7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda arama kararı eksikliği, kanun maddeleri arasında çelişki ve etkin pişmanlık ihtaratı yapılmaması nedeniyle verilen mahkûmiyet kararını bozmuştur.
Özet: Yüksek Mahkeme, kaçakçılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, sanık müdafiinin temyizinin süre aşımı nedeniyle reddine karar verirken, katılan idarenin temyizini incelemeye almıştır; ancak asıl hükmü, yapılan aramaya dayanak önleme arama kararının dosyada bulunmaması, 5607 sayılı Kanunun uygulanmasında lehe hükümler yerine karma uygulama yapılması, kısa ve gerekçeli karar arasında çelişki bulunması, eşya değeri konusunda bilirkişi raporu ile KEMT varakası arasındaki farklılıkların giderilmemesi ve sanığa etkin pişmanlık müessesesinin usulüne uygun şekilde ihtarat edilmemesi gibi temel usuli ve hukuki eksiklikler nedeniyle bozmuştur.
7. Ceza Dairesi         2024/4150 E.  ,  2026/2136 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/873 E., 2023/1846 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık müdafiin temyiz istemi yönünden, 21.12.2023 tarihinde sanığa tefhim edilen hükme yönelik, yasal süresinden sonra 23.02.2024 tarihinde temyiz talebinde bulunulduğu, temyiz isteminin süresinde olmadığı,
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama aşamasında müdafi talebinde bulunmayan sanığa 21.12.2023 tarihinde tefhim edilen hükme yönelik karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra, 21.02.2024 tarihli vekaletnameye istinaden 23.02.2024 tarihinde sanık müdafi tarafından temyiz isteğinde bulunulduğu
anlaşılmakla, sanık müdafiin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
İddianamede nakil aracının müsaderesine ilişkin bir talep bulunmadığı gibi Mahkeme tarafından da temyize konu bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
Yapılan arama işlemine dayanak olarak gösterilen "Adana 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 06.05.2013 tarihli ve 2013/950 değişik iş sayılı önleme araması kararının" dosyada bulunmadığı anlaşılmakla, olay tarihinde yapılan arama işlemine dayanak teşkil eden arama kararının varsa aslının ya da onaylı suretinin temyiz denetimine olanak sağlayacak şekilde dosya arasına alınmasından sonra sanık hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kabule göre de,
1. Suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığa atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle atılı eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla 3/5, 3/ 10... /23. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetilerek, sanığın anılan Kanun hükümlerine göre cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra somut olaya tatbiki mümkün bulunmayan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/22. (7423 sayılı Kanun ile değişik 23. fıkra) maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
2. Sanık hakkında kısa kararda 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca temel ceza belirlendiği halde, gerekçeli kararın "Deliller, Değerlendirme ve Gerekçe" başlığında sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18., 3/5., 3/10. fıkraları uyarınca temel cezanın belirlendiği ifade edilerek hükümde çelişkiye neden olunması,
3. Dosya kapsamındaki KEMT varakası ile bilirkişi raporundaki değerlerin birbirinden farklı olduğu anlaşılmakla, bilirkişi raporu ile KEMT varakasındaki çelişkinin giderilmesi suretiyle, sanığa etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4. 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle,
bilirkişi raporu ile KEMT varakasındaki çelişki giderildikten sonra ... İdaresince düzenlenecek KEMT varakası dosyaya alındıktan sonra, sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi kapsamında gümrüklenmiş değerin iki katı tutarınından daha önce ödediği miktar düşülerek kalan meblağı hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim uygulanacağının bildirilmesi gerekirken, söz konusu çelişki giderilmeden ve sanığa 1/3 indirim oranı ihtar edilerek yanıltılması ve ödemediğinden bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.02.2026 tarihinde karar verildi.