Sigorta tahkim komisyonu kararıyla belirlenen trafik kazası kaynaklı bakiye maddi hasar alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalı sigorta şirketinin itirazının iptali davası.
Özet: Trafik kazası sonucu aracında oluşan maddi hasarın tamamının karşılanmadığını iddia eden davacı, önceki zorunlu mali mesuliyet sigortası ve sigorta tahkim komisyonu ödemelerine rağmen bakiye 56.649,50 TL alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine davalı sigorta şirketinin yaptığı itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmektedir; davalı ise davanın zamanaşımına uğradığını, alacağın kesin hükümle karara bağlandığını, sigorta tahkim komisyonu kararı uyarınca ödeme yapıldığını ve dolayısıyla talep edilen borcun kalmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2026/372 Esas - 2026/562

T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/372 Esas
KARAR NO : 2026/562
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 27/04/2026
KARAR TARİHİ : 15/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/07/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı sigorta şirketine Kasko ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (İMMS) ile sigortalı ... plakalı aracın 07/11/2021 tarihinde müvekkiline ait .... .... .... plakalı araca çarparak maddi hasara neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalısının %100 kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) şirketinden kaza tarihindeki limit olan 43.000,00 TL'nin tahsil edildiğini, bakiye zararın tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, Komisyonun 2022.E.12339 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde müvekkilin toplam zararının KDV dahil 138.500,00 TL olarak tespit edildiğini, ZMMS ödemesi düşüldükten sonra 95.500,00 TL bakiye alacak kalmasına rağmen, talep artırımı yapılamaması nedeniyle talebin 38.880,50 TL üzerinden kabul edildiğini, bu kararın Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2025/4849 Esas ve 2025/10040 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğini, kesinleşen karar sonrası bakiye kalan 56.649,50 TL alacağın tahsili için 27/09/2022 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurulmasına rağmen ödeme yapılmadığını, bu nedenle ...3. Genel İcra Dairesinin 2023/235061 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığını belirterek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, usule ilişkin olarak, davanın KTK'nın 109. maddesi uyarınca kaza tarihi olan 07/11/2021'den itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle zamanaşımına uğradığını, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen 2022.E.12339 esas sayılı kararın kesin hüküm teşkil ettiğini, müvekkil şirketin merkezinin İstanbul'da olması nedeniyle mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının KTK'nın 97. maddesi uyarınca dava şartı olan sigorta şirketine başvuru yükümlülüğünü usulüne uygun yerine getirmediğini; esasa ilişkin olarak ise, Sigorta Tahkim Komisyonu kararı uyarınca 09/04/2026 tarihinde davacı vekiline 77.421,50 TL ödeme yapıldığını ve borcun kalmadığını, talebin mükerrer olduğunu, gerçek zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, KDV talebinin fatura ibraz edilmediği için yersiz olduğunu, alacağın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle yasal faiz uygulanması gerektiğini ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını ileri sürerek davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ...3. Genel İcra Dairesinin 2023/235061 Esas sayılı takip dosyası, dava ve cevap dilekçeleri, 07/11/2021 kaza tarihi, 13/10/2023 takip tarihi, 30/10/2023 itiraz tarihi, 27/04/2026 dava tarihi ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye hasar alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
07/11/2021 tarihinde davalıya İMMS poliçesi ile sigortalı aracın davacıya ait araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ZMMS şirketinden 43.000,00 TL, Sigorta Tahkim Komisyonu kararı uyarınca da davalıdan 38.880,50 TL tazminat ödendiği, davacı vekilinin bakiye 56.649,50 TL hasar alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı talep etmesi üzerine bu davayı açtığı, davalı vekilinin öncelikle davanın zamanaşımına uğradığını, alacağın kesin hükümle karara bağlandığını ve borcun ödendiğini savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." ve 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 56.649,50 TL asıl alacak ve 9.805,80 TL işlemiş faizinin tahsili amacı ile ...3. Genel İcra Dairesi'nin 2023/235061 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 22/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 30/10/2023 tarihinde icra dairesine başvurarak, takibin mükerrer olduğu ve borçlarının bulunmadığı beyanıyla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 27/04/2026 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
2918 sayılı KTK'nın "Zamanaşımı" başlıklı 109. maddesinin birinci fıkrasında, "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmü bulunmaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 154. maddesi uyarınca alacaklının, dava veya def'i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurması, icra takibinde bulunması ya da iflas masasına başvurmasıyla zamanaşımı kesilir. Aynı Kanun'un 156. maddesine göre ise, zamanaşımının kesilmesiyle, kesilmeden itibaren yeni bir süre işlemeye başlar.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ...3. Genel İcra Dairesinin 2023/235061 Esas sayılı takip dosyası, dava ve cevap dilekçeleri ve tüm dosya kapsamına göre, davanın trafik kazasından kaynaklanan bakiye hasar alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, 07/11/2021 tarihli kazadan kaynaklanan alacak için davacı tarafından 13/10/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalının 30/10/2023 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu, 2918 sayılı KTK'nın 109/1. maddesi uyarınca motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin iki yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davacı tarafından başlatılan icra takibinin TBK'nın 154. maddesi uyarınca zamanaşımını kestiği, ancak takibin itiraz üzerine durmasıyla birlikte zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, işbu davanın ise takibin durduğu 30/10/2023 tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 27/04/2026 tarihinde açıldığı, bu süre içinde icra takibinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlemin yapılmadığı, borca itirazın alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle davanın İİK'nın 67. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, ancak hak düşürücü süre ile zamanaşımının farklı hukuki kurumlar olduğu, bir davanın hak düşürücü süre içinde açılmış olmasının, zamanaşımına uğramış bir alacağı canlandırmayacağı, aksi kabulün, borca itirazın tebliğ edilmediği hallerde alacaklının süresiz olarak dava açma hakkına sahip olacağı sonucunu doğuracağı ve bunun da hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmayacağı, bu itibarla davalı vekilinin zamanaşımı def'inin yerinde olduğu anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 802,62 TL peşin harçtan düşümü ile artan 70,62 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 66.455,30 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/06/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır