Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinden, ticari işyeri teslimindeki gecikmeden doğan ve ekonomik koşullar nedeniyle uyarlanması istenen gecikme tazminatına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bir kooperatif üyesi, 2016 tarihli sözleşmeyle sahip olacağı ticari işyerinin teslim edilmemesi nedeniyle ödenen ve enflasyon ile oluşan kayıplar karşısında yetersiz kalan gecikme tazminatının uyarlanarak artırılması talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi, tazminat miktarını arabuluculuk sonrası 13.108,35 TL olarak belirleyerek kısmen kabul etmiş; davalı kooperatif ise istinaf başvurusunda, cezai şartın alacaklı tarafından uyarlanamayacağını, maktu gecikme cezasının artırılamayacağını ve kooperatif ortakları arasındaki eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2025/422 KARAR NO : 2026/1418T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 04/02/2025NUMARASI : 2024/182 Esas - 2025/60 KararDAVACI : ... (...) ...VEKİLİ : Av. ... - ...DAVALI : ... - ...VEKİLİ : Av. ... - ...DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 05/04/2024KARAR TARİHİ : 09/07/2026KR. YAZIM TARİHİ : 09/07/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında 08/11/2016 tarihli Ticari İşyerleri Ortakları Sözleşmesi başlıklı sözleşme akdedildiğini, işbu sözleşme uyarınca davalı kooperatifin kendisine ait S.S. Başiskele Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Ticari Bölüm iş yerlerinin bulunduğu sanayi sitesinin orta kuzey bölümü 33. Blok (B-Blok) 4 nolu 93 m2 alandan oluşan iş yerinin işletmesini yapıyı tamamlayıp işletmek üzere müvekkiline devredeceğini, kooperatifin iş yerini müvekkiline halen teslim edemediğini, bu sebeple 2018'den beri sözleşmede belirtilen iş bu gecikme tazminatını ödediğini, söz konusu gecikme tazminatına 2018 yılında 500,00 TL olarak başlandığını, yıllar içerisinde arttırılarak en son 2023 yılının haziran ayında 1.630,00 TL ödenmiş, 2023 temmuz ayından sonra ise hiçbir ödeme yapılmadığını, söz konusu bedelin, emsal kira bedelleri, paranın alım gücünde ki değişmeler, enflasyon ve diğer şartlar değerlendirildiğinde oldukça düşük kaldığını, müvekkilinin bu yerin sahibi ve işleteni olmak amacıyla 2016 yılında toplam 197.400,00 TL ödeme yaptığını, bu miktarın o günün koşulları değerlendirildiğinde oldukça yüksek bir miktar olduğunu, böyle bir yatırım ve ticari ilişkiye giren müvekkili söz konusu yapı teslim edilmiş olsa idi belki de bugün kazancı aylık 30.000,00 TL'ye ulaşacağını belirterek, müvekkiline en son ödenen aylık 1.630,00 TL gecikme tazminatının uyarlanarak arttırılmasına ve arabuluculuk son tutanağının imza tarihinden itibaren başlamak üzere aylık 15.000,00 TL olarak belirlenmesine, her yıl üfe/tüfe oranında arttırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:İlk derece mahkemesince; "...1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,Davacı ile davalı SS Başiskele Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi arasındaki 08/11/2016 tarihli ticari işyerleri ortaklıkları sözleşmesinden kaynaklanan aylık gecikme tazminatının arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih olan 27.03.2024 tarihinden itibaren 13.108,35-TL olarak TESPİTİNE2-Fazlaya ilişkin talebini REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, sözleşme gereği cezai şart bedeli alacaklısı olduğu beyanı ile, sözleşmenin uyarlanmasını talep ettiğini, oysa ki uyarlama davasının alacaklı değil, borçlu tarafından açılabileceğini, maktu olarak belirlenen gecikme cezasının arttırılmasının, uyarlanmasının hukuken mümkün olmadığını, ayrıca kooperatif ortakları arasında kanunen sıkı sıkıya korunmak zorunda olan eşitlik ilkesine aykırı şekilde ve sadece davacı için farklı bir cezai şart bedeli belirlemenin, diğer ortaklar ile davacı arasında korunması gereken eşitliğin ihlali ve ortadan kalkması anlamına geleceğini, ayrıca somut ve tatmin edici emsallere