Danıştay 10. Daire, sağlık meslek mensupları yönetmeliği iptal ve parasal hak davasında, dilekçenin 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun olmadığı tespiti.
Özet: Mahkeme, sağlık meslek mensuplarının serbest meslek icrası hakkında yönetmeliğin bazı maddeleri ile davacıyı ilgilendiren tüm hükümlerinin iptali ve yoksun kalınan parasal hakların ödenmesi talebiyle açılan davada, dava dilekçesinin iptali istenen hükümlerin kapsamı ile parasal hak taleplerine ilişkin yeterince açık ve somut bilgi içermemesi nedeniyle, idari yargılama usul kanununda belirtilen açıklık ve belirlilik şartlarını karşılamadığına, bu durumun davanın esastan incelenmesine geçilmeden önce dilekçenin usulüne uygun hale getirilmesi gerektiğini ortaya koyduğuna karar vermiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2025/2576 E.  ,  2025/3050 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/2576
Karar No : 2025/3050
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA
UETS: 35756-76579-89740
DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, 29/03/2025 tarih ve 32856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmeliğin 5., 6. ve 11. maddeleri ile kendisini ilgilendiren bütün hükümlerinin iptaline, ayrıca Yönetmeliğin uygulanması nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek veya noksanlıklar tamamlanarak dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.
İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün, yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemesi halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, davacı tarafından incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilmesi mümkün ise de, düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki ve/veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddiasında ve iptal isteminde bulunulduktan sonra, mutlaka işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hukuka aykırılığı ileri sürülen ve iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusunun ortaya konulması gerekmektedir.
Ayrıca, yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, mahkemelerce iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Bununla birlikte dava dilekçesinde tazminat talebi varsa, oluştuğu ileri sürülen zararın türü, miktarı ve sebebi de açık ve net olarak ortaya koyulmalıdır.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "Dava Konusu" ile "Netice ve Talep" kısımlarında dava konusu Yönetmeliğin 5., 6. ve 11. maddeleri ve davacıyı ilgilendiren bütün hükümlerinin iptali ile birlikte Yönetmeliğin uygulanması nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemine yer verildiği; dilekçenin içeriğinde ise, Yönetmeliğin bazı kısım ve maddelerinden bahsedilerek ilgili maddelerinin iptal edilmesi gerektiğinin belirtildiği, yoksun kalındığı ileri sürülen parasal haklara yönelik ise herhangi bir açıklama yapılmadığı görülmektedir.
Bu haliyle, dava dilekçesinde "müvekkili ilgilendiren bütün hükümlerinin iptali" ve "ilgili maddelerin iptal edilmesi gerekmektedir." gibi muğlak ve taleple bağlılık ilkesine aykırı istemlere yer verilmiş olması nedeniyle, Yönetmeliğin tamamının mı yoksa belli kısım veya kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin, belli kısım veya kısımlarının iptali isteniyorsa hangi kısım veya kısımlarının (madde, fıkra, bent veya ibare) iptal edilmesinin istenildiğinin, ayrıca yoksun kalındığı ileri sürülen parasal hakların ne olduğunun, ne şekilde tazmini gereken gerçekleşmiş bir zarara uğradığının ve zararın hangi hükmün uygulanmasından kaynaklandığının açık ve net bir şekilde anlaşılamadığı, dava dilekçesinin davanın konusu ve netice ve talep kısımları ile içeriğinin uyumlu ve tutarlı olmadığı açık olup; dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmeliğin hangi kısımlarının (fıkra, bent, ibare vb.) dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, öte yandan yoksun kalındığı bahsedilen parasal haklara yönelik iddiaların da tazmini gereken gerçekleşmiş bir zarara ne şekilde uğranıldığının açıkça belirtilmesi ve ortaya çıkan zararın somutlaştırılması suretiyle ileri sürülmesi, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde, yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun şekilde düzenlenecek imzalı dilekçe ile yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2- Aynı Kanun'un 15. maddesinın 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacıya duyurulmasına,
3- Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine, 17/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.