelerin tamamına yönelik hukuka aykırılık iddialarında bulunulmadığı, iptal istemlerinin söz konusu maddelerin bazı fıkralarına veya ibarelerine yönelik olduğu; bu haliyle anılan maddelerin hangi kısım ya da kısımlarının dava konusu edildiğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde dilekçede ifade edilmediği, ayrıca dilekçede geçici 1. maddenin 1. fıkrasına yönelik hukuka aykırılık iddialarına yer verildiği, iptali istenilen bu düzenleme ile davacı arasındaki menfaat ilişkisinin açıkça ortaya konulamadığı görülmektedir.
Bu durumda, dava dilekçesinin kendi içerisinde uyumlu ve tutarlı olmadığı, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmış olup, Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmeliğin hangi kısımlarının (fıkra, bent, ibare vb.) dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacıların menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
Öte yandan, diyetisyen olduğu belirtilen davacıların, Yönetmeliğin dava konusu edilen düzenlemeler ile özellikle geçici 1. maddesinde yer alan sağlık kabinlerine ilişkin düzenlemeler yönünden menfaatini ortaya koyan bilgi ve belgelerin davanın yenilenmesi halinde dosyaya sunulması gerektiği de açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle, anılan Kanun'un 3. maddesine uygun şekilde yeniden düzenlenecek dilekçeyle dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacılara duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın davacılara iadesine, 19/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.