İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin genel kredi sözleşmesinden doğan alacak nedeniyle verilen ihtiyati hacze yapılan borçlu itirazının reddine dair kararının istinaf incelemesi.
Özet: Alacaklı bir bankanın, genel kredi sözleşmelerinden doğan 494.287,50 USD tutarındaki alacağının tahsili için borçlular ve müteselsil kefiller aleyhine talep ettiği ihtiyati haciz kararının ilk derece mahkemesince kabul edilmesi ve bu karara borçluların yetki, borcun mevcut ipoteklerle teminat altında olması ve henüz muaccel olmaması gerekçeleriyle yaptıkları itirazın reddedilmesi üzerine, borçlular vekilleri tarafından söz konusu red kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu ele almaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:2026/1174 KARAR NO:2026/1220T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:18/03/2026 ve 30.04.2026 tarihli ek kararNUMARASI:2026/976 D. İş - 2026/1080 K. DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz Taraflar arasında görülen değişik iş dosyasında ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlular ....AŞ ve ... vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen 30.04.2026 tarihli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkilnin kredili müşterilerinden karşı taraf borçlu .... AŞ ile imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığını, hakkında ihtiyati haciz talep edilen diğer borçluların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladıklarını, kefalet limitleri gereğince borcun tamamından sorumlu olduklarını, müteselsil kefillerden ... hakkında Gaziantep 1.ATM. 2026/93 Esas dosyadan geçici mühlet kararı verildiğinden bu kefil için şimdilik ihtiyati haciz talep edilmediğini, borçlularca imzalanan sözleşmenin 4.ve diğer madde hükümlerini ihlal etmeleri ve edimlerini yerin getirmemeleri sebebiyle kredi hesabının kat edilerek, kredinin katına ilişkin keşide edilen Gaziantep ... Noterliğinin 04.04.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin borçlulara gönderildiğini, alacağın muaccel hale geldiğini ileri sürerek, 494.287,50 USD'nin 09.03.2026 günün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kurları göstergesine göre 44.1461 TL üzerinden hesaplanan TL karşılığı 21.820.865,40 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 18.03.2026 tarihli değişik iş kararında; "...1-Yukarıda hüviyeti yazılı alacaklının borçlulardan alacağı olan 494.287,50-USD'nin ihtiyati haciz talep tarihi olan 10/03/2026 tarihli TCMB USD efektif satış kur fiyatı 44,1280-TL üzerinden karşılığı (21.811.918,80-TL)'nin tahsilinin ifasını temin bakımından, vaki isteği İ.İ.K.'nın 257.maddesi 1.fıkrasına uygun bulunduğundan borçlunun/borçluların ve üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı %15 oranında (3.271.787,82-TL) teminat yatırılması suretiyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla,borçlunun/borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının İcra İflas Kanunu'nda gösterilen muayyen tahditler dairesinde ihtiyaten haczine,2-Borçlunun/borçluların ve üçüncü şahısların muhtemel zararlarına karşı alınacak olan ve yukarda belirtilen teminat vezneye yatırıldığında veya bu miktar banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, süresinde infazı için İstanbul İcra Müdürlüğüne veya Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğüne tevdiine, " karar vermiştir.Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular ... ... AŞ ve ... vekili tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden borçlular ....AŞ ve ... vekili, itiraz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ve şahıs olan müvekkilin adresinin vekaletname ile sabit olduğu üzere Gaziantep olduğunu, sözleşmenin Gaziantep ilinde imzalandığını, diğer borçluların da Gaziantep ilinde ikamet ettiğini, yetkili mahkemenin Gaziantep olduğunu, alacaklı tarafça da kat ihtarnamesine bakıldığında borcun rehinle temin edilmiş olduğunu, müvekkillerinin kefil sıfatını haiz olduğunu, borcun, asıl borçlularca banka lehine tesis edilen ipoteklerle fazlasıyla teminat altında olduğunu, teminat değeri düşürülmeden veya rehin açığı belgesi alınmadan tüm alacak üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, asıl borçlunun borçlarının muaccel olmaması sebebiyle haksız ve hukuka aykırı verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI ÖZETİİlk Derece Mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 30.04.2026 tarihli ek kararında;"...Mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararına karşı itiraz