Nitelikli yağma suçunda suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetinde, kamera, HTS kayıtları ve teşhis eksiklikleri nedeniyle istinaf reddinin hukuka aykırı bulunarak bozulması kararı.
Özet: Nitelikli yağma suçundan hapis cezası alan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin istinaf başvurusunun reddedilmesi üzerine temyiz incelemesi yapan mahkeme, katılanın beyanları, kamera görüntüleri ve özel bilirkişi raporuna rağmen olayın oluş ve dosya kapsamının yeterince aydınlatılamadığı, güvenlik kamerası görüntülerinin adli tıp ya da kriminal laboratuvarında uzmanlarca incelenmesi, suça sürüklenen çocuk ve çalınan telefonun iletişim kayıtlarının detaylı araştırılması, ayrıca katılanın yeniden dinlenerek çelişkilerin giderilmesi ve teşhis işleminin yapılması gerektiği tespit edildiğinden, eksik inceleme ile hüküm kurulmasını hukuka aykırı bularak dosyanın yeniden ele alınmasını ve delillerin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesini gerekli görmüştür.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3123 E., 2024/517 K.SUÇ : Nitelikli yağmaHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan ön inceleme neticesinde ise; hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2023 tarihli ve 2022/277 Esas, 2023/215 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; katılana yönelik nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, b, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası, ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesinin 19.02.2024 tarihli ve 2023/3123 Esas, 2024/517 Karar sayılı kararı ile kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiisinin Temyiz İstemleri Suçu işlemediğine, mahkûmiyeti gerektirir delil bulunmadığına beraat kararı verilmesi, gerektiğine ilişkindir B. Değerlendirme ve Gerekçe Olayın oluş ve dosya kapsamına göre, katılanın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, ",,olay günü saat 06:30 sıralarında.. pet şişe topluyordum.. telefonumun bir kısmı gömleğimin cebinde görülüyordu. Sonrasında karşımdan yaklaşık olarak 170 boylarında esmer tenli erkek bir şahsın üzerinde siyah renkli mont tarzı bir elbise ile bir şahıs yanımdan geçti. Yaklaşık olarak 1 dakika sonra arkamdan yukarıda eşkâl bilgilerini vermiş olduğum şahıs yüzünde kar maskesi ile bir anda arkamdan gelerek telefonuma aldı ve koşmaya başladı. Bende hemen arkasından koşmaya başladım. Aramızda 5 metre kadar mesafe vardı. Şahıs bir anda bana doğru döndü ve belinden gri renkte bir tabanca çıkartarak bana doğrulttu. Ben tabancayı görünce hemen durdum. Ben durunca şahıs kaçmaya devam etti. Eğer ben bırakmadaydım beni vuracaktı." kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise, "..ben dışarıda şişe toplarken gömleğim cebindeki telefonu SSÇ alıp yanımdan uzaklaşmıştır, ben telefonun alındığını fark edince SSÇ kaçmaya başladı, yüzüne kar maskesini taktı, bu sırada bana silah doğrulttu, silahı görünce ben korkup uzaklaştım.." şeklinde beyanda bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun teşhise elverişli fotoğrafları ile kamera görüntüleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu özel bir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, "kamera saatine göre saat 11. 55... .59 saatleri arasında gerçekleşen olayda görüntülerde yer alan şahsın fizyolojik (kafa ve saç yapısı) ve morfolojik (dış/biçimsel görünüş) karşılaştırmasın yapıldığı ve suça sürüklenen çocuk ile benzerliğin aynı derecede uyumlu olduğunun" tespit edildiğinin belirtildiği, suça sürüklenen çocuğun savunmalarında suçlamayı kabul etmediği, aşamalarda da katılana herhangi bir teşhis işleminin yaptırılmadığının anlaşılması karşısında; 1. Güvenlik kamerası kayıtlarındaki görüntüler ile suça sürüklenen çocuğun teşhise elverişli fotoğraflarının bu konuda uzman Adli Tıp Kurumu ya da Polis Kriminal Labaratuvarına gönderilerek, görüntü iyileştirme teknikleri kullanılması suretiyle görüntülerdeki kişinin suça sürüklenen çocuk olup olmadığı hususunda rapor aldırılması, 2. Suç tarih ve saati dikkate alınarak suça sürüklenen çocuğun kullandığını beyan ettiği ve ayrıca tespit edilecek cep telefonlarının İletişim tespiti (HTS) kayıtlarının getirtilerek, hangi baz istasyonlarından sinyal verdiklerinin araştırılması, 3. Katılandan yağmalanan cep telefonunun akıbeti araştırılarak, telefon cihazının ımei numarası üzerinden suç tarihinde ve suç tarihinden sonraki döneme ilişkin HTS kayıtlarının celbedilip, bu cihazlar ile yapılan arama kayıtlarına ilişkin görüşmelerin tespit edilmesi, arama kaydı bulunması halinde arama sırasına göre sonraki arama kayıtlarındaki kişiye kendisinden önce kullanılan cep telefonu cihazlarını ne şekilde edindiğinin sorulması, 4. Katılanın yeniden ifadesinin alınarak, eylemi gerçekleştiren şahsın yüzünü görüp görmediğinin, olay öncesi mi olaydan sonra mı maske taktığının sorularak ifadelerindeki çelişkinin giderilmesi ve suça sürüklenen çocuğun katılana teşhis ettirilmesi, Ve yukarıda belirtilen bu durumların netleştirilmesinden sonra delillerin birlikte bütün halinde karar yerinde tartışılarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinde, hukuka aykırılıklar bulunmuştur; III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.