Sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca yapılan hak ediş kesintisinin hukuka aykırılığının tespiti, iptali ve iadesi istemiyle açılan davanın, uzman bilirkişi raporlarıyla kabul edilerek temyiz aşamasında onanması.
Özet: Sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca davalı kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesintilerin hukuka aykırı olduğunun tespiti ve iadesi istemiyle açılan davada, taraflar arasındaki sözleşme ve Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri doğrultusunda her işlem bazında ayrıntılı inceleme içeren bilirkişi raporları esas alınarak, haksız bulunan belirli bir miktar kesintinin iptali ile avans faiziyle iadesine karar veren ilk derece mahkemesi hükmü, bölge adliye mahkemesince de onandıktan sonra temyiz incelemesinde hukuka uygun bulunarak kesinleşmiştir.
3. Hukuk Dairesi         2025/5920 E.  ,  2026/3238 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1049 E., 2025/1769 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/53 E., 2025/100 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirketin 2018 Ocak ayına ilişkin hak edişlerinden kesinti yapıldığını belirterek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, toplam 9.696.53 TL kesinti yönünden borçlu olmadığının tespiti ve iptali, kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iadesini talep etmiş; 08.12.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 84.819,64 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan kesintinin mevzuata uygun olduğunu, davacının faturaya itiraz yollarını tüketmeden eldeki davayı açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli kararıyla; alınan 10.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda, toplam 16.041,90 TL yansıyan kesinti bedelinin uygun olduğu, toplam 100.861,54 TL yansıyanlı kesintinin 84.819,64 TL'sinin iadesinin gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından davacının hak edişlerinden yapılan 01.01.2018-31.01.2018 fatura dönemine ait 84.819,64 TL kesinti ve mahsup işleminin sözleşmeye ve hukuka aykırılığının tespiti ile iptaline, 84.819,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 06.02.2024 tarihli kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve SUT hükümleri hususunda değerlendirme yapılmadığı, davalı Kurum tarafından yapılan kesintinin yerinde olup olmadığı, yerinde ise miktarı hususunda değerlendirme yapılmak üzere iki SUT uzmanı ve bir Sayıştay denetçisi bilirkişiden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararından önce alınan 10.11.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile kaldırma kararından sonra alınan 21.11.2024 tarihli raporların birbirini doğrular nitelikte olduğu, davalı Kurum tarafından davacının hak edişlerinden yapılan 16.041,90 TL kesintinin uygun olduğu, 84.819,64 TL kesintinin ise uygun olmadığı, davanın ıslah edilen miktar oranında kabulü gerektiği gerekçesiyle; 01.01.2018-31.01.2018 fatura dönemine ait 84.819,64 TL kesinti ve mahsup işleminin sözleşmeye ve hukuka aykırılığının tespiti ile iptaline, 84.819,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun kaldırma kararını karşılar mahiyette olduğu, alınan raporların birbirini teyit ettiği, ıslah talebi doğrultusunda verilen Mahkeme kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu, yapılan işlemden farklı bir SUT işleminin müvekkili Kuruma fatura edildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunun tespiti, iptali ve iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun, taraflarca imzalanan sözleşme ile SUT hükümleri ve ilgili mevzuata göre her işlem bazında gerekçesiyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığının ve denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.