Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, motosiklet sürücüsünün yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasında kusur tespiti ve çelişkili beyanlar üzerine açılan ölüm ve cismani zarar tazminat davası.
Özet: Bu hukuki metin, 2019 yılında motosiklet kazasında yaralanan ve kalıcı sakatlık yaşayan davacının, seyir halindeyken arkadan gelen bir aracın kornasıyla panikleyerek veya bir dolmuşun teması sonucu dengesini kaybedip düşmesi iddiasıyla açtığı tazminat davasını ele almaktadır; davacının olayın oluş şekli hakkında verdiği çelişkili ifadeler — başlangıçta korna çalınmasıyla panikleyip düşme, sonrasında ise minibüsün temasıyla düşme — nedeniyle bilirkişi raporlarında alternatif kusur oranları değerlendirilmiş olup, bir senaryoda davacının %100 kusurlu, diğer senaryoda ise plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın %100 kusurlu olabileceği belirtilmiştir.

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/473 Esas - 2023/416

"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/473 Esas
KARAR NO : 2023/416
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : ... - ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : ... - ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/06/2022
KARAR TARİHİ : 12/09/2023
YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 17/11/2019 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanarak sakat kaldığını, müvekkili ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile ... mahallesi ... caddesi ... Lisesi istikametinde seyir halinde olan; arkasında gelmekte olan şehir içi hat dolmuşunun korna çalarak panikleterek sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, sürekli maluliyeti nedeniyle 100 TL geçici iş göremezlik nedeniyle 100 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, tazminat talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından 17/11/2019 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanan müvekkilinin sakat kalması nedeniyle 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili talep edilmiştir.
Davacıya ait tedavi evrakları, hazırlık dosyası, trafik kayıtları, hasar dosyası celp edilmiş, ekonomik sosyal durum araştırması yapılmış, dava konusu olay nedeniyle davacıya her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı SGK dan sorulmuş, davacıda oluşan maluliyet oranı tespit edilmiş, kusur ve hesap bilirkişisinden raporlar alınmıştır.
Kusur bilirkişisi mahkememize verdiği 06/12/2022 havale tarihli raporunda, kazaya karışan davacı ...' nin 03.12.2019 günü ... Polis Merkezine Yaptığı Müracaatındaki beyanı ile; 11.11.2022 günü Mahkeme keşif heyetine yaptığı beyanının farklı olduğu, Polis Merkezine verdiği ifadesinde arkasından gelen plakasına dikkat etmediği bir aracın korna çalması üzerine panik yaparak solundaki araca çarpmamak için kontrolü kaybettiğini ve motosikletin devrilerek düşüp yaralandığını beyan ettiği, Ancak, Keşif günü mahkeme hakimi huzurunda kendisinden kaza noktasının neresi olduğunu göstermesi ve kazanın nasıl gerçekleştiğini anlatması istenildiğinde, Kendisinin ... caddesinde seyir halinde iken keşif mahallinde gösterdiği noktaya geldiğinde arkasından çok süratli 2 adet aracın geldiğini, bunlardan dolmuş türü olan minibüs aracın motosikletinin arkasına temas etmesi neticesi dengesini kaybederek düşüp yaralandığını, kendisine çarpan aracın plakasını alamadığını ve sürücüsünün hızla olay yerinden uzaklaştığını beyan ettiği, davacı ...' nin Polis Merkezindeki ifadesi ile keşif anındaki beyanının bir birinden farklı olduğu, kaza mahallini gösterir kamera kaydı olmaması nedeni ile taktir sayın mahkemeye ait olmak üzere, seçenekli rapor tanzim edilmesi gereği duyulduğu, Mevcut Verilere Göre; kazanın oluşumunun davacı ...' nin Polis Merkezine verdiği ilk ifadeside belirttiği şekilde meydana geldiğinin kabulü halinde, kazanın oluş şekli (A) hali, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen sürücü yönünden, meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacının kusur oranının % 100 olduğunu, Keşif anında davacı Motosiklet Sürücüsü ...' nin; ... caddesinde seyir halinde iken arkasından çok süratli 2 adet aracın geldiği, bunlardan dolmuş türü olan minibüs aracın motosikletinin arkasına temas etmesi neticesi dengesini kaybederek düşüp yaralandığı şeklindeki beyanı göz önüne alındığında ise; (B) haline göre, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen sürücü yönünden, meydana gelen kazada asli kusurlu olup, kusur oranının % 100 olduğunu, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...'nin kazada kusurunun bulunmadığını belirtmiştir.
