Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üye olma suçunda cezanın alt sınırdan uzaklaşılmasında suçun unsurlarının teşdit nedeni sayılamayacağını belirterek hükmü bozdu.
Özet: Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesinden sonra Yargıtay tarafından bozulmasına karar verilmiştir; zira ilk derece mahkemesi, cezanın bireyselleştirilmesi ve temel cezanın belirlenmesi ilkelerine aykırı olarak, suçun unsurlarını teşdit sebebi sayıp alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle hakkaniyete uygun olmayan bir ceza tayin etmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/427 E., 2022/257 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2020/125 E., 2021/58 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 3, 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz istemlerinin reddine, ancak;Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.