Kamu malına zarar verme suçundan beraat eden suça sürüklenen çocukların temyiz incelemesi ile baroca atanan müdafi ücretinin yasal dayanağına ilişkin yargıtay kararı.
Özet: İşbu evrak, kamu malına zarar verme suçundan yargılanan suça sürüklenen çocukların aleyhindeki kararın istinaf mahkemesince kaldırılıp beraatlerine karar verilmesinin ardından yapılan temyiz incelemesinde, atılı suçu işlediklerine dair şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığından beraat kararının yerinde olduğunu onarken, baroca görevlendirilen müdafii ve vekillerin ücretlerinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile belirlenmesinin yasal dayanağının bulunmadığını, zira ceza yargılamasındaki müdafilik müessesesinin avukatlık kanununun genel hükümlerine tabi olmayıp kanunla düzenlenmesi gerektiğini ve bu konuda Adalet Bakanlığının yetkili olduğunu detaylıca açıklamaktadır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1300 E., 2024/628 K.SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararını kaldırılarak suça sürüklenen çocukların beraatıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz isteminin ön incelenmesinde; hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Diyarbakır 1.Çocuk Mahkemesinin 25.02.2022 tarihli ve 2020/45 Esas, 2022/103 Karar sayılı kararı ile katılana yönelik kamu malına zarar verme suçundan, suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 152/1-a, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis; suça sürüklenen çocuklar ... ve .... hakkında ise aynı Kanun'un 152/1-a, 31/3, 62, 50, 52 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4.000,00 TL adli para, cezaları ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. B. İstinaf İlk derece mahkemesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesinin 29.02.2024 tarihli, 2022/1300 Esas, 2024/628 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve suça sürüklenen çocukların üzerine atılan kamu malına zarar verme suçundan beraatlarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Suça sürüklenen çocukların eyleminin sabit olduğuna mahkumiyetlerine karar verilmesi, 2. Suça Sürüklenen Çocuklar Müdafiinin Temyiz Sebebi, Müvekkillerinin beraatlarına karar verildiğinden lehe vekalet ücreti belirlenmesi, gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe a. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre suça sürüklenen çocukların üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçlardan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, b. 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun gereğince görevlendirilen vekile bu tarife uyarınca vekalet ücreti ödenip ödenmeyeceğine yönelik istemle ilgili olarak Avukatlık Kanunu’nun ‘‘Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması’’ başlıklı 168 inci maddesi, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ‘‘müdafii ve vekil ücreti’’ başlıklı 13 üncü maddesi ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde şu sonuca varılmaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin verdiği yetkiye göre Avukatlık Ücret Tarifesi serbest avukatlık sırasında yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak asgari ücreti belirleyen tavsiye niteliğindeki idari bir işlemdir. Ceza ve güvenlik tedbirleri ile ceza usul kuralları anayasa ile teminat altına alınmış hak ve özgürlüklere müdahale teşkil ettiğinden ancak kanunlarla düzenlenebilirler. İdare bu hak ve özgürlüklere müdahale teşkil edecek hususlarda kanuna dayanmayan hiçbir düzenlemede bulunamaz. Baro tarafından görevlendirilmek suretiyle müdafilik ve vekillik ceza usul mevzuatımızda yer alan bir müessese olup Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin düzenleme ya da müdahale yetkisi verdiği serbest avukatlığa ilişkin bir müessese değildir. 5271 sayılı Kanun’un 150/1, 3, 4 ve 333 üncü maddeleri ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 13 üncü ve 14 üncü maddelerinin verdiği yetkiye göre Adalet Bakanlığının düzenleme yapabilmesine yönetmelik çıkarabilmesine müsaade edilmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince, soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine Baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, görevin ifasından doğan masraflar hariç avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Maliye ve ... tarafından birlikte tespit edilip ... bütçesinden ödenecektir. Sonuç olarak baroca görevlendirilen müdafii ve vekillerin ücretlerini belirleme hak ve yetkisi Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin idareye verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenecek bir husus olmayıp 2023-2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki baroca atanan müdafii ve vekillerin ücretlerine müdahale teşkil eden düzenlemenin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca yargılama giderleri kapsamında bulunan son tarifeye göre belirlenen bu vekalet ücreti sanığın beraati halinde hazineye, sanığın mahkûmiyeti veya hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ise katılan lehine sanığa yasal dayanağı olmayan bir vekalet ücretinin yükletilmesine neden olacaktır. Bu hususun kanuni zemini bulunmadığından idarenin işlemi ile de yani ... genelgesi ile de düzeltilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun'un gereğince, soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen zorunlu vekillere 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün olmadığından, temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili ve suça sürüklenen çocuklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.maddesi uyarınca Diyarbakır 1.Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.