Yargıtay 12. Ceza Dairesi, haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan manevi tazminat davasında, hükmedilen miktarı hak ve nesafet ilkelerine uygun bularak temyiz istemlerini reddedip kararı onamıştır.
Özet: Terör örgütüne üyelik suçlamasıyla 83 gün haksız yere gözaltında ve tutuklu kalıp beraat eden davacının, önceki bozma kararı sonrası ilk derece mahkemesince hükmedilen 30.000 TL manevi tazminat miktarını, davacının sosyal ve ekonomik durumu, suçun niteliği ve tutukluluk süresi gibi hususlar ile hakkaniyet ve nesafet ilkelerini dikkate alarak makul bulan Yargıtay, davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarını reddederek hükmü onamış, maddi tazminat konusunun ise sonradan çözümlenebileceğini belirtmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/ 359 E., 2025/ 636 K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : Kısmen kabulTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaDavacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeni ile 10.000 TL maddi ve 250.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen bozma kararı üzerine, dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat talebi hakkında hüküm kurulmamış, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir.Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddine karar verilmesi, reddedilen kısım bakımından lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 13.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/23 Esas ve 2017/ 262 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma suçundan 07.12.2016- 28.02.2017 tarihleri arasında 83 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 11.05.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı-tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARDairemizin bozma ilamı öncesi verilen maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından tebliğnamede manevi tazminatın yetersiz olduğundan bahisle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.Bozma ilamına uyularak yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.