Dosya kusur oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen 03/07/2023 tarih ve ... sayılı raporda davacının 1.Durum: Olay, davacın sürücünün 03.12.2019 tarihli ifadesinde belirttiği gibi, gerisinden gelen plakası bilinmeyen aracın sesli ikaz (korna) yapması ile panikleyerek direksiyon hakimiyetini kaybedip düşmesi sonucu meydana gelmiş ise; Davacı sürücü ..., idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermediği, gerisinden gelen aracın sesli ikaz (korna) yapması akabinde sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybederek düşmesi neticesi meydana gelen olayda kusurlu olduğunu, Plakası bilinmeyen aracın kimliği belirsiz sürücüsü, meskun mahalde seyri sırasında sesli ikaz yapması akabinde ön ilerisinde motosikletin kaplama üzerine düşmesi sonucu meydana gelen olayda olayın oluş şekli ve mahal şartları dikkate alındığında atfı kabil bir kusurunun olmadığını, 2.Durum: Olay, davacın sürücünün 11.11.2022 tarihli keşifteki beyanında belirttiği gibi, gerisinden gelen aracın kendi idaresindeki aracın arkasına temas etmesinin etkisi ile düşmesi neticesi meydana gelmiş ise; Davacı sürücü ..., idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında gerisinden gelen aracın kendi idaresindeki motosiklete arkadan temas etmesinin etkisi ile kaplama üzerine devrilmesi neticesi meydana gelen olayda olayın oluş şekli itibariyle atfı kabil bir kusurunun olmadığını, Plakası bilinmeyen aracın kimliği belirsiz sürücüsü, meskun mahalde seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermediği, ön ilerisindeki araçlar ile arasındaki güvenli takip mesafesini korumadığı, tedbirsizce ön ilerisinde seyir halinde olan davacı idaresindeki motosiklete arkadan çarpması sonucu meydana gelen olayda kusurlu olduğunu, sonuç olarak yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; 1. durumun kabulü halinde; A-) Davacı sürücü ...'nin %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunu, B-) Plakası bilinmeyen aracın kimliği belirsiz sürücüsünün kusursuz olduğunu, 2. durumun kabulü halinde; A-) Davacı sürücü ...'nin kusursuz olduğunu, B -) Plakası bilinmeyen aracın kimliği belirsiz sürücüsünün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanmadan ötürü maddi tazminat talebine ilişkin olup, müvekkili ...‘ nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile ... mahallesi ... caddesi ... Lisesi istikametinde seyir halinde olan; Arkasında gelmekte olan şehir içi hat dolmuşunun korna çalarak panikleterek sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğinden bahisle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2021/... Esas, 2022/... Karar sayılı ilamında; "...Tüm bu sebeplere göre davacının, kazanın plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiğini, kazanın bu şekilde oluştuğuna ilişkin olarak herhangi bir delil göstermediği, kamera görüntüsü vs. hiçbir delil sunulmadığı, tanık beyanı ile davacının beyanı arasında çelişki bulunduğu, bu şekilde davacı tarafından olayın trafik kazası olduğu ve bir aracın kazaya sebebiyet verdiği hususunun kanıtlanamadığı anlaşılmıştır. Mahkemece sadece davacının beyanına ve bu beyan ile çelişkili olan tanık beyanına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının kendisine bir aracın çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği hususunda yeterli delil bulunmamakta davacı sigortalısı tespit edilemeyen bir aracın kusurlu davranışı nedeni ile meydana gelen trafik kazası nedeni ile yaralandığını dosyadaki mevcut delil durumu ile ispatlayamamıştır. Bu nedenle davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde kabulü yönünde karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.." şeklinde hüküm kurulmuş olduğu görülmüştür.
Somut olayda davacının, 03.12.2019 günü ... Polis Merkezine Yaptığı Müracaatındaki beyanı ile; 11.11.2022 günü Mahkeme keşif heyetine yaptığı beyanının farklı olduğu, dosyada kaza mahallini gösterir kamera kaydının bulunmadığı, davacının beyanlarını doğrular mahiyette tanık beyanının da bulunmadığı, buna göre davacının kendisine bir aracın çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği hususunda dosyaya yeterli delil sunamamış olduğu, davacının sigortalısı tespit edilemeyen bir aracın kusurlu davranışı nedeni ile meydana gelen trafik kazası nedeni ile yaralandığını dosyadaki mevcut delil durumu ile ispatlayamadığı değerlendirilmekle, davacı tarafından açılan ve ispatlanamayan davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85 TL karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, taraflara kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı.12/09/2023
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.