Hakaret suçunda matufiyet şartının gerçekleşmemesi ve aleniyet ögesinin yetersiz gerekçeyle belirlenmemesi nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulması.
Özet: Yargıtay, hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararını, suça konu ifadenin mağdura yönelik olup olmadığının (matufiyet) ve sosyal medya paylaşımının aleniyet koşulunun dosya kapsamında yeterince belirlenmemesi gibi hukuka aykırılıklar içerdiği gerekçesiyle bozarak, davanın yeniden incelenmek ve suçun unsurlarının tam olarak oluşup oluşmadığının tespiti için ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir.
4. Ceza Dairesi         2024/7991 E.  ,  2026/7324 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/... E. 2024/395 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın ifadesinin eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-5237 sayılı Kanun'un 126. maddesindeki “Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.” şeklindeki düzenleme ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan incelemede; dosyada suça konu paylaşımın görseli bulunmadığı gibi açık kaynak araştırmasında da tespit edilememesi ve sanığın aşamalarda suça konu ifadenin muhatabının katılan olmadığını savunması karşısında, suça konu ifadenin muhatabının, duraksanmayacak şekilde katılan olduğunun dosya kapsamından anlaşılamaması nedeniyle matufiyet şartının gerçekleşmediği gözetilmeden sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre de; sosyal paylaşım sitesi üzerinden yapılan suça konu paylaşımın herkes tarafından görülebilir olup olmadığının tespit edilmesi ve buna göre aleniyet ögesinin oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiği düşünülmeden, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... 35. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.04.2026 tarihinde karar verildi.