Danıştaya taşınan, Boğaziçi Kanunu kapsamında kaçak yapıya verilen idari para cezasının, İmar Kanunu 42/ç maddesi gereği aykırılık giderildiğinde tahsil edilmeyeceği şartı belirtilmediğinden kısmen iptali kararı.
Özet: Davalı idare tarafından davacının taşınmazına izinsiz çelik konstrüksiyon yapı yapılması üzerine düzenlenen yapı tatil tutanağına istinaden kesilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararı karşısında, Bölge İdare Mahkemesi, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca verilen ilave para cezasının, aykırılık giderilmesi halinde tahsil edilmeyeceği yönündeki yasal koşulun idari işlemde açıkça belirtilmemesi nedeniyle encümen kararının bu kısmı yönünden iptaline hükmederken, diğer kısımlara yönelik istinaf başvurusunu reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/656Karar No : 2025/2985 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem : İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı davacının maliki olduğu taşınmaz üzerine, izinsiz ve kaçak olarak (18,00x13,50) metre ebatlarında beton dökülerek tek katlı çelik konstrüksiyon yapı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu hükümleri uyarınca düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ... no'lu yapı tatil tutanağının ve bu yapı tatil tutanağı esas alınarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya 299.504,90-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Encümeni kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararda; davaya konu taşınmazda davacının hissedar sıfatıyla malik olduğu ve dosya kapsamında yapıya ilişkin olarak diğer maliklerce verilmiş bir muvafakat belgesinin bulunmadığı, taşınmazın 22.07.1983 onanlı 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planı kapsamında bulunduğu, imar planında taşınmazın kısmen "Ağaçsız Mesire Alanında" kalan kısmının ise "yol" alanında kaldığı ve bu haliyle yapının ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı ayrıca yapının yapılaşmaya yasak alanda ve ruhsatsız olarak yapıldığı sabit olduğundan, yapıya ilişkin olarak belirlenen yapı sınıfı ve grubu ile hesaplanan temel para cezası ve artırım sebeplerinde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin (ç) bendi uyarınca belirlenen ilave para cezasına ilişkin olarak ise; aykırılıktan etkilenen alan olan 189 m² ile taşınmazın arsa rayiç değeri olan 1.465,59-TL'nin çarpımı sonucu bu bent kapsamında davacı hakkında 276.996,51-TL'lik ilave para cezası verildiği, dosya kapsamında bulunan arsa rayiç sorgulama belgesi uyarınca taşınmazın bulunduğu ...Caddesi 2020 yılı arsa rayiç değerinin idarece doğru olarak belirlendiği, aykırılığın davacı tarafça giderilmediği, yapının davalı idare tarafından 17.09.2020 tarihinde yıkıldığı hususları nazara alındığında, bu bent uyarınca verilen idari para cezasında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasına 7226 sayılı Kanunun 39. maddesi ile eklenen (ç) bendinde, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceğinin düzenlenmiş olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda, ilgililerin dava açma haklarını kullanabilmelerini sağlamanın ve belirlilik ilkesinin gereği olarak para cezasının ne şekilde hesaplandığının açık bir şekilde belirtilmesi suretiyle işlem tesis edilmesi, artırıma esas alınan alanın m2'sinin ve asgari metre kare birim değerinin dava konusu işlemde açıkça gösterilmesi ve yine karada verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezası tahsil edilmeyeceği hususunun da belirtilmesi gerektiğinin açık olduğu, uyuşmazlıkta, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezası tahsil edilmeyeceği hususunun dava konusu işlemde belirtilmediği görüldüğünden; dava konusu encümen kararının 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin (ç) bendi uyarınca verilen 276.996,51-TL'lik kısmında hukuka uyarlık, İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, dava konusu encümen kararının, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) fıkrası uyarınca verilen 276.996,51-TL idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, aynı Kanun maddesi uyarınca dava konusu encümen kararının 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) fıkrası uyarınca verilen 276.996,51-TL para cezasına ilişkin kısmı yönünden iptaline, diğer kısımlar yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Yapı tatil tutanağının bir suretinin muhtara bırakılmadığı, tutanağın ve yıkım kararının yasadaki usule uygun yapılmadığı, 1 aylık süre yerine kanuna aykırı olarak 15 günlük süre verildiği, para cezası hesabının hatalı yapıldığı, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI :Dava konusu encümen kararının davacıya tebliğine ilişkin yazıda, aykırılıkların 1 ay içerisinde giderilmesi halinde ilave para cezasının tahsil edilmeyeceği hususunun açıkça ifade edildiği, aykırılıkların uzun süre davacı tarafından giderilmediği, davalı idarece 17/09/2020 tarihinde yapının yıkıldığı, dava konusu işlemin usul ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.SAVUNMALARIN ÖZETİ : Taraflarca savunma verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, davalının temyiz istemi yönünden Üye ...'in, davacının temyiz istemi yönünden ise Üye ...'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 2. