Müşterek muristen intikal eden 2/b niteliğindeki Hazine taşınmazı üzerindeki kullanıcı şerhinin iptali ve mirasçılar adına hisseleri oranında tescili istemli davanın temyiz incelemesi.
Özet: Hazine adına tespitli ve 2/b statüsündeki bir taşınmazda, mevcut kullanıcı şerhinin iptali ile müşterek muristen intikal iddiasına dayanarak tüm mirasçılara miras payları oranında kullanıcı şerhi verilmesi talepli davada, ilk derece mahkemesi hem davacıların hem de davalıların taşınmazı kullandığını ve ortak muristen geldiğini belirleyerek davanın kısmen kabulüne karar vermiş, taşınmazın belirli kısımlarına farklı mirasçı ve kullanıcılara payları oranında şerh düşülmesine hükmetmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi de davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı ve ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularını reddederek bu kararı onamıştır.
8. Hukuk Dairesi         2024/4014 E.  ,  2026/1865 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/2178 E., 2024/944 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/386 E., 2021/88 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, ............ ili ........... ilçesi ............... Mahallesi çalışma alanında bulunan 12... parsel sayılı 5.111,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, kadastro tutanağının beyanlar hanesine" 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz üzerindeki bahçe ve binanın ... kullanımında bulunduğu" şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 12... parsel sayılı taşınmazın müşterek muristen intikal ettiğini ve tüm mirasçıların kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak davalılar adına olan kullanıcı şerhinin iptali ile tüm mirasçılara miras payı oranında kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde davacıların kullanımı olmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "gerek dinlenen taraf tanıkları gerekse alınan mahalli bilirkişi beyanları ile dosyaya getirtilen mahkeme dosyaları bir bütün olarak ele alındığında dava konusu taşınmazda hem davacıların hemde davalıların kullanımı olduğunun sabit olduğu, bir çok tanık beyanlarının da aynı yönde birbirleri ile örtüştüğü, yapılan değerlendirme sonucunda dava dilekçesine konu edilen taşınmazın tarafların ortak murislerinden geldiği ve taşınmaz üzerinde tarafların her birinin eşit koşullarda fiili kullanımları olduğu hususunda Mahkememizde kanaat oluşmuş, ancak kardeş ...'nın dava açmadığı, bu nedenle kendisine düşecek 1/6 pay ... ve ... uhdesinde bırakılarak bu davalılara 1/4'er (1/6+1/12) pay şeklinde tespitine, davacılara ise 1/6 pay şeklinde tespitine karar vermek gerekmiş" gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ....... ili ........... ilçesi ............... Mahallesi ............. mevki 12... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki, fen bilirkişisinin 10.12.2012 tarihli raporunda kroki-2 de belirtilen (A) harfi ile gösterilen mavi renkli kalem ile taralı 216.15 metrekare alanın İbrahim oğlu ............. kullanımındadır, sarı renkli kalemle taralı (B) harfiyle gösterilen 290,82 metrekarelik kısım .............. kullanımındadır, geriye kalan fen bilirkişisi................ 17.10.2014 tarihli krokili raporunda (C) harfiyle gösterilen 4.603,96 metrekarelik alan ve üzerindeki bir adet evin 1/2 si ..., 1/2 si ...'nın kullanımındadır şeklindeki şerhin iptali ile yerine dava konusu 12... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki fen bilirkişisinin 10.12.2012 tarihli raporunda kroki -2 de belirtilen (A) harfiyle gösterilen mavi renkli kalem ile taralı 216. 15... alanın ............ oğlu ............. sarı renkli kalemle taralı (B) harfi ile gösterilen 290,82 metrekarelik kısım .... oğlu .... ......... kullanımındadır. Geriye kalan ve fen bilirkişisi .......... 07.03.2019 havale tarihli krokili raporunda (C) harfi ile gösterilen 4.603,96 metrekarelik alan ve üzerindeki bir adet evin 1/6'sı davacı ..., 1/6'sı davacı ..., 1/6'sı davacı ...'nın, 1/4'ü davalı ... ve 1/4'ü ...'nın kullanımındadır şeklinde şerh düşülmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın 2/B vasfıyla Hazine adına tescil edildiği, kadastro tespit tarihine göre davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif alınan bilirkişi ve taraf beyanlarına göre davacıların davaya konu ettikleri taşınmaz kısmının ortak murislerinin kullanımda iken onun ölümü ile tüm mirasçıları tarafından kullanımının devam ettiği tespit edilmekle İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmamıştır." gerekçesiyle davacılar vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Hazinenin mülkiyetinde olan dava konusu taşınmazın işgalcisi konumunda olduğunu beyan eden davacıların beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi hususunda güncel hukuki yararları bulunmadığını, keşif, bilirkişi raporları ve dinlenen tanık anlatımlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacıların dava konusu taşınmazda kullanım hakları olup olmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında; temyiz edenin sıfatı ve temyiz nedenlerine göre, kamu yararı aleyhine bir durum da mevcut olmadığından, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.