Davacı şirketin kaçak elektrik kullanım tespiti iddiasına dayalı itirazın iptali davasında, ispat yükünün yerine getirilememesi nedeniyle davanın reddini onayan yargıtay kararı.
Özet: Elektrik dağıtım şirketinin, tesisinde kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebi, şirketin görüntü kaydı gibi yeterli delil sunamaması, kaçak tespitinin mevzuata aykırı bulunması ve alacağını ispat edememesi nedenleriyle ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesince reddedilmiş; bölge adliye mahkemesi ayrıca davalının kötü niyet tazminatı talebini de yasal koşulları oluşmadığı gerekçesiyle kabul etmeyerek her iki tarafın taleplerini geri çevirmiş; Yargıtay ise davacının kaçak kullanımı ispat edemediği ve mevzuat hükümlerine uyulmadığı gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1811 E., 2025/2244 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kızıltepe 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/2321 E., 2023/1696 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalıya ait tesiste müvekkili şirket çalışanları tarafından yapılan kontrollerde, kaçak elektrik kullanıldığının tespit edilerek kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini ve davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptalini ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını, davacı şirket tarafından düzenlenen tutanakların mevzuata aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirket tarafından icra takibine konu kaçak tespitine ilişkin görüntü kaydı sunulmadığı, 20.03.2023 tarihli müzekkere cevabında görüntü kaydının bulunmadığının bildirildiği, takibe konu tespitin mevzuata ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 42. ve 43. maddelerine aykırı olduğu, davacının alacağını ispat edemediği, davacının mevzuat uygulayıcısı olmasına rağmen eksik evrak ile tahakkuk ve takip yaptığı nazara alındığında tahakkuk ve icra takibinde kötü niyetli hareket ettiği gerekçesiyle; davanın reddine, kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat yükü üzerinde bulunan davacının, dava konusu alacağın dayanağı olduğunu ileri sürdüğü kaçak tespitlerini doğru bulgu ve belgelere dayandırmadığı, Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ancak davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacı şirket tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötüniyetle yapılmasının da şart olduğu, somut olayda davalının, davacı şirketin kötü niyetle takip yaptığını ispat edemediği, davalının yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken talebin kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkemece tüm deliller toplanmadan, yeterli ve gerekli değerlendirme yapılmadan soyut gerekçeler ile karar verildiğini, müvekkili şirket işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, icra takibine konu faturalar yönünden ayrı ayrı inceleme yapılmadığını, sırf görüntü kaydı alınmadı diye kaçak kullanımı yapılmadığı sonucunun çıkarılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, OSOS verilerinden usulsüz bir tüketim yapıldığının açıkça anlaşıldığını, davalının kesik olan enerjiyi yükümlülükleri yerine getirmeden açarak kaçak enerji tükettiğinin tespit edildiğini, kaçak tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge olduğunu, elektrik enerjisini ilgilendiren ve teknik bilgi gerektiren konuda keşif icra edilerek bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik faturalarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, Yönetmeliğin 43. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırmasının ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olmasına, ispat yükü üzerinde olan davacının, davalının kaçak elektrik kullandığını ispat edememesine, dava değerine göre belirlenen vekalet ücretinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.