Ticari elektrik bağlantı gecikmesi nedeniyle kar kaybı tazminatı talepli davada bilirkişi raporlarının yetersizliğine dayalı istinaf başvurusu.
Özet: Bir gayrimenkul müteahhidi ve dükkan maliki olan davacı, elektrik dağıtım şirketinin ticari ünitelerine elektrik bağlantısını mevcut altyapının yetersiz olduğunu belirterek ek tesisat talep edip ardından taahhüt edilen sürede işlem yapmayarak yaklaşık iki yıl geciktirmesi ve ancak ihtarname sonrası bağlantı sağlaması nedeniyle uğradığı kar kaybı tazminatının tahsili talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, davacı ise bilirkişi raporlarının eksik inceleme ve araştırma içerdiğini, davalı şirketin hizmeti çok daha erken sağlayabileceği iddialarının göz ardı edildiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/399
KARAR NO : 2026/1518
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO : 2022/817
KARAR NO : 2025/887
KARAR TARİHİ : 14/11/2025
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 19/10/2022
KARAR TARİHİ : 07/07/2026
İSTEM: Davacı vekili, müvekkilinin ... Mahallesi ... Sokak No... ada ... parselde kain taşınmazın müteahhiti aynı zamanda taşınmazın zemin katında bulunan dükkanların maliki olduğunu ( Ek- Tapu kaydı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi), 04.11.2020 tarih 2020/130 numaralı yapının oturma ruhsatı alınması ile birlikte davalı şirkete elektrik abonelik başvurusu ve bağlantı çalışması yapılması talebinde bulunulduğunu, davalı şirket enerji hattının yeterli olmadığını 35,5 Kv OG gerilim seviyeli dağıtım tesislerinin kurulması gerektiğinin müvekkili şirkete bildirildiğini, 14 aylık süre içerisinde dağıtım tesislerinin yapımının tamamlanacağının bildirildiğini, müvekkil şirketin tüm iyi niyetiyle davalı şirket tarafından taahhüt edilen süreleri beklediğini, yıllardır hizmet aldığı davalı firmanın taahhütlerine güvenerek hareket ettiğini, davalı şirket tarafından taahhüt edilen bu süre içerisinde hiçbir aksiyon alınmaması üzerine müvekkili şirketin sözlü ve yazılı olarak davalı yana defaatle başvurular yapmışsa da her birinin sonuçsuz kaldığını, neticesinde davalı şirkete Aliağa 1. Noterliği'nin 5146 yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini zemin katta bulunan dükkana enerji bağlantısının ivedilikle yapılarak müvekkilinin faydalanması aksi halde hukuki yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, ihtarın davalı yana ulaşmasından kısa bir süre sonra ise müvekkili şirketin davalı şirket tarafından arandığını ve '' Sizin işinizi çözdük. Trifaze sayaç ile elektrikten faydalanabilirsiniz.'' şeklinde bildirim yapıldığını, teknik olarak kısaca izah etmek gerekirse trifaze sayaç eşit güçte üç farklı faza sahip sayaç bağlantı gücü yüksekse genellikle iş yerlerinde tercih edilmekte olup Monofaze sayaçlar tek bir faza sahip olup daha düşük genellikle mesken tipi yerleşimlerde kullanılan sayaç tipi olduğunu, oturma ruhsatının alınması ile birlikte monofaze sayaç ile dahi elektrik bağlantısı müvekkiline ait işyerine verilmez iken ihtarnamenin gönderilmesi ile birlikte trifaze sayaç bağlantısı ile şebekenin müsait hale getirilmesinin kabul edilebilir nitelikte bir savunma olmadığını, oturma ruhsatının alınması ile birlikte yapılan ilk başvuru tarihinde yapılabilecek işlemin neredeyse 22 ay geçtikten sonra trifaze sayaç ile elektrik bağlantısı yapıldığını ve müvekkili şirkete lütufmuş gibi sunulduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2021 yılı için 20.000,00 TL, 2022 yılı için ise 30.000,00 TL olmak üzere toplamda 50.000,00 TL yoksun kalınan kar tazminatının her yıl için saptanan tazminat miktarına tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi,
"1-)Davanın REDDİNE, " karar vermiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, hükme dayanak olarak hazırlanan bilirkişi raporlarının uyuşmazlığı aydınlatmadığını, eksik inceleme ve araştırmalar ile hazırlandığını, yoksun kalınan kira bedeline ilişkin hesaplama dahi yapılmadığını, yerel mahkemeye sunulan bilirkişi raporlarının itirazlarını karşılar mahiyette olmadığını, davalı tarafından hiçbir altyapı hizmet iyileştirmesi elektrik hizmetinin verildiği tarihte de sağlanmadığını, somut olayda davalı şirketin vadettiği altyapı hizmetlerini sağlamadığını, sağlamadığı gibi müvekkili şirketi beklettiğini, daha sonra ihtarname gönderilmesi ile trifaze sayaç talepleri olmamasına rağmen hizmeti bu şekilde sağladıklarını ifade ettiklerini, mühendislik konusunda teknik yetkinlikleri olmasa da somut olayda davalı şirketin yükümlülüğünü yerine getirmediğinin açıkça görüldüğünü, bilirkişi raporlarında ısrarla ilk abonelik başvurusu ile elektrik hizmetinin aynı şekilde sağlanıp sağlanamayacağına dair sorularının cevapsız bırakıldığını, 2021 yılında güç artışı talepleri bulunmamasına rağmen bilirkişiler raporlarında enerjinin verildiği tarihteki güncel durumu dikkate alarak rapor hazırladıklarını, başvuru