dayanmayan hesaplamaların da kabulünün mümkün olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; enflasyon sürecinin oldukça keskin sonuçlar oluşturduğunu, davacının bu süreçte hali hazırda kar elde etmeye çalışması gerekirken borcun ifa edilmemesi sebebiyle zarara uğramış olup uygulanan cezai şartın günümüz koşullarını karşılamadığından artırılmasını talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu; her ne kadar, gecikme tazminatında artışlar yapılmışsa da, söz konusu artışların da güncel rayicin oldukça altında olan ve davacının uğradığı zararı karşılamaktan oldukça uzak olan sembolik miktarlar olduğunu, içinde bulundukları, hızlı değişen ve gelecekte ne olacağı öngörülemeyen ekonomik koşullar altında davacının uyarlama talebinin reddinin, hakkaniyete aykırı olacağını, dosyadaki bilirkişi raporu ve tüm delillerin, taleplerinde haklı olduklarını gösterdiğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/02/2025 tarih, 2024/182 Esas - 2025/60 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; davalı kooperatif ile davacı kooperatif üyesi arasında ticari işyerleri ortaklıkları sözleşmesinden kaynaklanan aylık gecikme tazminatının arabuluculuk başvuru tarihi itibariyle uyarlanması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Eldeki davada; davalı kooperatif ile davacı kooperatif üyesi arasındaki 08.11.2016 tarihli 197.400,00-TL bedelli "Ticari İşyerleri Ortakları İçin Sözleşmedir" başlıklı davalı SS Başiskele Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi tarafından sitenin orta kuzey bölümü 33. Blok (B-Blok) 4 işyerinin davacıya yapılarak teslim edileceğine ilişkin sözleşme akdedildiği, iş yerinin belirlenen tarihte teslim edilmemesi nedeniyle 2018 yılı için aylık 500,00 TL bedel ödemeye başladığı, bu ödemesini 2019 yılında 600,00 TL, 2020 yılında 730,00 TL, 2021 yılında 830,00 TL, 2022 yılında 1.050,00 TL, 2023 yılında 1.630,00 TL olmak üzere toplam 57.950,00 TL tutarında tazminat ödemesi (son ödeme Mayıs 2023 dönemi için) yaptığı, yerinde yapılan incelemede sözleşme konusu bağımsız bölümün yapımına ilişkin inşaat faaliyetinin bulunmadığı ve iş yerinin davacıya teslim edilmediği uyuşmazlık konusu değildir.Mahkemece GDU bilirkişi ile kooperatifler hukukunda uzman bilirkişisinden oluşan bilirkişi kurulunun 10.12.2024 tarihli raporlarında; davacının, davalı kooperatifin 581 nolu üyesi iken 02.10.2015 tarihli "Ticari İşyeri Ortakları Sözleşmesidir" başlıklı dosyada yer alan 2 sahifelik sözleşme ile mevcut Başiskele Küçük Sanayi Sitesinin Orta bölümünde yapım kararı alınan Ticari işyerlerinden 33 blok ( B Blok) 4 nolu 93 m2 işyerinin toplam 197.400,00 TL bedel ile ortaklık tesisi ile satın aldığı peşinat ve taksitli ödemelerinin tamamladığı, davalı kooperatifin ticari iş yerlerinin yapımını fiilen gerçekleştirmediği, sözleşmenin kooperatifin sorumlulukları başlıklı hükmü gereğince 2018 yılı için aylık 500,00 TL bedel ödemeye başladığı, bu ödemesini 2019 yılında 600,00 TL, 2020 yılında 730,00 TL, 2021 yılında 830,00 TL, 2022 yılında 1.050,00 TL, 2023 yılında 1.630,00 TL olmak üzere toplam 57.950,00 TL tutarında tazminat ödemesi (son ödeme Mayıs 2023 dönemi için) yaptığı, bu iş yerine benzer konumda ki 2 ayrı ticari işyeri içinde benzer sözleşmeler ile aynı tutarlarda gecikme bedeli ödendiği, davalı kooperatifin üyelik sözleşmesinde yer alan gecikmeye bağlı aylık bedel ödemesinin 2017 yılı sonrası nasıl uygulanacağına dair sözleşmede hüküm bulunmadığı, yıl bazında yapılan artış oran ve rakamlarının hangi usulde hesaplandığının tespit edilemediği, ayrıca Haziran 2023 dönemi itibariyle son verilen tazminat ödemeleri için herhangi bir Genel Kurul veya Yönetim Kurulu Kararı alınmadığı, dava konusu aynı olup kesinleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/57 Esas dosyasında verilen 2023/685 nolu karar hükmü dikkate alınarak yapılan emsal kira hesaplamasına göre iş bu dosyada ki 93 m2 iş yerinin 