Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin ticari çekin istirdadı davasında zorunlu arabuluculuk dava şartı eksikliğiyle ilgili ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, kargodan davacıya ulaşmadan önce kötü niyetli bir şekilde ele geçirildiği iddia edilen 1.798.000 TLlik ticari bir çekin istirdadı davasında, ilk derece mahkemesinin zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle davayı usulden reddetmesi üzerine yapılan istinaf başvurusunu değerlendirmektedir; istinaf incelemesinde, 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesindeki değişiklik uyarınca, konusu bir miktar para olan istirdat davalarının dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmayı zorunlu kılan dava şartı kapsamında olduğu ve dolayısıyla ilk derece mahkemesinin kararının hukuka uygun olduğu tespiti yapılmıştır.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1762
KARAR NO : 2026/1375
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :26/08/2025
NUMARASI :2025/574 Esas - 2025/539 Karar
DAVACI :... - ...
VEKİLİ :Av. ... - ...
DAVALI :... - ...
VEKİLİ :Av. ... - ...
DAVA :İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :07/08/2025
KARAR TARİHİ :08/07/2026
KR. YAZIM TARİHİ :20/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı Vertu Duvar Kağıtları Üretim A.Ş. firması ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkiye binaen yukarıda konu kısmında bilgileri belirtilen çekin, lehtarı davacı firma BFK Boya Kimya Teks. San ve Tic. Ltd. Şti. olarak keşide edilmiş lehtar olan davacı firmaya gönderilmek üzere kargoya verildiğini ancak dava konusu çek kargo davacı firmaya gelmesine rağmen çekin kargo poşetinden alındığının anlaşıldığını, davanın kabulü ile düzenleyeni Vertu Duvar Kağıtları Üretim A.Ş. olan, 1.798.000,00-TL bedelli, 07/05/2025 ileri düzenleme tarihli, C1 ... çek numaralı Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. Gaziantep Ticari Merkez Şubesine ait çekin kötüniyetli hamil davalıdan istirdatı ile meşru hamil davacı firmaya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... 6102 Sayılı Kanun'un 5/A.-1 ve HMK nın 115/2 maddeleri gereğince, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılan davanın TTK'nın 792. vd. maddelerince açılmış çek istirdat davası olup, zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/08/2025 tarih, 2025/574 Esas - 2025/539 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; TTK'nın 792 maddesi uyarınca açılmış çek istirdadı davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı, Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. Gaziantep Ticari Merkez Şubesine ait C1 3387839 seri no'lu, 07.05.2025 ileri düzenleme tarihli, 1.798.000,00-TL bedelli çekin meşru hamilinin kendisinin olduğunu, iradesi dışında elinden çıktığını ileri sürerek, çeklerin meşru hamilinin kendisi olduğuna ve çekin istirdadına karar verilmesini talep ettiği, Mahkemece, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.
Ticari davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle bu fıkrada yer alan ''paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında'' ibaresi ''para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında'' şeklinde değiştirilmiştir.
01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanunun 31. maddesi ile değişik TTK'nın 5/A maddesinin son hali "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olmuştur.
Eldeki dava, 07.08.2025 tarihinde açılmıştır.
Bu yasal düzenlemeler gereğince, dava şartı arabuluculuk kapsamında kalan ticarî davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir.
Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK'nın 115. madde hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, HMK'nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin 115. maddesi hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Somut olayda; 7445 sayılı Kanunun 31. madde hükmü ile TTK'nın 5/A hükmünde değişiklik yapıldığı, davanın çek istirdadı istemine ilişkin olduğu ve mutlak ticari dava olduğu, konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren çek istirdadı davasının da 01.09.2023 tarihinden itibaren dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu, dava konusu çekin üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği, davanın konusunun bir miktar para olduğu anlaşıldığından, arabuluculuk yoluna başvurmadığı sabit olan davacı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. (Benzer şekilde Yargıtay 11. HD'nin 2025/5088 Esas ve 2026/1799 Karar sayılı, 2025/4521 Esas ve 2026/1193 Karar sayılı ilamları)
Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; taraflar ile vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile kalan 116,60-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın dairemizce taraflara tebliğine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/07/2026
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
*Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*