İtirazın iptali davasında HMK 222/5 uyarınca sadece karşı taraf ticari defterlerine dayanma şartının değerlendirilerek ara karardan rücu talebinin reddine ilişkin istinaf kararı.
Özet: İtirazın iptali davasında, davalı vekilinin HMK 222/5 maddesi uyarınca yargılamanın sadece davacının ticari defterleri üzerinden yürütülmesi ve başka delil toplanmaması yönündeki talebi, ilk derece mahkemesince reddedilmiştir; zira davacının kendi ticari defterleri, faturalar, taşıma senetleri, gümrük kayıtları ve e-posta yazışmaları gibi çeşitli delillere dayanması nedeniyle, Yargıtay içtihadı uyarınca davacının münhasıran karşı tarafın defterlerine dayanma şartının oluşmadığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için tüm delillerin toplanmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir; ilk derece mahkemesi ayrıca bu red kararının istinafa tabi olmadığına hükmetmiş olup, davalı vekili her iki karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:2026/1264 KARAR NO:2026/1235T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:10.04.2026 ve 29.04.2026 tarihli tarihli ara kararlar.NUMARASI:2025/1162 Esas (Derdest)DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davalı vekilinin talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavalı vekili, 08.04.2026 tarihli talep dilekçesinde özetle; Dosyaya mübrez cevap dilekçelerinde istikrarlı olarak, HMK'nın 222/5 hükmü uyarınca münhasıran karşı taraf ticari defterlerine delil olarak dayandıklarını, başkaca delil ibraz etmediklerini beyan ettiklerini, 01.04.2026 tarihli celse ile alınan ara kararlardan rücu ile Yargıtay içtihatları uyarınca ve HMK'nın anılan hükmü uyarınca sadece karşı taraf ticari defterleri ile sınırlı delil toplama ve yargılama yapılması hakkında yeniden ara karar tesisi edilmesini, mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince esas yargılama sırasında, davalı vekilinin ara karardan rücu talebinin değerlendirildiği 10.04.2026 tarihli ara kararla; "Dosya kapsamı ve emsal Yargıtay içtihatları, bilhassa Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 06.12.2021 tarihli ve 2021/421 E., 2021/2017 K. sayılı ilamı incelendiğinde; HMK m. 222/5 hükmünün uygulanabilmesi için, ispat yükü üzerinde olan tarafın (somut olayda davacının) diğer delillerden vazgeçmek suretiyle münhasıran karşı tarafın defterlerine dayanması gerekmektedir Başka delilleri olduğunu bildiren ve delil ikame eden tarafın bu maddeden yararlanarak yargılamanın sadece karşı taraf defterine hasredilmesini istemesi mümkün değildir. Somut uyuşmazlıkta, ispat yükü üzerinde olan davacı taraf, iddialarını ispatlamak amacıyla münhasıran davalının ticari defterlerine dayanmamıştır. Davacı taraf kendi ticari defterlerine, davalının ticari defterlerine, faturalara, deniz yolu taşıma senetlerine (konşimentolara), gümrük kayıtlarına ve taraflar arasındaki borç ikrarı içerdiği iddia edilen e-posta yazışmalarına açıkça delil olarak dayanmıştır . Yargıtay içtihadında da açıkça vurgulandığı üzere, her iki tarafın da tacir olduğu ve davacının kendi ticari defterleri ile diğer delillerine (fatura, belge vb.) birlikte dayandığı durumlarda, davalının kendi isteğiyle incelemeyi sadece davacı defterlerine hasretmeye çalışarak HMK m. 222/5'in uygulanmasını talep etmesi usulen mümkün değildir. Bu itibarla, mahkememizin 01.04.2026 tarihli duruşmasında kurulan 4 nolu ara karar uyarınca; davacının dayandığı faturaların, taşıma senetlerinin, gümrük kayıtlarının ve e-posta yazışmalarının her iki tarafın ticari defterleri ile eşleştirilerek kül halinde incelenmesi, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve ispat hakkının kısıtlanmaması açısından hukuki bir zorunluluk olduğundan "gerekçesiyle, davacı tarafın ispat yükü kapsamında kendi ticari defterleri, faturalar, konşimentolar, gümrük kayıtları ve iletişim kayıtları gibi somut delillere dayanmış olması ve Yargıtay 6. HD'nin 2021/421 E. sayılı içtihadında belirtildiği üzere davacının münhasıran karşı taraf defterlerine dayanmamış olması hususları gözetilerek; davalı vekilinin yargılamanın yalnızca davacı ticari defterleri ile sınırlı tutulması ve 01.04.2026 tarihli celsede alınan delillerin toplanmasına ilişkin ara karardan rücu edilmesi yönündeki talebinin reddine, 01.04.2026 tarihli duruşma zaptında kurulan ara kararların usul ve yasaya uygun olması sebebiyle aynen devamına karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş, Mahkemece 29.04.2026 tarihli ek kararla ara karardan rücu isteminin reddine ilişkin kararların HMK'nın 341/1.maddesinde sayılan istinafa kabil kararlardan olmadığı sonucuna varılarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Bu son ara karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde istikrarlı olarak, HMK'nın 222/5 hükmü uyarınca münhasıran karşı taraf ticari defterlerine delil olarak dayandıklarını, başkaca delil ibraz etmediklerini beyan etmeleri karşısında karşı tarafa HMK'nın anılan hükmü uyarınca ticari defterlerini ibraz etmesi için kesin süre verilmesi dışında başkaca tahkikat ve delil toplama işleminin yapılamayacağının açık olduğunu, sadece karşı taraf ticari defterlerinin ibrazı için karşı tarafa süre verilmesine, tarafının ticari defterlerinin tetkikinin HMK'nın anılan hükmü uyarınca yersiz ve dayanaksız olması nedeni ile bu ve diğer ara karar hükümlerinden rücu edilmesi hakkındaki talebinin reddedildiğini, yasa kurallarının yanlış uygulandığı kanaatinde olan tarafların her aşamada üst mahkemelere başvurma haklarının olmasının adil yargılanma hakkı ve evrensel hukuk kuralları gereği olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara karraın kararın kaldırılmasına ve ara karardan rücu talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇETalep, mahkemece verilen 29.04.2026 tarihli ara kararın istinafına ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada davalının, delillerin toplanması konusundaki ara karardan rücu talebi 10.04.2026 tarihli ara kararla reddedilmiş; bu ara karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş, Mahkemece 29.04.2026 tarihli ek kararla ara karardan rücu isteminin reddine ilişkin kararların HMK'nın 341/1. maddesinde sayılan istinafa kabil kararlardan olmadığı sonucuna varılarak davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş, bu son ara karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Yasanın istisnai olarak kanun yolunu açtığı ara kararları dışındaki ilk derece mahkemesi ara kararlarına karşı kanun yoluna başvurulamaz. HMK'nın 341/1 maddesine göre; ilk derece mahkemelerinden verilen istinafı kabil nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara ve yüze karşı verilen ihtiyati tedbir kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir.Eldeki davada mahkemece verilmiş olan ara karar, istinafı kabil bir karar niteliğinde değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince istinaf başvuru dilekçesinin reddine dair verilen ara karar usule ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 346 maddeleri uyarınca, davalı vekilinin ara karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 25.06.2026KANUN YOLU :İstinaf incelemesine konu ilk derece kararı, nihai karar niteliğinde olmayıp HMK'nın 361. maddesi uyarınca temyizi kabil kararlardan olmadığından, karar kesindir.