İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, ticari ilişkide mal teslimi gerçekleşmediği iddiasıyla bedelsiz kalan çeklerin tahsilatını durduran ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbire yapılan itirazı reddeden ek kararına karşı, karşı tarafça sunulan bir istinaf başvurusunun incelenmesini ele almaktadır. Talep eden taraf, toplamda 1.800.000 TL bedelli iki adet çeki, gerçekleşmeyen mal teslimi beklentisiyle davalıya verdiğini, çeklerin bedelsiz hale geldiğini ve haksız yere tahsil edilme veya icraya konulma riski taşıdığını iddia ederek ihtiyati tedbir istemiştir. İlk derece mahkemesi, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı ve tedbir şartlarının bulunduğu gerekçesiyle, %15 teminat karşılığında çeklerin ödenmesinin ve icra takibine konulmasının önlenmesine, başlatılan takiplerin ise durdurulmasına karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1322
KARAR NO:2026/1355
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:14/05/2026 tarihli ek karar
NUMARASI:2026/406 D.İş 2026/410 Karar
TALEP:İhtiyati Tedbir
Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda verilen ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, karşı taraf vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan talep dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati tedbir talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin elektrik ürünleri ticareti ile uğraşmakta olup, davalı ile aralarındaki yakın güven ilişkisi nedeniyle, ileride mal teslimi yapılacağı beyan ve beklentisi altında, "... A.Ş ... seri numaralı, 20.04.2026 keşide tarihli, 900.000 TL bedelli ve ... A.Ş ... seri numaralı, 30.04.2026 keşide tarihli 900.000 TL " bedelli çekleri davalıya teslim ettiğini, vade tarihleri oldukça yakın olması ve menfi tespit davası açabilmek için arabuluculuğun zorunlu olması sebebi ile ivedilikle tedbir talepli iş bu davayı açmak gerektiğini, dava konusu çekin verilmesine esas alınan ticari ilişkinin fiilen gerçekleşmediğini, davalı tarafından müvekkiline hiçbir mal teslim edilmediğini, herhangi bir sevk irsaliyesi, teslim tutanağı, fatura veya cari hesap karşılığı doğmadığını, bu nedenle çekin, temel ilişkiden yoksun kaldığını ve bedelsiz hale geldiğini, müvekkilinin davalıdan çeki iade etmesini istediğini, ancak davalının çekleri iade etmediğini, vade tarihi 20.04.2026 ve 30.04.2026 olup çekin tahsile veya kambiyo takibine konu edilmesi ihtimalinin çok yakın olduğunu, müvekkilinin gerçekte borçlu olmadığı halde, dava konusu çek nedeniyle ödeme tehdidi ve kambiyo takibi riski altında olduğunu, gerçekleşmeyen bir mal teslimi nedeniyle çek bedelinden sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, dava konusu "... A.... seri numaralı, 20.04.2026 keşide tarihli, 900.000 TL bedelli ve ... A.Ş ... seri numaralı,30.04.2026 keşide tarihli 900.000 TL " çek olmak üzere iki adet çekin tahsile konulmasının, kambiyo takibine konu edilmesinin, icra takibi başlatılmış ise takibin ilerletilmesinin İİK'nın 72. maddesi uyarınca teminat karşılığında ihtiyaten durdurulmasına / önlenmesine, bankaya ibrazı halinde ödenmesinin önlenmesine karar verilmesini, bankaya tedbir kararının bir suretinin gönderilmesini talep etmiştir. Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği tarihli kararla; "...Talep çekin ödenmesinin durdurulması ve icra takibine konu edilmemesi ve icra takibi yapılması halinde takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi isteğine ilişkindir.HMK’ nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. Aynı Yasa'nın 390/3 maddesine göre ise, tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebi ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İİK 72/2.maddesinde "İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir" denilmektedir.Sunulan deliller itibariyle ihtiyati tedbir talep eden yönünden yaklaşık ispat koşulunun mevcut olduğu, ihtiyati tedbirin şartların bulunduğu sonucuna varılarak aşağıdaki karar verilmiştir." gerekçesiyle, "İhtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile; talep konusu ... A.