Kayıt dışı akaryakıt satışları nedeniyle uygulanan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir ve geçici vergi tarhiyatına itirazda, Danıştay temyiz istemlerini reddederek kararı onadı.
Özet: Vergi inceleme raporuyla akaryıt satışlarının bir kısmını kayıt dışı bıraktığı tespit edilen davacı şirkete resen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici verginin kaldırılması istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin satış tutarları ve stoklardaki uyumsuzluklar, kayıt düzensizliği, aşırı yakıt satışları ve eksik belge ibrazı gibi gerekçelerle gelir vergisini hukuka uygun bulup geçici verginin mahsup dönemi geçtiğinden kaldırılmasına ve cezasının bir kata indirilmesine ilişkin kararı, tarafların istinaf ve temyiz itirazlarına rağmen üst mahkemelerce usul ve hukuka uygun bulunarak kesin olarak onanmıştır.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/8885 E.  ,  2025/2682 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/8885
Karar No : 2025/2682
TEMYİZ EDENLER :
1-(DAVACI) ...
VEKİLİ: Av. ...
2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, akaryakıt satışlarının bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda saptamaları içeren vergi inceleme raporu uyarınca 2016 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile aynı yılın Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacıdan Ba formuyla mal ve hizmet aldığını bildiren mükelleflerin alış tutarları ile davacı tarafından bildirilen satış tutarları ve stok hesaplarında yüksek tutarlı uyumsuzluklar bulunduğu, satış tutarlarının somut verilerle açıklanamadığı, araçların yakıt depo kapasitelerinin çok üzerinde yakıt satıldığı, defter ve belgelerin düzenli tutulmadığı, bazı dönemlere ilişkin ödeme kaydedici cihaz fişlerinin istasyonda kalan nüshası olan hafıza kayıt ruloları ile belgesiz alışların kaynağı olabilecek alış belgelerinin incelemeye ibraz edilmediği, bir kısım kayıt ve belgelerin yok edildiği yönündeki saptamalardan akaryakıt satışının bir kısmının kayıt ve beyan dışı bırakıldığı anlaşıldığından davacının bildirdiği karlılık oranı esas alınarak tespit edilen matrah üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı ve yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi kaldırılmış, geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ise bir kata indirilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, kaydi ve fiili envanter çalışması yapılmadığı, fire oranlarının dikkate alınmadığı, somut bir tespit olmaksızın eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak cezalı verginin salındığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 03/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.