05.04.2024 dava tarihi itibariyle tazminata esas asgari kira bedelinin 9.657,12 TL olacağı, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişiliğince yapılan inceleme ve değerlendirmede teslim edilemeyen 93 m2 işyerinin 05.04.2024 dava tarihi itibariyle (Arabuluculuk son tutanağı 27.03.2024) emsal kira bedelinin 13.108,35 TL olabileceği belirtilmiş, Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının gecikme tazminatı isteyip isteyemeyeceği ve sözleşmede belirtilen gecikme tazminatının uyarlanmasının gerekip gerekmediği noktasındadır.Uyuşmazlığın çözümü için kooperatif ve ilgili kavramlar ile yasal düzenlemeler hakkında bir kısım açıklamalar yapılması gerekmektedir.Yargıtay HGK, 06/03/2024 tarih, 2023/6-71 E., 2024/156 K. Sayılı kararında aynen;"Kooperatif, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 1 inci maddesinde; “Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklar” şeklinde tanımlanmıştır. Kooperatiflerin esas amacı "sağlamak ve korumak"tır. Bu amaç ortakların belirli ekonomik menfaatlerine yönelik olabileceği gibi "ortakların özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçları"na yönelik de olabilir. Ortakların belirli ekonomik menfaatlerinden anlaşılması gereken kooperatifin amacının net bir şekilde ortaya konulması gerektiğidir. Kooperatifin amacının "kâr elde edip ortaklara dağıtmak" olmadığını belirtmekte fayda vardır. Bu bağlamda "gelir gider farkının ortaklar arasında bölüşülmesi (Kooperatifler Kanunu m. 38/II)" kooperatifin kâr elde ettiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Amaç unsurunun kooperatifi diğer ticaret şirketleri ile derneklerden ayırdığını da belirtmek gerekir. Kooperatifin amacı ortaklarının ekonomisini geliştirmek, sağlamak ve korumaktır. Oysa diğer ticaret şirketlerinde amaç kâr elde edip ortaklara dağıtmaktır. Kooperatif amacını ortaklarının iş gücü ve parasal katkıları ile karşılıklı yardım, dayanışma ve kefâlet araçlarını kullanarak gerçekleştirir. Söz konusu katkı yalnızca iş gücü veya yalnızca parasal olabileceği gibi hem iş gücü hem de parasal olabilecektir (Özge Örnek: Yargıtay Kararları Işığında Kooperatif Ortaklarının Hakları, Yükümlülükleri ve Sorumlulukları, Ankara 2020, s. 4 ilâ 6).Türk Hukuk Lûgatında da kooperatifin Kanun’da düzenlenen tanımı aynen muhafaza edilmiş; kooperatiflerin amaçlarına ve ortaklarının niteliklerine göre “tüketim kooperatifi”, “üretim kooperatifi”, “kredi kooperatifi”, “yapı kooperatifi” gibi çeşitli adlarla çalıştıkları belirtilmiştir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 712). Gerçek ve tüzel kişiler, ekonomik menfaatlerini ve ihtiyaçlarını sağlayıp korumak amacıyla kooperatiflere ortak olurlar. Bu amacın gerçekleştirilmesi doğrultusunda ortaklara katılma hakları, koruyucu haklar, malî haklar ve belli sayıda ortağın kullanabileceği haklar şeklinde birtakım haklar tanınmış, yükümlülük ve sorumluluklar getirilmiştir. Her ortağın sermaye payı taahhüt etme ve ödeme, aidat borçlarını zamanında ve eksiksiz ödeme, kooperatif ana sözleşmesinde hüküm bulunması hâlinde ve bilanço açıklarının kapatılması için ek ödeme yükümlülüğü ve sır saklama yükümlülüğü vardır.Kooperatif ortakları arasında hak ve borçlar bakımından "eşitlik ilkesi" esastır. Söz konusu ilkenin dayanağı Kooperatifler Kanunu’nun 23 üncü maddesi olup, anılan düzenlemeye göre ortakların hak ve vecibelerde eşitliğinin emredici nitelikte olduğunu belirtmek gerekir. Öte yandan ortaklar bakımından geçerli olan ve öğretide "açık kapı ilkesi" olarak kabul edilen ilke uyarınca ortaklık şartlarını taşıyan ve kooperatife ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler kooperatife girmekte serbest olduğu gibi kooperatiften çıkarken de serbesttir. Kooperatiflerde ortaklık sıfatını kazanan herkesin, açık kapı ilkesi gereğince kooperatiften çıkma hakkı olduğu gibi ana sözleşmede açıkça belirtilmiş olan nedenlerle ortağın çıkarılmasına (ihracına) karar verilmesi de mümkündür. Kooperatifler, açık kapı ilkesine göre gerek ortaklığa girerken ve gerekse ortaklıktan çıkarken üyelerine serbestlik tanımakta, "eşitlik ilkesi" uyarınca da tüm ortaklarını hak ve yükümlülüklerde eşit tutmaktadır." şeklindeki ilamı ile kooperatifin türü, türüne göre amacı ve ortakların kooperatifle ilişkileri hakkında açıklamalar yapmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 23. maddesi hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumda olup yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi icap etmektedir. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsemedikçe 1163 sayılı Yasa'nın 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz. (Yargıtay 6. HD'nin 2025/3399 Esas ve 2025/4458 Karar sayılı ilamı)Eldeki uyuşmazlıkta, davalı kooperatifin yapı kooperatifi olduğu ve ana sözleşmenin 6. maddesinde kooperatifin amaç ve faaliyetleri düzenlenmiştir. Yine ana sözleşmenin 7, 8 ve 9. maddesinde kooperatif sermayesi, 59-65. maddelerinde arsa ve işyerlerinin alımı, inşası ve üyelere teslimi, ana sözleşmenin 67 vd. maddelerinde de hesap dönemi ve bilançoya ilişkin hükümler düzenlenmiştir.Bu belirlemelerden sonra eldeki uyuşmazlık incelendiğinde; öncelikle kooperatifin amacı ile ana sözleşme gereğimce amacın gerçekleştirilmesi için kooperatif gelirlerinin neler olduğunun belirlenmesi, bu anlamda üyelerin aidat ödemeleri ile yan yükümlülükler dışında bir geliri olup olmadığı (ticari faaliyet geliri, kira geliri vs.), kooperatifin kaç üyesi olduğu, üyelerin sermaye koyma borçları ile aidat borçlarını ödeyip ödemediğinin belirlenmesi gerekir. Diğer yandan, eldeki davanın davacısı ile Dairemize istinaf incelemesi için gelen diğer davalardaki davacılar dışında kaç üyenin bulunduğu, her bir üyenin kooperatif üyelik sözleşmelerinin nitelikleri, sermaye ve aidat ödeme borçlarının bulunup bulunmadığı ve kaç üyenin daha gecikme tazminatı aldığı veya bu yönde dava açtığının da belirlenmesi gerekir. Kooperatifin üyelerin sermaye koyma ve aidat ödeme borçları dışında bir geliri olmadığı ve bilançoya göre maddi duran varlığı bulunmadığı taktirde üyelerin kooperatifin borçlarından da sermaye payı ve aidat miktarı kadar sorumlu olmaları nedeni ile her bir üyenin kooperatifin hem borçlusu hem de alacaklısı duruma gelmesi olasılığı bulunmakta olduğu gibi, bir kısım üyelerin, gecikme tazminatı alan üyeleri finanse etmesi gibi bir durum da ortaya çıkabilecektir. Bu durum ise yukarıda açıklandığı üzere 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 23. maddesinde karşılığını bulan ortakların eşitlik ilkesinin ihlaline neden olacaktır.Bu açıklamalardan sonra eldeki dava incelendiğinde, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde açıklanan ilkeler kapsamında bir araştırma ve değerlendirme olmadığı görülmekle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir. Bu durumda ilk derece mahkemece yapılması gereken iş; kooperatif üye sayısının üye kayıt defterine göre belirlenmesi, gecikme tazminatı alan ve almayan üyelerin sayısı ile banka ve kooperatif kayıtlarına göre bugüne kadar ödenen gecikme tazminatı miktarının belirlenmesi, kooperatif gelirlerinin nelerden ibaret olduğunun belirlenmesi, bu aşamadan sonra kooperatifler konusunda uzman bir bilirkişisinin de katılımı ile önceki heyetten, kaldırma kararında belirtilen hususlar ile özellikle 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 23. maddesinde karşılığını bulan ortakların eşitlik ilkesi gözetilerek taraf ve mahkeme denetimine uygun ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/02/2025 tarih, 2024/182 Esas - 2025/60 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edenlere iadesine,5-İstinaf edenler tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.09/07/2026 ...Başkan ... ¸e-imzalıdır...Üye ...¸e-imzalıdır ...*Üye ...¸e-imzalıdır ...Katip ...¸e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*