Ş ... seri numaralı, 20.04.2026 keşide tarihli, 900.000 TL bedelli ve ... A.Ş ... seri numaralı,30.04.2026 keşide tarihli 900.000 TL bedelli çeklerin takdiren %15'ine tekabül eden 270.000,00 TL nakdi teminatın depo edilmesi veya bu tutarda kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde, işbu dosyanın tarafları arasında geçerli olmak üzere çek ile ilgili olarak İİK m.72 hükmü uyarınca işbu dosyada talep tarihi olan 15/04/2026 tarihi ve sonrasında başlatılmış ve başlatılacak olan icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına, çekin icra takibine konu edildiğinin bildirilmesi halinde ihtiyati tedbir kararının ilgili icra müdürlüğüne bildirilmesine,İhtiyati tedbir talep edenin ödeme yasağı talebinin KABULÜNE, belirlenen teminat yatırıldığında, talep konusu ... A.Ş ... seri numaralı, 20.04.2026 keşide tarihli, 900.000 TL bedelli ve ... A.Ş ... seri numaralı,30.04.2026 keşide tarihli 900.000 TL bedelli çeklerin karşı tarafın (... A.Ş.) bankaya sunması halinde ödemeden men yasağına yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiğinin ilgili bankaya mahkememizce müzekkere yazılarak bildirilmesine,
2-HMK m.393 hükmü uyarınca işbu kararın tarafların yokluğunda dosya üzerinden verilmiş olması sebebiyle ara kararın taraflara tebliğinden itibaren tedbir isteyen vekilince 1 haftalık kesin süre içerisinde teminatın yatırılarak ihtiyati tedbirin uygulanmasının yazılı olarak talep edilmemesi halinde tedbirin kendiliğinden kalkacağının talep eden vekiline ihtarına (işbu kararın tebliği ile ihtar edilmiş sayılmasına)" karar verilmiştir. Mahkemece verilen bu ihtiyati tedbir kararına, HMK'nın 394.maddesi uyarınca davalı vekilince itiraz edilmiştir. Karşı taraf vekili, ihtiyati tedbir kararına itiraz dilekçesinde özetle; dava konusu çekler ile ilgili olarak ortaya atılan bedelsizlik iddiasının gerçeği yansıtmadığını, sözde bedelsizlik iddia edilen ve ödeme yasağı verilen çekler içerisinde farklı keşide tarihli toplamda iki adet çekin müvekkilinde olması sebebiyle davaya müdahale etme zorunluluğu doğduğunu, müvekkili şirketteki çeklerin davacı tarafından iddia edildiği gibi firmalarından mal karşılığı alınmadığını, nakit para alışverişlerine karşılık verilen çekler olduğunu, talep eden şirket tarafından müvekkiline kesilen iki adet faturanın tek olup toplam bedellerinin de 520.000 TL civarı olduğunu ve müvekkili tarafından da kendilerine bu faturalara ilişkin teslim edilen 520.000 TL çekin mevcut olduğunu, söz konusu ticaretin kapandığını, daha sonradan kendilerinin 28 Ekim 2025 tarihinde müvekkiline 1.950.000 TL tahsilat verdiğini bu bakiyenin de müvekkili tarafından kendilerine 3 Kasım 2025 tarihinde geri verildiğini, daha sonradan dava açan tarafın müvekkiline 26 Kasım 2025 yılında müvekkili tarafından 1.160.000 TL ve 1.100.000 TL olmak üzere toplamda iki adet çeki ticareti devam etsin diye hatır olarak verildiğini, ödeme yasağı talep eden tarafından davaya konu çeklerin müvekkili şirkete ticari ilişki sebebiyle verilmediğini, tam tersi kendileri tarafından kesilen iki adet faturaya karşılık yine müvekkili tarafından verilen çek mevcut olduğunu, müvekkilinin ise davaya konu çeklerden listesini verdiği iki adet çekin meşru hamili konumunda olduğunu, değişik iş kararının alınabilmesi ve karşı tarafın haklı görünebilmesi için taraflar arasında mal alışverişi ticaretinin olduğundan bahsedilebilmesi için sözleşmenin olması gerektiğini, sadece ihtarname çekilmesinin ve henüz ulaşmayan bir ihtarnamenin haklı bir gerekçe sayılamayacağını, bu durumun hamilin meşru haklarını elde edebilmesinin önüne geçmek için kullanılan hukuki koruma sayılamayacağını, talep