Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, büyükbaş hayvan ve tarım ekipmanları içeren adi ortaklığın finansal yönetim sorunları nedeniyle tasfiyesi ile davacı alacağının bilirkişi raporuyla tespiti ve tahsili talepli ticari dava.
Özet: Davacı, müvekkili ile davalılar arasında büyükbaş hayvan, koyun ve çeşitli tarım makineleriyle faaliyet gösteren, ancak muhasebe ve finansal yönetimde davalıların usulsüzlükleri nedeniyle fiilen sona eren adi ortaklığın tasfiyesini talep ederek, davalıların sorumlu olduğu zararlar ve müvekkilinin ortaklıktaki payının bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesini, belirlenecek alacağın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - ... VEKİLİ : DAVALILAR : 1- ... - ... 2- ... - ... DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ile davalılar arasında adi ortaklık kurulmuş ve aralarındaki adi ortaklık fiilen son bulduğunu, başlangıçta müvekkil davacı ve davalılar 4 tane büyükbaş hayvan ile ortaklığa başladıklarını, bu büyükbaş hayvan mal sayısı 80 adede kadar çıktı. Sonrasında 3'er 5'er bu mallar satıldığını, son kredi ödemeye 10 tane büyükbaş hayvan kaldı. Bunun dışında 25 adet koyun ortaklığa dahil edildiğini, bu koyunlarında satıldığını, ... ve ... plakalı 1'i fiat, diğeri tümosan olan iki adet traktör ortaklık içerisinde alındığını, bunun dışında 1 adet 1 tonluk süt soğutma tankı, 2 adet biri yeni biri eski römork, 1 adet alabora, 1 adet gübre saçma makinesi, 1 adet ilaç deposu, 1 adet mısır çapa makinesi, 1 adet pancar çapa makinesi, biri küçük biri büyük 2 adet jenaratör, 1 adet yıkama motoru, 1 adet kaşağı makinesi, 16'lık kayıt sistemli kameralar, yağmurlama boruları, damlama boruları, 1 adet motorun arkasına takılı kepçe, 1 adet balya kaldırma kepçesi, 1 adet üzümlü marka, 12 kalibre, ... seri nolu otomatik av tüfeği, bahçe küreği, el arabası, 1 adet 10'lu kilit arkası sağım sistemi, 2 adet el sağım makinesi, 3 adet dombas plastik suluk, iki buzağı kulübesi, 102 ekran 2 adet LCD televizyon, yonca biçme makinesi, 1 adet ekim mikseri, 1 adet kaynak makinesi, 1 adet preks, 1 adet yem karma makine, 20 mallık kilit, 1 adet akıllı oluk söz konusu bu ortaklığının ortaklık içerisinde alınan mallar olduğunu, davalılardan ...'ın bu adi ortaklığın tüm muhasebe işlerine baktığını, 2019 yılının Ekim ayından bu yana ortak olduklarını, o zamandan bu zamana bütün hesap işlerine davalı ...'ın baktığını, davalı ..., müvekkil davacıya hesap veremediğini, 10 Mayıs 2017 tarihinde tarafların murisi olan davacı müvekkilinin de babası olan ...'ın vefat ettiğini, bu tarihten sonra hesap ve kasa tutumu davacı müvekkil ...'a geçtiğini, davacı müvekkilinin adi ortaklığın kasasını ve hesabını tam ve eksiksiz olarak tuttuğunu, ne olduysa bu davalı ...'ın hesap tutmasında olmuş ve adi ortaklık zarar ettiğini, 09/09/2019 tarihinde davacı müvekkil kaza geçirmiş ve ortaklığın hesap tutma işi davalı ...'a geçtiğini, süt parası, arpa, mısır, buğday, pancar avanslarının yattığı ziraat kartını davacı müvekkilinin davalı ...'a teslim ettiğini, davalı ...'