tarihi itibariyle sadece güç yükseltimi değil elektrik hizmetinin verilmesi talepleri varsa da bilirkişilerin ısrarla bu durumu araştırmadıklarını, kaldı ki normal elektrik hizmeti dahi verilmediği gibi iki yılı aşkın bir süre sonra altyapı çalışması yapılmaksızın enerji hizmeti sağlandığını, davayı aydınlatacak asıl sorularının ise hiçbir raporda cevaplanmadığını, bilirkişi heyetine bu nesnel veriler ışığında aşağıdaki soruları sordularsa da teknik olarak cevaplanması gereken itirazları olmadığı değerlendirildiğini, inşaat projelerinde özellikle talepte bulunulmadığı takdirde projeler monafaze olarak çizildiğini, 9 kw nin üzerinde reaktif ceza söz konusu olması sebebiyle bu bantta tutulduğunu, dava konusu güç yükseltme oranının oldukça düşük olup bu güç yükseltimi monafaze sayaçta da sağlanmadığını, buradaki konunun trifaze sayaç konusu olmadığını, monafaze sayacın bile çok geç sağlandığını, kaldı ki taşınmaza verilen hizmette sorunun güç yükseltimi değil taşınmazda bulunan meskenlere de bir yılı aşkın süredir elektrik hizmeti verilmemesi olduğunu, normal elektrik hizmetinin verilmediği noktada güç yükseltiminin talep edilemeyeceğini, davacı şirketin ruhsat projesi onaylanmasına rağmen 1 yılı aşkın süre geciktirmenin görülmüş mesele olmadığını, yük gelmeden evvel davalı kurumun master planınını bu doğrultuda hazırlaması gerektiğini, davacı şirketin başlangıçta şantiye aboneliğini kullandığını, meskenlere süzme sayaçla enerji paylaştırılarak uzun bir süre bu şekilde hizmet verildiğini, ancak davalı kurumun bu süreçte elektrik hizmetinin verilemeyeceğini ve şebeke yatırımlarının tamamlanması gerektiğini yazılı olarak bildirmişse de yine aynı şebekeden meskenlere enerji verildiğini, uzun bir süre sonra da kat maliklerinin yoğun baskıları sonucu meskenlere abonelik verilmeye başlandığını, meskenlerin dahi taşınmazda beslenmemişken işyerlerine nasıl hizmet verilebileceğini sorduklarını, davalı kurumun branşman değişikliği yapacaklarını ve trafo beklediklerini bildirdiklerini , ancak ne altyapı hizmeti ne de trafo temininin 27 mayıs 2024 tarihi itibariyle halen sağlanmadığını, bilirkişilerin davalı kurum lehine değerlendirme yapabilmek adına güç yükseltimini gündeme getirmişse de teknik açıdan bakıldığında elektrik hizmetinin verilememesinin normal elektriğin dahi sağlanamamasından kaynaklandığını, nitekim dava konusu taşınmazın bulunduğu binada meskenlere neredeyse bir yılı aşkın süre şantiye elektriği hizmeti sağlandığını, iş yerlerinde ise bu sürenin de aşıldığını, davalı kurumun master plan yapmadan üzerine planladığı yatırımların hiçbirini yapmaksızın tüketiciye kusuru yüklemesinin teknik açıdan sağlıklı bir değerlendirme olmayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlık maddi tazminatı istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
HMK’nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri, mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden ek rapor alabileceği, ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
Dava konusu somut uyuşmazlıkta, mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun değerlendirme, içeriği itibariyle yetersiz ve denetime elverişli olmadığı görülmüş olup hüküm kurmaya yeterli olmadığı görülmüştür.
Bu durumda mahkemece üç kişilik elektrik mühendisinden davacının elektrik enerjisi için yapmış olduğu başvuru ile elektriğin bağlandığı süre dikkate alınarak; elektrik enerjisinin hangi nedenlere dayalı olarak geç bağlandığı, elektrik bağlanmasına engel olan sebeplerin neler olduğu ve bu sebeplerin davalı yanca giderilmesi gerekiyor ise ne kadarlık makul süre içerisinde giderilmesi gerektiği hususları değerlendirilerek sonuç olarak elektriğin geç bağlanmasında davalının kusurlu olup olmadığı, davalı kusurlu ise elektrik bağlantısı için başvurulan süre ile elektriğin bağlandığı süreye göre makul elektrik bağlama süresini aşan sürenin ne kadar olduğu hususlarında, tarafların beyan ve itirazları dikkate alınarak tereddüte yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı ve açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve yasa yolu denetimine uygun bir rapor aldırılarak, varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Anlatılan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;
1)Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/11/2025 tarih ve 2022/817 Esas - 2025/887 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2)Açıklanan eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3)Ödenen istinaf karar ve ilam harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince ilgilisine iadesine,
4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine,
5)Artan istinaf gider avansının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine,
Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, HMK’nun 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 07/07/2026 günü oy birliği ile karar verildi.