eden yan tarafından iyiniyetli müvekkiline önce ihtarname çekildiğini ve iki gün sonra da ulaşmayan ihtarnameye cevap vermedi denilerek haklı görünmeyeceğini, talep eden tarafın iddialarının haksız mesnetsiz olduğunu, talep eden tarafın yedi günlük sürede istirdat davası açmaması sebebiyle duruşma günü beklenmeksizin ara karar oluşturularak müvekkili şirketin meşru hamili olduğu iki adet çek üzerindeki ödeme yasağının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin talep eden tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbire itirazın değerlendirildiği 14/05/2026 tarihli ek kararla ; "...İhtiyati tedbire itiraz nedeniyle HMK 394/4 maddesi uyarınca taraf1ar dinlenmek üzere duruşma günü açılmış ve ihtiyati tedbire itirazın 14/05/2026 tarihinde yapılacak duruşmada değerlendirilmesine karar verilmiş, taraf vekillerinin duruşmada beyanları alınmıştır.Mahkememiz 16/04/2026 tarihli kararı ile İhtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilerek talep konusu ... A.Ş ... seri numaralı, 20.04.2026 keşide tarihli, 900.000 TL bedelli ve ... A.Ş ... seri numaralı,30.04.2026 keşide tarihli 900.000 TL bedelli çeklerin takdiren %15 nakdi teminat karşılığında çek ile ilgili olarak İİK m.72 hükmü uyarınca talep tarihi olan 15/04/2026 tarihi ve sonrasında başlatılmış ve başlatılacak olan icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına, İhtiyati tedbir talep edenin ödeme yasağı talebinin kabulü ile talep konusu ... A.Ş ... seri numaralı, 20.04.2026 keşide tarihli, 900.000 TL bedelli ve ... A.Ş ... seri numaralı,30.04.2026 keşide tarihli 900.000 TL bedelli çeklerin karşı tarafın (... A.Ş.) bankaya sunması halinde ödemeden men yasağına yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiğinin ilgili bankaya bildirilmesi " yönünde karar verilmiştir.HMK’ nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. Aynı Yasa'nın 390/3 maddesine göre ise, tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebi ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İİK 72/2.maddesinde "İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir" denilmektedir. Sunulan deliller itibariyle ihtiyati tedbir talep eden yönünden yaklaşık ispat koşulunun mevcut olduğu, karşı tarafın itirazlarının iş bu değişik iş dosyasında incelenemeyeceği, ihtiyati tedbirin şartların bulunduğu..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, tedbire itiraz eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İtiraz eden karşı tarf vekili vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece, yalnızca soyut ve genel nitelikte değerlendirmeler yapılarak “yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu” belirtilmiş ise de, hangi somut delillerin bu kanaati oluşturduğunun kararda tartışılmadığını, somut olayda davacı tarafın çeklerin bedelsiz kaldığına ilişkin iddiasını yazılı, kesin ve kuvvetli delillerle ortaya koyamadığını, ileri sürülen iddialar tamamen tek taraflı beyanlardan ibaret olup çeklerin ticari ilişki kapsamında değil, taraflar arasındaki nakit para alışverişi ve güven ilişkisi çerçevesinde verildiğinin hesap hareketleri ve ticari kayıtlarla açıkça ortaya konulduğunu, bedelsizlik iddiasının ancak çok güçlü ve açık delillerle ileri sürülebilecek istisnai bir savunma olduğunu, iddia düzeyindeki beyanlarla çeklerin tahsilinin engellenmesinin, kambiyo hukukunun temel mantığına ve ticari hayatın güven ilkesine açıkça aykırı olduğunu, Mahkeme kararında “itirazların değişik iş dosyasında incelenemeyeceği” şeklinde hukuken kabulü mümkün olmayan bir değerlendirmeye yer verildiğini, verilen tedbir kararının ölçülülük ilkesine de açıkça aykırı olduğunu, müvekkilinin meşru hamil sıfatıyla kambiyo senedinden doğan haklarını kullanamaz hale getirildiğini, somut olayda tedbirin, geçici hukuki koruma sınırını aşarak müvekkilinin kambiyo hukukundan doğan asli