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2025 tarihinde, kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava, İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı davacının maliki olduğu taşınmaz üzerine, izinsiz ve kaçak olarak (18,00x13,50) metre ebatlarında beton dökülerek tek katlı çelik konstrüksiyon yapı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ... no'lu yapı tatil tutanağının ve bu yapı tatil tutanağı esas alınarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya 299.504,90-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 17.06.2020 tarih ve 2303-2337 sayılı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Encümeni kararının iptali istemiyle açılmıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede öngörülen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı belirtilmiş, a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için para cezası uygulanacağı, b) bendinde ise; mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verileceği hükme bağlanmış, c) bendinde, (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapı için hesaplanan para cezasına uygulanacak arttırım sebepleri sayılmış, 26/03/2020 tarih ve 31080 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7226 sayılı Kanunun 39. maddesi ile eklenen (ç) bendinde ise, bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının yukarıdaki bentlere göre verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği hükmüne yer verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin davacıya tebliğine ilişkin ... tarih, ... sayılı yazıda, söz konusu imara aykırılıkların tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde mezkur Kanun maddesi (3194 sayılı Kanununun 42. maddesinin ç bendi) gereği hesaplanan 276.996,51 TL ödenmeyecek olup 22.508,39 TL'nin ilgilisinden tahsil edileceği hususunun açıkça davacıya ihtar edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dosya kapsamında bulunan arsa rayiç sorgulama belgesi uyarınca taşınmazın bulunduğu ... Caddesi 2020 yılı arsa rayiç değerinin idarece doğru olarak belirlendiği, aykırılığın davacı tarafça giderilmediği, yapının davalı idare tarafından 17.09.2020 tarihinde yıkıldığı hususları nazara alındığında, bu bent uyarınca verilen idari para cezasında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu encümen kararının, 3194 sayılı Kanun maddesi uyarınca 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) fıkrası uyarınca verilen 276.996,51-TL para cezasına ilişkin kısmı yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmının bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluğun kararına bu kısım yönünden katılmıyorum. (XX) KARŞI OY Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrasında; "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." düzenlemesi öngörülmüştür. 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede öngörülen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı belirtilmiş, a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için para cezası uygulanacağı, b) bendinde ise; mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verileceği hükme bağlanmış, c) bendinde, (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapı için hesaplanan para cezasına uygulanacak arttırım sebepleri sayılmış, 26/03/2020 tarih ve 31080 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7226 sayılı Kanunun 39. maddesi ile eklenen (ç) bendinde ise, bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının yukarıdaki bentlere göre verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği hükmüne yer verilmiştir.Yukarıda yer alan düzenlemelere göre, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için ise 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca yapı maliyet birim fiyatları üzerinden temel ceza miktarının belirlenmesi gerektiği, bu miktarlar üzerinden; (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen nedenlerin bulunması halinde ayrı ayrı arttırım oranlarının hesaplanması ve bunların toplamlarının alınması, (ç) bendi uyarınca da aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası ilave edilmek suretiyle toplam ceza miktarının bulunacağı ve bulunan bu miktarın belediye encümeni tarafından para cezası olarak verileceği anlaşılmaktadır. "Belirlilik ilkesi", düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir. Belirlilik ilkesi gereği; idari yaptırımların belirli, açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.Para cezasına muhatap olan kişinin, hangi fiili sebebiyle ve hangi yasaya dayanılarak yaptırım uygulandığını, para cezasının nasıl belirlendiğini, sonuçlarını ve varsa hangi hallerde para cezasının tahsilinden vazgeçileceği hususlarını, yani para cezasının sebebini ve ne gibi sonuçları olduğunu bilmesi gerekir.3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca hesaplanarak yapı sahibi ve ilgililerine uygulanacak idari para cezası yaptırımlarında, söz konusu ilgililerin dava açma ve kanun yollarına başvuru haklarını sağlıklı bir şekilde kullanabilmelerini sağlamak ve aynı zamanda belirlilik ilkesinin gereği olarak para cezasının ne şekilde hesaplandığının dava konusu işlemde veya bunun davacıya tebliğine ilişkin işlemde açık bir şekilde belirtilmesi suretiyle işlem tesis edilmesi gerektiği açıktır. Dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerine, ruhsatsız olarak (18,00x10,50) metre ebatlarında beton dökülerek tek katlı çelik konstrüksiyon yapı yapıldığı 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu hükümleri uyarınca ...tarih ve ... sayılı ... No'lu yapı tatil tutanağı ile tespit edildiğinden bahisle, anılan tutanağa istinaden ... tarih ve... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Encümeni kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca 299.504,90-TL davacıya idari para cezası verildiği, anılan encümen kararının Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nün ... tarih, ... sayılı yazısı ekinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine, anılan yapı tatil tutanağı ve encümen kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, gerek davacıya verilen idari para cezasına ilişkin dava konusu encümen kararında, gerekse, encümen kararının davacıya tebliğine ilişkin ... sayılı yazıda, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca davacıya verilen imar para cezasının ne şekilde hesaplandığına ilişkin herhangi açıklama yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda, davacının dava açma ve kanun yollarına başvuru hakkını sağlıklı bir şekilde kullanabilmesi ve aynı zamanda belirlilik ilkesinin gereği olarak para cezasının ne şekilde hesaplandığı belirtilmeksizin tesis edilen dava konusu encümen kararında hukuka uyarlık bulunmamakta olup işlemin bu yönden iptali gerektiğinden, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu yönden bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluğun kararına katılmıyorum.