Danıştay 4. Daire, İzmir Güzelbahçedeki devlet arazisi üzerinde ecrimisil miktarının önceki kesinleşmiş yargı kararına göre yeniden belirlenmesini onaylayan kararı temyiz başvurusu reddiyle kesinleştirdi.
Özet: Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bir taşınmazın restoran otoparkı ve açık alan olarak işgali nedeniyle davacıdan talep edilen ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, idare mahkemesi önceki kesinleşmiş bir karar doğrultusunda ecrimisilin bir kısmını iptal edip kalan kısmını onaylamış, bu kararı hukuka uygun bulan bölge idare mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiş ve nihayetinde Danıştay, temyiz edilen bölge idare mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğunu tespit ederek temyiz istemini reddedip ecrimisilin kısmen iptali ve kısmen onanması yönündeki kararı kesin olarak onamıştır.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/2552 E.  ,  2025/3240 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2552
Karar No : 2025/3240
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Turizm İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, Güzelbahçe ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde yer alan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazın 1.156,00 m²'sinin restoran otoparkı, ahşap iskele, açık alanlar olark işgal edildiğinden bahisle 31/12/2016-03/12/2018 tarihleri arasındaki dönem için davacıdan 296.639,65 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla İdare Dava Dairesinin istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararının Dairemizin 21/05/2024 tarih ve E:2023/5510, K:2024/3223 sayılı kararı ile bozulması üzerine, İdare Dava Dairesince bozma kararına uyularak dosyanın mahkemesine gönderilmesi üzerine verilen kararda; dava konusu taşınmazla ilgili olarak davacıdan ecrimisil istenilmesine ilişkin önceki dönem ecrimisil ihbarnamelerine açılan davada verilen kararın Danıştay incelemesinden geçerek kesinleştiği görüldüğünden (2012 yılı için yıllık m² birim bedeli 51.21 TL/m²) kesinleşen karar dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda 1156,00 m² işgalli alanın tamamı için 165.121,79 TL ecrimisil bedeli hesaplandığından, dava konusu işlemin 131.247,86 TL'lik kısmının iptaline, 165.121,79 TL’lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ecrimisilin fahiş tespit edildiğine ilişkin somut tespitler bulunmadığı, işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'nin karşı oyu ile usulde oy çokluğu, esasta oy birliği ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne, 4. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir.", 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesince bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir", hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir.
" hükmüne, 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir." kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesini değiştiren 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 19. maddesiyle yapılan değişiklikle, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinde "itiraz usulü" kaldırılarak, "istinaf" kanun yolu getirilmiştir. İstinaf kanun yolu, ilk derece mahkemelerinin kesinleşmemiş nihai kararlarının maddi ve hukukî yönlerden denetlenerek, hukuka aykırılıklarını ortadan kaldırmak amacıyla düzenlenmiştir.
Yukarıda yazılı mevzuatın değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemelerince, ilk derece mahkemelerinin ilk inceleme üzerine verdikleri kararlara karşı yapılan istinaf başvurularının haklı bulunması durumunda ya da davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın ilgili mahkemesine gönderileceği, belirtilenlerin dışındaki sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunmadığı durumlarda ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak işin esası hakkında karar verileceği; temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ise ilgili merci tarafından dosyanın öncelikle incelenerek, varsa gerekli tahkik işlemleri tamamlanarak dosyanın esası hakkında yeniden karar verileceğinin kurala bağlanmış olduğu görülmekte ve Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemesinin vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı, Danıştayın bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesince artık hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sonlandıran bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin 21/05/2024 tarih ve E:2023/5510, K:2024/3223 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, bozma kararına uyularak, söz konusu İdare Mahkemesi kararını kaldırılıp uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemeye iadesine karar verildiği, Mahkemesince de dava konusu işlem hakkında yeniden bir karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince reddine karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda da belirtildiği üzere, Danıştayın bozma kararı üzerine, bozmaya uyan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesinin, dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararını kaldırmasıyla, anılan Mahkeme kararı hukuk aleminde varlığını kaybettiğinden, artık bu aşamada Bölge İdare Mahkemesince uyuşmazlığı sona erdirecek nitelikte işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, dosyanın yeniden incelenmek üzere Mahkemesine gönderilmesi kararı üzerine Mahkemesince dava konusu işlem hakkında yeniden verilen kararın, geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet olmadığından usul yönünden bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.