edilmesi üzerine İİK 265/4. maddesi gereğince itirazın duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verilmiş, 30/04/2026 tarihinde mürafaa duruşması yapılmış, duruşmaya ihtiyati haciz talep eden vekili katılmıştır.Talep, genel kredi sözleşmesi aslına dayanarak verilen ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir. İhtiyati hacze itiraz sebepleri İİK'nın 265. Maddesinde "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebilir" şeklinde sınırlı sayıda sayılmıştır. Bu anlamda 2004 Sayılı İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öngörülen şartların oluştuğu, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde yetki şartının bulunduğu, bu yetki şartı ile(GKS m.6.2) taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı, itiraz edenler ... ve ... Şirketi'nin sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı, 6102 Sayılı TTK'nun 7. maddesi hükmü dikkate alındığında yetki sözleşmesinin hem müşteri hem kefil adına da geçerli olduğu, bu borçlular yönüyle mahkememizin yetkili olduğu, ihtiyati haciz talep eden bankaca hesabın usulüne uygun olarak kat edildiği, hesap kat ihtarının borçlulara tebliğ edildiği, alacağın rehinle teminat altına alındığına ilşikin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, diğer itiraz sebeplerinin İİK'nun 265. maddesi kapsamında kalmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, itirazlarının reddine karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular ... ... AŞ ve ... vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİİhtiyati hacze itiraz eden borçlular ... ... AŞ ve ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstanbul mahkemelerinin yetkisiz olup Gaziantep mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, müvekkili şirket ve diğer borçluların tamamının adresinin Gaziantep olduğunu, alacağın rehin ve ipotekle temin edilmiş olup ihtiyati haciz şartları oluşmadığını, alacaklının, rehin ve ipotekleri paraya çevirmeden, doğrudan ihtiyati haciz yoluna başvurarak İİK m. 45 ve m. 257 hükümlerini ihlal ettiğini, müvekkillerinin müvekkil kefil sıfatına haiz olup, borcun asıl borçlularca banka lehine tesis edilen ipoteklerle fazlasıyla teminat altında olduğunu, teminatların değeri düşülmeden veya rehin açığı belgesi alınmadan, tüm alacak üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu durumda diğer borçlulara ve talep edene müzekkere yazılarak rehin bulunup bulunmadığı sorulması gerekirken araştırma yapılmaksızın kurulan hükmün eksik ve hatalı olduğunu, asıl borçlular ile bankanın finansal yeniden yapılandırma (FYY) süreci içerisinde olduğunu, bu süreç devam ederken ve henüz süreç tamamlanmadan, alacaklı kuruluşlar konsorsiyumu (AKK) toplantısı dahi yapılmadan Banka tarafından kötü niyetli olarak kat ihtarı çekildiğini, akabinde ihtiyati haciz talep edildiğini, FYY sürecinin ruhu ve yasal düzenlemeler gereği, yapılandırma görüşmeleri sürerken borçlu aleyhine takip yapılması ve alacağın muaccel kılınmasının mümkün olmadığını, süreç bitmeden yapılan bu işlemlerin "durumun korunması" ilkesine aykırı olduğunu, mahkemece, FYY sürecindeki borçlar için muacceliyetin oluşmadığı ve haciz şartlarının gerçekleşmediği yönündeki yaklaşım benimsenmesi gerektiğini, ayrıca FYY benzeri koruma tedbirlerinin uygulandığı süreçlerde ihtiyati hacizlerin durdurulması veya kaldırılması gerektiğinin yerleşik içtihatlardan olduğunu, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2015/20539 E., 2015/30750 K. sayılı kararında, mahkemece verilen tedbir kararında "ihtiyati haciz ve tedbir uygulamalarının da durdurulmasına karar verilmiş olup, ihtiyati haciz kararı ve bu karar kapsamında hacizlerin uygulanması tedbir kararından sonraki tarihli olduğundan mahkemece ihtiyati haciz kapsamında konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu yönde talebin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir" denilerek, koruma süreci içindeki hacizlerin kaldırılması gerektiğinin hükme bağlandığını, asıl borçlular FYYsürecindeyken, Banka'nın tek taraflı ve haksız olarak hesabı kat etmesi ve AKK toplantısını beklemeden ihtiyati haciz talep etmesi, hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, kaldı ki banka tarafından gönderilen ihtarnamelere de süresi içerisinde itiraz edildiğini, FYY süreci hususunda ... ...Bankası ... Şubesinden gerekli evrakların getirtilmesini talep etmelerine rağmen bu talebin mahkeme tarafından karşılanmadığını, gayrinakdi alacaklar için ihtiyati haciz verilemeyeceğini, alacaklı Bankanın, ihtiyati