Kamu orta malı ve ham toprak arazilerin zilyetlikle tescili talepli kadastro davasında, eksik bilirkişi incelemesi ve hava fotoğrafı delili nedeniyle bozma kararı.
Özet: Kadastro tespiti sırasında kamu orta malı çayır ve ham toprak olarak belirlenen taşınmazların, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla davacılar adına tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin bu talebi kabul eden kararının üst mahkeme tarafından bozulmasına hükmedilmiştir; zira üst mahkeme, önceki araştırma ve bilirkişi raporlarını yetersiz bularak, kadastro tespit tarihinden önceki dönemlere ait hava fotoğraflarının incelenmesi, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler, ziraat mühendisleri kurulu ve fen bilirkişisinden oluşacak heyetle yeniden keşif yapılması, taşınmaz bölümlerinin geçmişteki ve şimdiki nitelikleri, kullanım süreleri ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin denetime olanak sağlayacak şekilde detaylıca belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/7 E., 2022/31 K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA1. Kadastro sırasında, ... ili ....... ilçesi ...... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 1 01... parsel sayılı 1.324.903,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kamu orta malı çayır vasfıyla sınırlandırılmış; ...... köyü çalışma alanında bulunan 1 15... parsel sayılı 248.138,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.2. Davacılar ... ve arkadaşları dava dilekçelerinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazların adlarına tescilini talep etmişler; yargılama sırasında asli müdahiller ... ve..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır.II. CEVAPDavalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 18.02.2014 tarihli ve 2008/13 Esas, 2014/10 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne ve temyize konu 1 01... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 81.171.464 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tespitinin iptali ile son parsel numarası verilerek çayır vasfıyla ve paylı olarak ... ve arkadaşları adına, (O) harfi ile gösterilen 8.701,52 metrekarelik kısmın ifrazı ile son parsel numarası verilerek çayır vasfıyla ... adına, (Y) harfi ile gösterilen 4.192,505 metrekarelik kısmın ifrazı ile son parsel numarası verilerek çayır vasfıyla ... adına, (Z) harfi ile gösterilen 31.976,50 metrekarelik kısmın ifrazı ile son parsel numarası verilerek çayır vasfıyla ... adına, dava konusu 1 15... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 46.403,046 metrekarelik kısmın ifrazı ile son parsel numarası verilerek çayır vasfıyla paylı olarak ... ve arkadaşları adına, (C) harfi ile gösterilen 31.811,05 metrekarelik kısmın ifrazı ile son parsel numarası verilerek çayır vasfıyla ... adına, (G) harfi ile gösterilen 46.604,905 metrekarelik kısmın ifrazı ile son parsel numarası verilerek çayır vasfıyla payları oranında ... mirasçıları ... ve arkadaşları adına, (F) harfi ile gösterilen 24.318,54 metrekarelik ve (P) harfi ile gösterilen 31.546,995 metrekarelik kısmın ifrazı ile son parsel numarası verilerek çayır vasfıyla ... adına, kalan kısımların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.09.2017 tarihli ve 2016/7388 Esas, 2017/5897 Karar sayılı ilamıyla, ''Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Mahkemece, kadastro tespit tarihine kadar davacılar ve katılanlar yararına taşınmazın temyize konu bölümleri üzerinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddelerinde düzenlenen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme karar için yeterli bulunmamaktadır. Hükme dayanak yapılan ziraatçı bilirkişi raporları, fen bilirkişi raporunda harflendirilerek gösterilen her bir bölüme atıf yapılmak suretiyle, ayrı ayrı ne kadar süredir ne şekilde kullanıldıklarının açıklanması ve denetime olanak sağlanması bakımından taşınmazlara ait farklı yönlerden çekilmiş fotoğrafların da rapor ekinde yer alması gerektiğinin düşünülmemiş olması nedeniyle yetersizdir. Ayrıca, bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi olan hava