Sağlık hizmeti sözleşmesi gereği uygulanan ceza koşulunun, şirketin kendi beyanıyla cezayı kabul etmesi nedeniyle iptal davasının temyizde reddi.
Özet: Bir sağlık hizmeti sunucusu şirketin, bünyesinde görevli bir doktorun belirli tarihlerde hem hastanede görevli hem de başka ilde hasta olduğu iddiasıyla, davalı kamu kurumu tarafından uygulanan ceza koşulunun iptali ve mahsup edilen tutarın iadesi talebiyle açtığı dava, şirketin davalı kuruma sunduğu yazılı beyanla bu ceza koşulunu açıkça kabul ettiğinin anlaşılması üzerine ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedilmiş olup, temyiz incelemesinde de bu ret kararının hukuka uygun olduğu tespit edilerek onanmıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1482 E., 2025/1909 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2025/56 E., 2025/344 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davalı Kurumun 21.11.2024 tarihli yazıyla, 2014 yılı Sayıştay Raporunda yer alan bulgular gereğince müvekkili şirket hastanesinde görev yapan dava dışı doktor ... .'nin 19.02.2014, 21.02.2014, 25.02.20 14... .02.2014 tarihlerinde, müvekkili şirket hastanesinde doktor olarak çalışır gösterilmesine rağmen aynı gün başka ilde hasta olarak hizmet aldığı iddiasıyla Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (9.3.) maddesi gereği 15.846,00 TL ve (12.13.) maddesi gereği 31.692,00 TL olmak üzere toplam 47.538,00 TL ceza koşulu ile uyarı işlemi uyguladığını, davalı Kurumun doktorun hangi tarihte hangi saatte nerede hasta kaydı bulunduğunu açıklamadığı gibi somut delil ibraz edemediğini, müvekkili şirket hastanesi kayıtlarında doktorun ilgili tarihlerde hastalarla ilgilendiğinin sabit olduğunu belirterek, davalı Kurumun 21.11.2024 tarihli işleminin iptalini ve mahsup edilen tutarlardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle şimdilik 1.000,00 TL'nin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; eldeki davada davacının istirdat talebinde bulunamayacağını, zira istirdat davası açabilmek için kesinleşmiş icra takibinin bulunması gerektiği halde böyle bir takibin söz konusu olmadığını, davacının davayı kısmi dava olarak açmasında hukuki menfaatinin bulunmadığını, davacının 21.10.2024 tarihli yazısı ile ceza koşulunu açıkça kabul ettiğini, Sayıştayın 2014 yılı raporundaki bulgular gereğince yapılan incelemede doktor ... .'nin 26.02.2014 tarihinde hem davacı şirkette doktor sıfatıyla görev aldığı, hem de aynı tarihte dava dışı hastanede hasta sıfatıyla tedavi olduğunun tespit edildiğini, adı geçen doktor adına düzenlenen 88,20 TL tutarındaki faturanın gerçeğe aykırı olduğunu, Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (9.3.) ve (12.13.) maddeleri gereği toplam 47.538,00 TL ceza koşulu uygulandığını, müvekkili Kurumun işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirketin 21.10.2024 tarihli yazısı ile "aradan geçen süre zarfında arşiv araştırması neticesinde, vekil eden şirket tarafından ceza koşulunun kabul edildiğini bilgilerinize arz ederiz." şeklinde beyanda bulunarak davalı Kurumun uygulayacağı cezayı açıkça kabul ettiği, ceza koşulunun kabulünden ve ödeme gerçekleştikten sonra eldeki davayı açmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilince davalı Kuruma sunulan 21.10.2024 havalı tarihli yazı ile soruşturma sonucunda verilecek cezanın kabul edildiğinin beyan edildiği, imzaya ve belgenin sıhhatine itirazda bulunulmadığı, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; müvekkili şirket aleyhine davalı Kurum tarafından ceza uygulanmadan dolayısıyla itiraz hakkı doğmadan dava ve itiraz hakkından feragat etiğinin kabulünün mümkün olmadığını, Mahkemece ceza koşulunun iptali taleplerinin incelenmediğini, müvekkili şirket hastanesinin Tekirdağ ilinde, doktorun hasta sıfatıyla başvurduğu hastanenin ise Silivri ilçesinde olduğunu, iki yer arasındaki mesafenin araç ile yarım saat sürdüğünü, ayrıca doktorun hasta kabulü ile hasta sıfatıyla hastaneye başvurusu hususunda çakışan kayıtların bulunmadığını, müvekkili şirket hastanesindeki hastaların doktor ... . dışındaki başka doktorlar tarafından tedavi edilip edilmediğinin ispat yükünün davalı Kurumda olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusuna uygulanan davalı Kurum işleminin iptali ve davalı Kurum tarafından mahsup edilen tutarın iadesi istemine ilişkindir.Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle davacı vekili tarafından davalı Kuruma sunulan 21.10.2024 tarihli yazıyla ceza koşulunun kabul edildiğinin bildirildiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.