Danıştay, 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının FETÖ/PDY irtibatı iddiaları, Garson verileri ve beraat kararına rağmen OHAL Komisyonu red kararının hukuka uygunluğunu inceliyor.
Özet: Kamu görevinden kanun hükmünde kararname ile ihraç edilen bir polis memurunun göreve iade talebinin reddedilmesi üzerine açılan davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, davacının cezai yargılamada beraat etmesine rağmen FETÖ/PDY terör örgütü tarafından mahrem yapılanma içinde kodlandığı ve bu bağın komisyon kararına esas alınabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; davacı ise ihraç işleminin hukuka aykırı olduğunu, adil yargılanma ve savunma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararların bozulmasını istemiş, Danıştay tetkik hakimi ise duruşma yapılmaksızın verilen kararın bozulması yönünde görüş bildirmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2023/20548 E.  ,  2025/13571 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/20548
Karar No : 2025/13571
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının...Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararı ile, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ...hazırlık numaralı dosyası kapsamında ele geçirilen emniyet teşkilatı personeline ait örgüt arşivinde bulunan detay bilgisinde, EA seviyesinde kodlandırılmış durumda olduğunun ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma/yardım etme suçu için mahkumiyetine yeter delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği, terör örgütü tarafından, örgütün mahrem yapılanması içinde kodlandırılmış olmasının ceza yargılamasından bağımsız olarak davacının terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı yönünden hükme esas alınabileceği, davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan Veri İnceleme Raporu ekinde yer alan ve davacı hakkında örgüt tarafından yapılan kodlamaya ilişkin ayrıntı bilgilerini içeren Güncel Lise isimli belgedeki açıklama sütununda "Devam" ibaresinin yer aldığı , bu hususun da hükme esas alınabileceği, Komisyon tespitleri ile davacı ile ilgili ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının olmadığı, örgütsel herhangi bir fiilinin bulunmadığı, Garson kod adlı gizli tanıktan elde edilen SD kart içeriği verilerin gerçeği yansıtmadığı, bu verileri destekleyen herhangi bir emarenin olmadığı, hakkında beraat kararı verildiği, OHAL döneminde yalnızca OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, OHAL kanun hükmünde kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, suç ve cezaların ancak kanunla düzenlenebileceği, savunma hakkının ihlal edildiği, adil yargılanma hakkına riayet edilmediği, Anayasa'da ve AİHS kapsamında birçok temel hak ve özgürlüğün ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ın DÜŞÜNCESİ: Duruşma yapılmaksızın verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, davalı idare bünyesinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun ... tarihli ve ...sayılı işlemi ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Duruşma" başlığını taşıyan 17. maddesinin 1. fıkrasında; "Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmibeşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır." hükmüne, aynı maddenin 3. fıkrasında ise, "Duruşma talebi, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda anılan Kanun hükümlerine göre, İdare Mahkemelerinde açılan iptal davalarında taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılması zorunlu bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından dava dilekçesinde duruşma talebinde bulunulduğu halde İdare Mahkemesince yukarıda belirtilen Kanun hükmüne aykırı biçimde duruşma yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının duruşma isteminde bulunmasına karşın İdare Mahkemesince duruşma yapılmadan verilen karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince yeniden bir karar verileceğinden, davacının esasa ilişkin temyiz iddiaları bu aşamada incelenmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 04/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Davacının ilk derece mahkemesinde duruşma isteminde bulunmasına karşın İdare Mahkemesince duruşma yapılmadan karar verilmiş olması uyuşmazlığın özelliğine, yargılama safhalarına ve temyiz talepleri arasında bulunup bulunmadığına bakılmaksızın doğrudan bozma sebebi olarak değerlendirilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, ''Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar" hükmü yer almıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde temyiz incelemesi neticesinde verilecek kararlarda duruşmanın yapılmamış olması bizatihi bozma sebebi olarak belirtilmemiş olup, esasa etki edecek usul kurallarına uyulmamış olması bozma sebebi olarak sayıldığından, söz konusu hususun esasa etkili olup olmadığı yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği gibi temyiz dilekçesinde de bu husus temyiz sebebi olarak ileri sürülmemiştir.
Bu bağlamda; dosyanın incelenmesinden, davacının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı... hazırlık numaralı dosyası kapsamında ele geçirilen emniyet teşkilatı personeline ait örgüt arşivinde bulunan detay bilgisinde: mahrem yapıda Alan EA (FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişiler) seviyesinde kodlandırılmış durumda olduğunun görüldüğü, kod bilgisinin Dairemizce kesin delil olarak değerlendirildiği ve davacının duruşma talebinin karşılanmamasını temyiz sebebi olarak ileri sürmediği anlaşılmakla, İdare Mahkemesince duruşma yapılmadan karar verilmiş olması nedeniyle temyize konu kararın bozulması yargılamayı zaman ve ekonomik açıdan da zarara uğratacağı gibi hukuki bir yarar sağlamayacağından, uyuşmazlık hakkında esas incelemesinin yapılması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.