Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, et ürünleri ticımına ilişkin ödenmeyen fatura iddialarına karşı tahsilat makbuzları sunulan itirazın iptali davasına dair gerekçeli karar.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı ödenmeyen faturalar nedeniyle davalı hakkında başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını ve takibin devamını talep ederken, davalı tüm borcunun davacı çalışanı aracılığıyla ödendiğini savunarak takibin haksız olduğunu belirtmiştir; sunulan bilirkişi raporunda ise davacı defterlerinde alacak kalmadığı, davalı defterlerinde ise borcun devam ettiği ve cari hesap hareketlerinin örtüşmediği tespit edilmiş olup, mahkeme taraflar arasındaki asıl uyuşmazlığı, davacının takip tarihi itibarıyla tahsil edilmemiş bir alacağının olup olmadığı ve davalının itirazının haklılığı üzerinde yoğunlaştırmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/04/2024
KARAR TARİHİ : 04/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ;Davacının et ürünleri ... Market firmasının sahibi olduğunu, davalı ...'la aralarında anlaşılıp, davalıya ait faturalarda ... üzerine kesilmek üzere bir çok ürün satıldığını, fakat bu ürünler teslim edilse de ... tarafından ödemesi yapılmadığını, davalıya parası ödenmeyip teslim aldığı ürünlerin 2019 yılı içerisinde davacıya ait belgeleri sunulan ürünlerin teslim edildiğini, faturaların ödenmediği konusunda davalı bilgilendirilmiş olmasına rağmen içeriğine davalı tarafından itiraz edilmemiş ve fakat ödeme işlemi de süresi içerisinde davalı tarafından yapılmamış olduğunu, davalı tarafın tüm ihtarlarımıza rağmen borcunu ödememiş olduğundan kendisi hakkında ... İcra Dairesi 2022/... E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini itirazın iptaline ve takibin devamına, Asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... İcra Dairesi 2022/... Esas sayılı icra dosyasında da belirttikleri üzere böyle bir borçlarının bulunmadığını, davacı tarafın dilekçesinde söz konusu borcun konusunun et ve et ürünleri satımından kaynaklandığını belirttiğini, söz konusu borca ilişkin ödemelerinin tamamının davacı tarafından yapıldığını, ödemelere ilişkin makbuzların sunulduğunu, ödemelerin yapıldığına ilişkin bilgileri ihtiva eden makbuzların üzerindeki imza ise davacı ..." nun çalışanı ...' a ait olduğunu, söz konusu borcun dayanağı olan ödemelerin davalı tarafından yapıldığını, davanın reddine, Davacı/Alacaklı' nın icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan bahisle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.SMMM Bilirkişiden alınan raporda özetle; '' Davacı ... Ticari Defterlerinde 40 fatura ile mal satışı yaptığı ve bu satışların tamamını 111.339,59 TL tahsilat yaparak tahsil ettiği ve alacağı bulunmadığı hesaplara yansıtılmış iken; Davalı ... Ticari Defterlerinde 53 fatura ile mal alışı yapıldığı bunun karşılığında 139.153,00 TL Ödeme yapıldığı ve 2019 yılı sonunda 21.896,31TL borcu bulunduğu görüldüğü, Cari Hesap hareketlerinin bu hali ile birbiri ile örtüşmediği,'' şeklinde görüş bildirmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Davacı, taraflar arasında et ve et ürünleri satışından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, davalıya 2019 yılı içerisinde muhtelif tarihlerde ürün teslim edildiğini, bu teslimlere ilişkin faturaların düzenlenmesine rağmen bedellerinin ödenmediğini, bu nedenle ... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli şekilde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı ise dava konusu faturalardan kaynaklanan tüm borçlarını ödeme makbuzları karşılığında ödediğini, cevap dilekçesi ekinde sunduğu makbuzlarda bulunan imzaların davacıya ait işyerinde çalışan ...'a ait olduğunu, bu ödemelerin davacı tarafından tahsil edildiğini, davacının gerçekte mevcut olmayan bir alacak için icra takibi başlattığını savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu faturalar nedeniyle davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan tahsil edilmemiş bir alacağının bulunup bulunmadığı, davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı olup olmadığı, buna bağlı olarak itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı ile davalının kötü niyet tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle belirtmek gerekir ki, 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, iddia ettiği vakıadan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Buna göre, takip konusu alacağın varlığını ve takip tarihi itibarıyla ödenmemiş olduğunu ispat yükü davacı üzerindedir. Taraflar arasındaki ilişkinin ticari nitelikte bulunması, uyuşmazlığın ticari defterler, faturalar, tahsilat kayıtları ve diğer ticari belgeler üzerinden çözümlenmesini gerektirmektedir.Dosya kapsamındaki ... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı takip dosyası, dava konusu faturalar, tarafların ticari defterleri, davalı tarafından ibraz edilen tahsilat makbuzları, kök ve ek bilirkişi raporları ile tüm deliller birlikte değerlendirilmiştir.Mahkememizce taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen kök bilirkişi raporunda; davacıya ait 2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak incelendiği, davalının davacı nezdinde 120 Alıcılar Hesabı altında takip edildiği, 2019 yılı içerisinde toplam 40 adet fatura karşılığı 110.593,26 TL tutarında mal satışı kaydedildiği, buna karşılık davalıdan 23 ayrı ödeme ile toplam 111.339,59 TL tahsilat yapıldığı, davacı muhasebe kayıtlarına göre davalı hesabının 20.04.2019 tarihi itibarıyla tamamen kapatıldığı ve takip tarihi itibarıyla davacı ticari defterlerinde davalıdan herhangi bir cari hesap alacağının bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.Davalı tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan tahsilat makbuzlarının değerlendirilmesi amacıyla alınan ek bilirkişi raporunda ise, söz konusu makbuzların tamamının davacı ticari defterlerindeki muhasebe kayıtlarında mevcut olduğu, tüm tahsilatların cari hesap kayıtlarına işlendiği ve davalının ibraz ettiği ödeme belgelerinin davacı muhasebe kayıtları ile birebir uyumlu bulunduğu belirlenmiştir. Böylece kök raporda ulaşılan sonucun ek rapor ile de doğrulandığı anlaşılmıştır.Davacı taraf, davalı tarafından sunulan tahsilat makbuzlarında bulunan imzaların tahsil yetkisi bulunmayan kişiye ait olduğu yönünde itirazlarda bulunmuş ise de, anılan tahsilatların tamamının bizzat davacının ticari defterlerine işlenmiş olması ve muhasebe kayıtlarında karşılığının bulunması karşısında bu itirazların sonuca etkili olmadığı değerlendirilmiştir. Zira davacı kendi ticari kayıtlarında tahsil edildiğini kabul ettiği ödemelerin yapılmadığını ileri süremez.Her ne kadar davacı taraf tanık deliline dayanmış ise de, uyuşmazlığın çözümü tamamen yazılı ticari belgeler, ticari defter kayıtları ve muhasebe incelemesi ile mümkün olmuş; bilirkişi incelemesi sonucunda alacak-borç ilişkisinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya konulması nedeniyle tanık dinlenilmesine ihtiyaç bulunmamıştır.Yine davacı tarafa HMK'nın 225 ve devamı maddeleri uyarınca yemin deliline başvurma hakkı hatırlatılmış olmasına rağmen, davacı vekilince usulüne uygun yemin metni hazırlanarak mahkemeye sunulmamış, bu nedenle yemin deliline de dayanılmamıştır. Bu itibarla davacı, iddiasını destekleyecek başka bir delil de ibraz edememiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından yapılan ödemelerin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, cevap dilekçesi ekinde sunulan tahsilat makbuzlarının davacı muhasebe kayıtları ile birebir örtüştüğü, davacı ticari defterlerine göre davalı hesabının 20.04.2019 tarihi itibarıyla kapandığı ve takip tarihi itibarıyla davacı lehine mevcut, muaccel ve tahsil edilmemiş herhangi bir alacağın bulunmadığı sabit olmuştur. Bu durumda davacı, takip konusu alacağın varlığını ispat yükünü yerine getirememiş olup, davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle itirazın iptali isteminin reddine karar verilmiştir.Davalı taraf her ne kadar davacının haksız ve kötü niyetli şekilde icra takibi başlattığını ileri sürerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de, dosya kapsamındaki deliller davacının takip başlatırken kötüniyetli hareket ettiğini ortaya koyacak nitelikte değildir. Davacı, elindeki fatura ve ticari ilişkiye dayanarak alacaklı olduğu inancıyla takip başlatmış olup, alacağın bulunmadığı ancak taraf ticari defterleri ile bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Davacının salt davasının reddedilmiş olması tek başına kötü niyetin kabulü için yeterli olmadığından, davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ilişkin yasal koşulların oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 2.278,27 TL peşin harcın mahsubu ile artan 1.546,27 TL karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 04/06/2026
Katip
e-imza
Hakim
e-imza