haklarını fiilen kullanamaz hale getirdiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına, ihtiyati tedbire itirazın kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, İİK'nın 72. maddesi uyarınca çeklerin kambiyo takibine konu edilmesinin önlenmesi, icra takibi başlatılmış ise takibin durdurulması, talep konusu çeklerin bankaya ibrazı halinde ödeme yapılmasının önlenmesi amacıyla verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair ek kararın istinafına ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiş; bu ek karara karşı, davalı vekili tarfından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.HMK' nun 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sipariş verdiği mallara karşılık avans olarak davalı şirkete çekleri teslim ettiğini, ancak çekin karşılığı malların teslim edilmediğini, davalı ise müvekkili şirketteki çeklerin davacı tarafından iddia edildiği gibi firmalarından mal karşılığı alınmadığını, nakit para alışverişlerine karşılık verilen çekler olduğunu ileri sürmektedir.Çek bir ödeme vasıtasıdır. Davacı, çeklerin avans çeki olup mal verilmemesi nedeniyle karşı tarafın elinde bedelsiz kaldığını ileri sürmüş ise de; çeklerin satım sözleşmesinin avansı olarak verildiği iddiası karşı tarafın kabulünde olmayıp tedbir talep eden tarafça da bu iddiayı destekleyen bir delil sunulmamıştır. Talep dilekçesi ile ileri sürülenler çek görselleri ile bir adet karşı yana keşide edilen ihtarnamedir. Salt ihtarname ile ihtiyati tedbire konu çeklerin ürün alımı için avans olarak verildiği veya taraflar arasında satış anlaşması yapıldığını ve çeklerinde bunun avansı olarak verildiğini ispata yeterli değildir. Çek bir ödeme aracı olup, kural olarak mevcut bir borcun ifası amacıyla verildiği karine olarak kabul edilir. Çekin avans olarak verildiğini, mal teslim edilmemesi nedeniyle çekin bedelsiz kaldığını ispat yükü, davacı üzerindedir. Davacı, mevcut dosya kapsamına göre, bu iddiasını yaklaşık olarak ispata yeterli delil sunmamıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesince, ihtiyati tedbire itirazın kabulü ile tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, itirazın reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı bulunduğundan, itiraz eden karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, itiraz eden karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın reddine dair 14.05.2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbire itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede itirazın kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/son maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbire itira eden karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verdiği 14.05.2026 tarihli ek kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbire itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
1-HMK'nın 394.maddesi uyarınca karşı taraf vekilinin ihtiyati tedbire itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesince 16.04.2026 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,
2-İtiraz eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harcının ise, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince, itiraz eden karşı tarafa verilmesine,
3-İtiraz eden karşı tarafça harcanan 2.002,00 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 60,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.062,00 TL kanun yolu giderinin, ihtiyati tedbir talep edenden alınıp itiraz eden karşı tarafa verilmesine,
4-İtiraz eden karşı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin ihtiyati tedbir talep edenden alınıp, itiraz eden karşı tarafa verilmesine,
5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
6-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 09.07.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 394/son maddeleri uyarınca karar kesindir.