ın kullandığı ... Bankası'nın kredi kartı bulunmadığını, bu karttan adı geçen davalı ... harcamalar yapmış ve bu harcamalar konusunda davacı müvekkiline bilgi vermediğini, davacı müvekkilinin ... ve ... Bankasına ait tarım kartını davalı ... kullanmış ve adi ortaklığa tarım ilacı ve tohum satın aldığını, 90 gün bu iki kartı ödemediği için bu kartların kapandığını, davacı müvekkili ile davalılar arasında kurulan dava konusu adi ortaklığın tasfiyesine karar verilmesini, adi ortaklığın tasfiyesi sonucunda müvekkil davacının hissesine düşen bedelin ve yasal faizinin mali müşavir ve hukukçu bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınarak müvekkili davacının alacağının hesaplanmasını, hesaplanacak olan davacı müvekkilin alacağının davalılardan yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini, davanın belirsiz alacak davası olarak dikkate alınmasını talep ettiklerini, şimdilik 1.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan alınmasını ve müvekkiline ödenmesini talep ettiklerini, bilirkişi raporunda davacı müvekkilinin alacağının belirlenmesi ve somutlaşması halinde davamızın ıslah yoluyla miktarını belirleyeceklerini, yargılama giderleri, arabuluculuk masrafları ve vekâlet ücreti ile mahkeme vekalet ücretinin davalı taraftan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkil davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. TTK'nun 4/1 maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava niteliğindedir. Nispi ticari davalarda, uyuşmazlığın taraflarının tacir olması ve uyuşmazlık konusunun da tarafların ticari işletmesine ilişkin olması şarttır. Ancak, TTK'nın 4/1. fıkrası (a)-(f) bentlerinde sayılan mevzuat ile düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları herhangi bir şart aranmaksızın mutlak ticari dava olarak kabul edilmektedir.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.Mahkememizce somut olayda öncelikle görev hususu değerlendirilmiştir.Somut uyuşmazlık incelendiğinde; davacı tarafça ileri sürülen ilişkinin esasen büyükbaş hayvan yetiştiriciliği, süt üretimi, yem ve tarım giderleri, zirai kredi kartları, tarımsal ekipmanlar ve köy yaşamına dayalı üretim faaliyetlerinden kaynaklandığı görülmektedir. Dava dilekçesi içeriğinde anlatılan maddi vakıaların tamamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin TTK anlamında bir ticari işletme faaliyetinden ziyade aile ve şahsi emek ilişkisine dayalı adi nitelikte zirai ortaklık ilişkisi mahiyetinde olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamında tarafların tacir sıfatı taşıdıklarına, ticaret siciline kayıtlı ticari işletme işlettiklerine, ticari defter tuttuklarına veya uyuşmazlığın ticari organizasyon kapsamında yürütülen profesyonel ticari faaliyetlerden doğduğuna ilişkin herhangi bir somut delil sunulmamıştır.Nitekim davacı tarafça "adi ortaklığın ticaret sicil kayıtları" ndan söz edilmiş ise de, adi ortaklığın başlı başına ticaret siciline tescili zorunlu ve bağımsız bir tüzel kişilik yapısı bulunmamaktadır. Bu yönüyle dava dilekçesindeki nitelendirme dahi uyuşmazlığın ticari işletme temelinde kurulmadığını göstermektedir.Öte yandan Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; salt hayvancılık, tarım ve zirai üretim faaliyetlerinin; organizasyon ve işletme unsurları açıkça ortaya konulmadıkça ticari faaliyet olarak kabul edilemeyeceği, bu tür uyuşmazlıklarda genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu istikrarlı şekilde kabul edilmektedir.Bu kapsamda, tarafların tacir olduğunun ispatlanamadığı, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunmadığı, davanın mutlak ticari dava niteliği taşımadığı, ihtilafın adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan genel hukuk uyuşmazlığı mahiyetinde olduğu anlaşılmakla davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA,3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 21/05/2026Katip ... Hakim ...