haciz talebinde nakdi kredilerin yanı sıra gayrinakdi (teminat mektubu vb.) risklerini de hesaba kattığını, henüz tazmin edilmemiş, riski gerçekleşmemiş gayrinakdi krediler için ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, ölçülülük ilkesine aykırılık ve teminat yetersizliği hususundaki beyanlarının göz ardı edilmiş ve gerekçeli kararda bu hususlara değinilmemiş olduğunu,%15 teminatın yetersiz olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇETalep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf ise ihtiyati hacze borçlular ... ... AŞ ve ... vekili tarafından yapılan itirazın reddi ek kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlular ... ... AŞ ve ... vekillerince yapılan itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, borçlular vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Alacaklı banka ile asıl borçlu .... AŞ arasında düzenlenen genel kredi sözleşmeleri uyarınca asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine sözleşmeler uyarınca kredi borcunun ödenmemesi üzerine, alacaklı Banka tarafından kredi hesabının kat edildiği, borcun ödenmemesi üzerine ihtiyati haciz talep edildiği, ilk derece mahkemesince 494.287,50-USD'nin ihtiyati haciz talep tarihi olan 10/03/2026 tarihli TCMB USD efektif satış kur fiyatı 44,1280-TL üzerinden karşılığı (21.811.918,80-TL)'nin tahsilinin ifasını temin bakımından %15 oranında (3.271.787,82-TL) teminat yatırılması şartıyla ihtiyati haciz kararı verildiği anlaşılmaktadır. İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır.Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. Ancak borçlu, ihtiyati haciz kararına karşı alacaklının iddia ettiği alacağın mevcut olmadığı yönünde bir itirazda bulunamaz. Borçlu alacağın esasına ilişkin olan itirazlarını alacaklının açacağı davada ileri sürebilir. İİK'nın 265/3.maddesinde ise, mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilecektir. İhtiyati hacizde yetkili mahkeme İİK'nın 50.maddesi gereğince HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri gereğince belirlenir. Alacaklı ile asıl borçlu arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin 6.2.maddesinde, sözleşmeden doğacak uyuşmazlık halinde İstanbul mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olduğu, kefaletin fer'iliği ilkesi ve TTK'nın 7. maddesindeki ticari teselsül karinesi uyarınca genel kredi sözleşmesindeki yetki şartı sözleşmenin müteselsil kefili olan itiraz eden borçluları da bağlayacağından yetkiye ilişkin istinaf sebebinin yerinde görülmemiştir.TBK'nın 586/1. maddesine göre, alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak ipoteğin kefalet borcunu da kapsaması halinde alacak rehinle temin edilmiş olacağından ihtiyati haciz verilemez. İtiraz eden müteselsil kefil borçluların kredi sözleşmesi kapsamında, kendi kefalet sorumluluklarını temin eder şekilde verilmiş herhangi bir ipoteğe ilişkin belgeye dosya kapsamında rastlanmadığı, itiraz eden borçlular tarafından bu yönde bir kanıt sunulmadığı anlaşıldığında bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. İtiraz eden borçlu vekillerince, asıl borçlu ile alacaklı banka finansal yeniden yapılandırma (FYY) sürecinin devam ettiği ileri sürülmüş ise de, finansal yeniden yapılandırma (FYY) anlaşması imzalandığına ilişkin dosyada bir belge bulunmadığından bu yönde ki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.İtiraz eden borçlular vekili, gayrinakti alacak bakımından ihtiyati haciz kararı verildiği ileri sürülmüş ise de, hesap kat ihtarına konu alacağın tazmin edilen ... sayılı teminat mektubu bedeli olduğu, gayri nakdi krediye ilişkin olmadığı görülmüştür. Bu sebeple aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. İlk derece mahkemesince belirlenen teminat miktarı yeterli ve genel uygulamaya uygun olup teminatın yetersiz olduğu yönündeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen istinafa konu 30.04.2026 tarihli ek karar usul ve yasaya uygun olup, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin itiraz sebepleri açıklandığı üzere yerinde görülmediğinden itiraz eden borçlular ... ... AŞ ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR;Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ....AŞ ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ....AŞ ve ... tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ....AŞ ve ... tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.25.06.2026KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 265/son maddeleri gereğince karar kesindir.