Yargıtay 12. Ceza Dairesinin sahte belge kullanma suçunda zamanaşımı süresinin gerçekleşmesiyle kamu davasının düşürülmesine ilişkin kararı.
Özet: Sanık hakkında "sahte belge kullanma" suçlamasıyla açılan kamu davasında, yerel mahkemenin 2008 takvim yılına ait eylem için zaman aşımı gerekçesiyle verdiği düşme kararının hukuka uygun bulunarak onanmasına rağmen, 2009 ve takip eden takvim yıllarındaki aynı suça ilişkin hükmün de dava zamanaşımının dolması nedeniyle bozulmasına ve bu eylemler yönünden de kamu davasının düşmesine karar verilerek, sanığın tüm "sahte belge kullanma" suçlamalarından zaman aşımı nedeniyle yargılanma süreci sona ermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/698 E., 2021/817 K.SUÇ : Sahte belge kullanmaHÜKÜM : Düşme, mahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:A. Sanık Hakkında 2008 Takvim Yılında Sahte Belge Kullanma Suçu Yönünden Sanığın yargılama konusu 2008 takvim yılında sahte belge kullanma eylemi için, 213 sayılı Kanunu'nun 359/b maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un öngörülen zamanşımı süresinin, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve sanıklar hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden sonucu itibariyle doğru olan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,B. Sanık Hakkında 20 09... Takvim Yıllarında Sahte Belge Kullanma Suçu YönündenSuç tarihlerinin 25.01.20 10... .06.2010 olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı Kanunun 66/1. maddenin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihlerinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu, anlaşıldığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4 maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.04.2026 tarihinde karar verildi