Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi, karşılıksız çekten doğan ticari alacak sebebiyle talep edilen ihtiyati haczin reddi kararının istinaf incelemesini yaptı.
Özet: Süregelen ticari ilişki kapsamında borçlu tarafından verilen 263.575,67 TL bedelli çekin karşılıksız çıkması üzerine, alacaklının borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması talebinin ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine, alacaklı vekilinin teminat yatırma süresinin belirsizliğini ileri sürerek yaptığı istinaf başvurusu doğrultusunda dosyanın, ihtiyati haciz şartları ve ilgili kanun hükümleri çerçevesinde üst mahkeme tarafından incelenmekte olduğu görülmektedir.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1159 - 2026/1442

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1159
KARAR NO : 2026/1442
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/03/2026
NUMARASI : 2026/128 D.İş Esas - 2026/145 D.İş Karar
İHTİYATİ HACİZ
TALEP EDEN : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : ...
TALEP TÜRÜ : İhtiyati Haciz
TALEP TARİHİ : 23/03/2026
KARAR TARİHİ : 09/07/2026
KR. YAZIM TARİHİ : 09/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Talep eden vekilinin talep dilekçesinde özetle; talep eden ile borçlu arasında süreklilik arz eden endüstriyel hammadde tedarik ve satışına dair ticari ilişki bulunduğunu, işbu ticari ilişki kapsamında borçlu tarafından talep edene Halkbank Kemalpaşa Org. San. Böl. İzmir Şubesinden verilme, ... no.lu, 26.09.2025 keşide tarihli, 263.575,67 TL bedelli çekin keşide edildiğini, talep konusu çekin süresinde bankaya ibraz edildiğini ancak karşılığının bulunmaması nedeniyle “karşılıksızdır” işlemi yapıldığını, bu hususun banka tarafından düzenlenen karşılıksızdır işlemi belgesi ile sabit olduğunu, çekin karşılıksız çıkması nedeniyle talep edenin 263.575,67 TL asıl alacak ve ferileri yönünden borçludan alacağı doğduğunu, buna rağmen borçlu ödeme yapmaktan imtina ettiğini beyan ederek; borçlunun 263.575,67 TL asıl alacağına vade tarihinden itibaren işlemiş ve takip tarihinden sonra işleyecek ticari temerrüt faizi ile borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-İhtiyati haciz talebinin REDDİNE ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; teminatın yatırılması için tahsilat fişinde süre belirlenmediğini, hangi sürede teminat yatırılması gerektiğinin talep eden tarafça anlaşılmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Karşı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2026 Tarih - 2026/128 D.İş Esas - 2026/145 D.İş Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
İhtiyati haciz talep eden vekilince sunulan talep dilekçesinde özetle; taraflar arasında süregelen ticari ilişki kapsamında verilen 263.757,67 bedelli çekin süresinde bankaya ibraz edilmesine rağmen karşılıksız çıktığını, bu nedenle çek bedeli ve fer'ilerinden kaynaklanan alacağın doğduğunu belirterek, alacağın tahsilini güvence altına almak amacıyla borçlunun menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasının talep edildiği, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, verilen karar karşı talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; ihtiyati haciz, 6100 sayılı HMK'nın 406-(2) maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde:
“Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklinde düzenlenmiştir.
Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.
Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur.
Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyat haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyati haciz isteyebilir.
Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.
Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; 2004 sayılı İİK’nın 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.
2004 sayılı İİK'nın 258-(1) maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi yaklaşık ispat yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir.
2004 sayılı İİK'nın İhtiyati hacizde teminat başlıklı 259. maddesi ise;
"İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeye mecburdur.
Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.
Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder.
Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür." şeklindedir.
Eldeki uyuşmazlıkta; davacının, karşılıksız çıkan çeke dayalı alacağının tahsilini güvence altına almak, karşı tarafın mal kaçırma ihtimalini önlemek ve ileride hükmedilecek alacağın tahsilinin imkansız hale gelmesini engellemek amacıyla karşı taraf adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 258/3 . Maddesi uyarınca ihtiyati haciz talebinin reddi halinde mahkemece, istemin reddine ilişkin kararın gerekçeli olarak yazılması gerektiğinin belirtilmiş olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince bu emredici düzenlemeye uygun şekilde yeterli ve denetime elverişli olacak şekilde gerekçe oluşturulmaksızın karar verildiği anlaşılmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekirse mahkemece verilen kararın bu haliyle usul ve yasaya uygun olmadığı değerlendirilmiştir.
Yine, somut olayda, ihtiyati haciz talebine konu çek aslının dosyaya sunulmasından sonra ilk derece mahkemesince teminatın tahsiline yönelik tahsilat fişi düzenlenerek talep edenden teminat yatırlamasının beklenildiği, ancak daha sonra teminatın süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Oysa, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 259/1. Maddesi uyarınca teminat, ihtiyati haciz talebinin kabulü halinde alınacak olup, aynı Kanunun 260. Maddesi gereğince de alınacak teminatın miktarı ve kapsamının ihtiyati haciz kararında açıkça gösterilmesinin zorunlu tutulduğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince, teminata ilişkin bu yasal usul izlenmeden ve teminat miktarı ihtiyati haciz kararında belirlenmeksizin, başka bir söyleyişle ihtiyati haciz kararı verilip teminat miktarı gösterilmeksizin, henüz bir karar verilmediği aşamada yalnızca teminatın yatırılmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesi anılan emredici hükümlere açıkça aykırıdır.
Bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın belirtilen bu nedenlerle kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebi hakkında yukarıda açıklanan hükümler uyarınca olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir.
Karar başlığında; talep edenin adresinin yazılmaması 2004 sayılı İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Talep edenin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,
a-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2026 Tarih - 2026/128 D.İş Esas - 2026/145 D.İş Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
09/07/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*