Yargıtay 6. Ceza Dairesi, nitelikli yağma suçunda kast unsurunun varlığı, eylemin hukuki nitelendirmesi ve istinaf red kararına yönelik temyiz incelemesi üzerine değerlendirme yapmıştır.
Özet: Sanığın, eşine yönelik nitelikli yağma suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesinde esastan reddedilerek onanması üzerine, müdafi tarafından müvekkilinin yağma kastıyla hareket etmediği, eylemin eşiyle yaşadığı anlaşmazlık sebebiyle telefonu inceleme amaçlı olduğu ve mağdurun rızası bulunduğuna dayanarak beraat talebiyle yapılan temyiz başvurusunda, ceza hukukunda kastın ve özellikle yağma suçunda cebir, tehdit ile faydalanma kastının varlığının suçun oluşumu için temel ve ayrılmaz bir unsur olduğu vurgulanarak dosya incelenmektedir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/615 E., 2024/714 K.SUÇLAR : Konutta veya eklentilerinde yağmaHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek karar onama, onamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında 07.07.2021 tarihli olay nedeniyle nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; yapılan inceleme sonucunda, gereği düşünüldü:Sanık hakkında ilk derece mahkemesince 06.07.2021 tarihli olay nedeniyle nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmün kesin nitelikte olduğu tespit edilmiştir.I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2021 tarihli ve 2021/454 Esas, 2021/581 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik 06.07.2021 tarihli olay nedeniyle nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d, 168/3-1, 62... . maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanık hakkında katılana yönelik 07.07.2021 tarihli olay nedeniyle nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 149/1-d, 62... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, karar verilmiştir. B. İstinaf Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.03.2024 tarihli ve 2022/615 Esas, 2024/714 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Müvekkil sanığın yağma kastıyla atılı eylemi gerçekleştirmediği, eşi ile olan anlaşmazlık sebebiyle incelemek üzere telefonu almak istediği, zaten mağdurun rızasının olduğu, sanık ve mağdur arasında husumet bulunduğundan müşteki beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği, müştekinin soyut, mesnetsiz ve çelişkili beyanlarından başka kesin ve her türlü şüpheden uzak ve mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığı, suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı ve müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Bilindiği gibi ceza hukumuzun temelini “kast” oluşturur. Bu durum Türk Ceza Kanunu'nun 21. maddesinde; "...Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir...” şeklinde tanımlanmıştır. Maddenin gerekçesinde ise; "...Kast, kişi ile işlediği suçun maddî unsurları arasındaki psikolojik bağı ifade etmektedir. Suçun kanuni tanımındaki maddî unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi, kastın varlığı için zorunludur...” aynı hususu açklamakta ve teyit etmektedir. Kasıt, suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmektedir. Kural olarak her suçun zorunlu ögesidir. Yağma suçunda kasıt hem cebir veya tehdit hem de malın alınmasını kapsamalıdır. Failin malın başkasına ait olduğunu bilmesi ve bunu faydalanmak amacıyla zor kullanarak almayı istemesi manevi unsurdur. Yağma suçu için bu durumu genel kast kabul edecek olursak yani failin cebirle veya tehditle başkasına ait taşınır bir malı isteyerek alması veya teslimini sağlaması gerekir. Ancak bu tek başına yetmez ayrıca faydalanma amacının da bulunması gerekir. Yağma suçunda rızası olmama yerine rızanın zorla alınması sözkonusudur. Rıza sağlanarak daha doğrusu teslimi veya geri alınmasını engellemek için cebir veya tehdit kullanmak istemesi ve malın teslimini sağlamak için cebir veya tehdide (zor) başvurmalıdır. Almadaki amaç faydalanma olmalıdır. Eğer fail faydalanma kastı ile değil de başka bir kasıtla mesela zarar verme amacıyla hareket etmiş ise eylem yağma değil mala zarar verme suçunu oluşturacaktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.10.2019 tarihli ve 2158-4577 Esas sayılı; 26.01.2016 tarihli ve 2015/6-709 Esas, 2016/33 sayılı; 18.11.2014 tarihli ve 810-501 Esas, sayılı; 20.05.2014 tarihli ve 617-271 Esas, sayılı; 25.02.2014 tarihli ve 678-98 Esas , sayılı; yine 05.07.2013 tarihli ve1548-346 Esas, sayılı kararlarında da belirtildiği üzere ve özetle; “... Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148/1. maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek.." şeklinde tanımlanmıştır.Bu açıklamalardan sonra somut olay ve fiil, yağma suçunun manevi unsuru yönünden değerlendirildiğinde; sanık ile mağdurun Suriye Ülkesi Kanunlarına göre resmi evli oldukları, sanığın mağdur beyanıyla da sabit olduğu üzere eşi olan mağdurun başka erkeklerle görüştüğünden şüphelendiği, 06.07.2021 günü sanığın mağdura ait şarjda bulunan cep telefonunu aldığı ve mağduru darp ettiği, sanığın ertesi gün mağdura cep telefonunu iade ettiği, bu olayla ilgili mağdurun kendisini şikayet etmesine sinirlenen sanığın 07.07.2021 günü tekrar mağdura ait cep telefonunu aldığı ve karşı koyan mağduru darp ettiği, sanığın 09.07.2021 tarihli sulh ceza hakimliği huzurunda verdiği savunmasında "...ben eşimi yağmalamadım, telefonundaki mesajları merak ettiğim için telefonu elinden almak istedim" şeklinde beyanda bulunduğu ve aşamalarda yağma iddiasını kabul etmediği anlaşılmakla; hem bu durumun açıklığa kavuşturulması hem de suça konu cep telefonunun sanık tarafından satın alınıp mağdura verilip verilmediği araştırılması amacıyla taraflar dinlenerek, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 150/1 maddesi kapsamında kalıp kalmadığı belirlendikten sonra, sanığın eşinin başka erkeklerle görüşüp görüşmediğini öğrenmeye yönelik suça konu cep telefonu içerisinde bulunan mesajları okumak kastıyla hareket ettiğini savunması karşısında, sanığın mal edinmek veya faydalanmak kastıyla hareket edip etmediği tartışılmadan eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle sanık hakkında nitelikli yağma suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARAR A.Sanık Hakkında 06.07.2021 Tarihli Olay Nedeniyle Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.03.2024 tarihli ve 2022/615 Esas, 2024/714 Karar sayılı ek kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “ … temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş … ise … hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.03.2024 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B.Sanık Hakkında 07.07.2021 Tarihli Olay Nedeniyle Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,06.04.2026 tarihinde karar verildi.