fotoğraflarından da yararlanılmamıştır. Hal böyle olunca; öncelikle, kadastro tespit tarihinden 15, 20... yıl öncesine ilişkin üç farklı tarihe ait hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı'ndan tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalıdır. Dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, üç kişilik ziraat mühendisleri kurulu ve fen bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığıyla yapılacak keşifte, fen bilirkişisinden keşfi takibe elverişli, her bir davacı ve katılanın talepte bulunduğu bölümü ayrı ayrı harflerle gösterir krokili, ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan ise fen bilirkişisi raporundaki her bir bölüme atıf yapılmak suretiyle dava konusu taşınmaz bölümlerinin geçmişteki ve şimdiki nitelikleri, üzerlerindeki bitki örtüsü, ne kadar süredir ne şekilde kullanıldıkları, taşınmazların toprak yapısıyla ilgili ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli raporlar, yerel bilirkişi ve tanıklardan ise, dava konusu taşınmaz bölümlerinin öncesi, niteliği, zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi ve tespit tarihine kadar davacı ve katılanlar yararına 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolup dolmadığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; yukarıda sözü edilen stereoskopik hava fotoğrafları jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek stereoskopik yöntemle incelemesi yaptırılmalı; dava konusu konusu taşınmaz bölümleri hava fotoğraflarında gösterilmeli, bu yerlerin önceki ve şimdiki niteliklerinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak zilyetliğine ne zaman başlanıldığı hususunda bilirkişiden ayrıntılı rapor alınmalı; keşifteki tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, daha sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre aynı müşterek murisin mirasçıları oldukları belirlenmeyen ve davaya usulen katılma talebi bulunmayan .................. ...... ile .......... lehine de katılan ...'ün talebi ile tescil kararı verilmiş olması da isabetsizdir.'' denilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "keşifte dinlenen mahalli ve tespit bilirkişileri hak iddia edilen alanların davacılara ait olduğunu beyan etmişlerse de, hava fotoğraflarının incelenmesi sonucu düzenlenen raporda, hak iddia edilen alanlardan (A, B, C, D, E, F, G, H, K, L, M, N, O, P, R, S, T, V ve Z) harfleri ile gösterilen alanlarında 1970-19 89... yılları hava fotoğraflarına göre imar-ihyanın başladığına dair emare gözlemlenemediği, dava konusu alanlarda sürüm ekim dikim şeklinde tarımsal faaliyetin yapıldığına dair bir tespit yapılmamış etraf parsellerle karşılaştırıldığında doğal mera veya çayır alanı olabileceğinin rapor edildiği, bu sebeple soyut beyanlara itibar edilmediği, bilimsel veri niteliğinde olan hava fotoğrafları incelemesinin dikkate alındığı, kurumlardan gelen müzekkere cevapları, keşif tutanağı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, hak iddia edilen alanlardan (A, B, C, D, E, F, G, H, K, L, M, N, O, P, R, S,T,V ve Z) harfleri ile gösterilen alanlarda imar-ihyanın başladığına dair emare gözlemlenemediği, para veya emek sarfı sonunda taşınmazın tarıma elverişli hale getirilmediği" gerekçeleri ile, davacı ...,.......... ..., müdahiler ..., ... tarafından 1 15... parsel ve 1 01... parsel sayılı taşınmaza yönelik açılan davaların reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dosyadaki tüm delillerin müvekkillerinin lehine olmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, keşifte alınan beyanlarda dava konusu taşınmazların çayır vasfında ve ot biçmek sureti ile müvekkilleri ve murisleri tarafından kullanıldığının belirlendiğini, hava fotoğraflarında da taşınmazların çayır vasfında olabileceğinin belirlendiğini ve bu durumun müvekkillerinin iddialarını doğruladığını ve müvekkillerinin zaten taşınmazlarda ekim-dikim yapıldığına dair bir iddiaları olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazlar üzerinde davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 552,10 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.