Danıştay İncelemesi: KHK İle Kamu Görevinden Çıkarılan, Ankesörlü Telefon Ve Mahrem İmam İrtibatı Gerekçesiyle FETÖ/PDY Üyeliği İddiasıyla Göreve İade Başvurusunun Reddi Kararı.
Özet: Kamu görevinden 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilen ve göreve iade başvurusu, mahrem kişi ile ankesörlü telefon görüşmeleri ve henüz kesinleşmemiş silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyeti gibi gerekçelerle reddedilen davacının, bu ret işleminin iptali talebiyle açtığı davanın ilk derece ve bölge idare mahkemelerince onanması üzerine, masumiyet karinesi ve somut delil eksikliği iddialarıyla kararın bozulması için temyiz başvurusu yaptığı hukuki uyuşmazlık incelenmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/3640Karar No : 2025/12704TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) :... Bakanlığı / ANKARAVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarihli; E:..., K:... sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı, mahkumiyet kararının gerekçesinde; davacının kendisine ait olan ... nolu telefon hattı üzerinden kendisinden sorumlu mahrem kişi ile iletişim kurarak FETÖ/PDY terör örgütü faaliyeti olarak gizli toplantılar yaptığı, bu faaliyetlerini büyük bir gizlilik içinde yürüttüğü, yapılan aramaların genellikle aynı ankesör/sabit hatlardan olduğu, cep telefonlarının yaygın olduğu günümüzde ankesör aramalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının hakkında soruşturma yürütülen başka asker şahıslarla ardışık olarak aranmalarının da bulunduğunun belirtildiği Komisyon tarafından tespit edildiği, söz konusu tespitleri mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı; ayrıca ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...esas,... karar sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucunda Ceza Mahkemesi'nce, davacının; kendisine ait olan hattı üzerinden kendisinden sorumlu mahrem kişi ile iletişim kurarak örgüt faaliyeti olarak gizli toplantılar yaptığı, bu faaliyetlerini büyük bir gizlilik içerisinde yürütüldüğü, yapılan aramaların genellikle ankesör/sabit hatlardan olduğu, davacı hakkında soruşturma yürütülen başka asker şahıslarla ardışık araması olduğu tespit edilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın istinaf aşamasında olduğu, her ne kadar davacı, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını reddetmiş ise de, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibata gerekçe yapılabilecek delillere yönelik açıklamalar ve dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesi neticesinde davacının ileri sürdüğü hususlara itibar edilmeyerek, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiği ve FETÖ/PDY terör örgütü ile en az iltisak veya irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; hakkında verilen mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği, idarenin dayandığı sebebin gerçek olması, varlığının usulüne uygun olarak yapılan tespitlerle ortaya konulması gerektiği, masumiyet karinesinin, hakkaniyet ve hukuk devleti ilkelerinin ihlal edildiği, hiçbir somut delil ortaya konulmadan tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.08/07/2018 tarih ve 30472 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 701 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (Anayasa Mahkemesinin 09/11/2022 tarih ve E:2018/164, K:2022/134 sayılı kararıyla 7150 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir.Davacı, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmış, bu işleme karşı yapılan başvuru OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davanın reddine ilişkin temyize konu karara esas alınan ve davacı hakkında... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararında belirtilen "...Sanığın örgütsel amaçla ankesörlü hatlardan aranıp aranmadığın her türlü şüpheden uzak tespiti bakımından, HTS tespit ve analiz tutanağına göre sanık ile ardışık olarak arandığı tespit edilen Y.A., H.K., M.K., A.Ö. ve M.G. hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan devam eden soruşturma veya kovuşturmalar bulunup bulunmadığının tespit edilerek; var ise ilgili dosyaların incelenerek sanık hakkında aleyhe beyanda bulunup bulunmadıklarının araştırılarak mümkün olduğu takdirde ve gerektiğinde bu kişilerin usulüne uygun olarak tanık olarak dinlenilmesi; sanık hakkında Türkiye geneli HTS/büfe analiz raporları da temin edilip bu kapsamda ardışık aranan başkaca şahısların olup olmadığının araştırılarak başkaca asker şahıslarla ardışık olarak arandığı tespit edildiği takdirde, sanıkla birlikte aranan haklarında soruşturma ve kovuşturma bulunan şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilerek gerektiğinde bu kişilerin tanık sıfatıyla dinlenilmelerinden sonra tüm bu bilgi ve belgelerin CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup değerlendirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması..." gerekçesiyle bozulduğu, yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında devam ettiği görülmüştür.HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 701 sayılı KHK'nın 1. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır.Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün hatta olayın niteliğine göre gereklidir.Bununla birlikte, her ne kadar İdare Mahkemesince davacının mahkumiyetine ilişkin ceza mahkemesi kararı ve içeriğindeki tespitler gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de bu kararın yukarıda belirtilen Yargıtay 3. Ceza Dairesi kararında belirtilen gerekçeyle bozulduğu, ayrıca İdare ve Bölge İdare Mahkemesince davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı veya iltisakının bulunup bulunmadığına dair herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın karar verildiği görüldüğünden, Bölge İdare Mahkemesince; davalı idareye, davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için;"Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığından; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine,Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan; davacının, müflis Asya Katılım Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde) istenilmesine,Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının sorularak, var ise tespitine ilişkin belge ve raporların istenilmesine,Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) istenilmesine,İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine,Vakıflar Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine,... İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketinden; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin sorularak, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik yapılacak ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin yukarıda yer verilen bozma kararı üzerine davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı yargılamasının devam ettiği ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... esasına kayıtlı dosyadaki tespitlerin de araştırıldıktan sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 19/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.