İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, traktör alımından kaynaklanan kambiyo senedi menfi tespit davasında davacının aşırı ödeme ve icra takibi iptali taleplerini kısmen kabul eden ilk derece mahkemesi kararını incelemesi.
Özet: Bu dava, bir vatandaşın traktör alımı için tanıdığı aracılığıyla borçlandığı 170.000 TLlik senede ilişkin menfi tespit talebini konu almaktadır. Davacı, traktör bedelini karşılamak üzere borçlandığı senede karşılık, davalıya toplamda 189.350 TL ödeme yaptığını ve borcun fazlasıyla ödendiğini ancak davalının senedi iade etmeyip icra takibi başlattığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı ise yapılan ödemelerin icra takibine konu senede değil, traktör alım bedeline ilişkin olduğunu, senedin ödenmediğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davacının kısmen haklı olduğuna hükmederek davalıdan 109.878,11 TL alacağın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar vermiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1892
KARAR NO : 2026/1106
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO : 2024/177
KARAR NO : 2025/605
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :13/06/2023
KARAR TARİHİ : 21/05/2026
İSTEM: Davacı vekili, müvekkilinin tarım işiyle de uğraşan bir vatandaş olarak traktör almak istediğini, ancak elindeki nakitin beğendiği traktörü almaya yetmediğini, o dönem ahbaplığı bulunan davalının müvekkilinin bu durumunu öğrenince traktörü satan galericiyi tanıdığını isterse bu işe ön ayak olup onun adına alışverişi yapıp traktörün bedelini ödeyeceğini, alacağını teminat altına almak için imzalayacakları senet borcunun bir kaç ay sonra kendisine ödenebileceğini söylediğini, müvekkilinin davalının bu teklifini uygun görerek kabul ettiğini, bedeli davalı tarafça üstlenilerek ....Galerisinden alınan .... plakalı traktörün müvekkiline teslim edildikten bir ay sonra müvekkili adına resmi tescil yapıldığını, traktörün teslim tarihi itibabariyle taraflar arasında davaya konu 30/07/2022 vade tarihli 170.000,00 TL bedelli senet imzalandığını, senet borçlusu müvekkili ....'in kefilinin de annesi olan diğer müvekkili .... hanım olduğunu, senedin dışında traktör üzerine borç ödenince kaldırılmak üzere rehin konulduğunu, müvekkilinin ilk ödemeyi 18/08/2022 tarihinde yapmak isteyince davalının .... isimli bir vatandaşa 20.000,00 TL borcu olduğunu ödemenin bir kısmını ona yapmasını talep ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin 18/08/2022 tarihinde ... bankasından davalı adına 79.000,00 TL havale ettiğini, davalının borcuna mahsuben de ....'a 20.000,00 TL havale ettiğini, davalı adına yapılan havale açıklamasında "senet borcu" yazıldığını, daha sonra müvekkilinin....Bankası ve ....bank aracılığıyla davalı adına "Traktör ödemesi" açıklamasıyla 29/08/2022 tarihinde 11.000,00 TL, 20/09/2022 tarihinde 15.000,00 TL, 29/09/2022 tarihinde 12.000,00 TL, 01/10/2022 tarihinde 20.000,00 TL, 06/10/2022 tarihinde 12.000,00 TL, 07/10/2022 tarihinde 17.000,00 TL ve 26/12/2022 tarihinde 3.350,00 TL tutarında havaleler gerçekleştirdiğini, davalının müvekkilinin borcunu peşin ödemediği gerekçesiyle faiz talep ettiğini ve bu şekilde senet borcunun 170.000,00 TL olmasına rağmen toplam 189.350,00 TL ödeme yapıldığını (dekontlar ek de arz edilmiştir), ödemelerin tamamlandığında araç üzerindeki rehnin kaldırıldığını, ancak davalının alacağını tahsil etmesine rağmen çeşitli bahanelerle senedi iade etmediğini, müvekkilini oyalayıp icra takibi yaptığını belirterek müvekkillerinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, icra takibinin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile senette yazılı miktarın % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, sayın mahkeme aksi kanaatteyse Müvekkili .... lehine sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davalının aldıklarının faiziyle iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 21/06/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 243.000,00 TL'ye çıkarmıştır.
CEVAP: Davalı vekili, davacı tarafın 30 Mart 2022 tarihinde .... galeriden teslim alarak adına tescil ettirilen .... plaka sayılı traktörün alım satım bedeli ödemesi müvekkilince yapılmış olup bu traktör alım bedeli nedeniyle olan davacı borçları için Banka aracılığı ile yapılan havalelerin icra takibine konu edilen 25.3.2022 tanzim 30.7.2022 vade tarihli 170.000,00 TL senetten doğan alacakla ilgisi bulunmadığını, ödenmediği için taraflarınca Nazilli icra Müdürlüğünün 2023/1644 E.sayılı icra dosyası ile takibe konulan bono senedinin 25 Mart 2022 tanzim ve 30.7.2022 vade tarihli 170.000,00 TL'lik emre muharrer senet olduğunu, yani davacı tarafın kendince kurnazlığa kaçarak traktör borcu nedeniyle yaptığı havale paralarını tüm uyarılara rağmen vadede veya sonrasında hiçbir şekilde ödenmeyen ve bu nedenle de taraflarınca Mahkemeden alınan 31.3.2023 tarih 2023/102 D.iş sayılı ihtiyati haciz kararı ile Nazilli İcra Müdürlüğünün 2023/1644 E.sayılı icra takip dosyası ile takibe konulan 25.3.2022 tanzim 30.7.2022 vade tarihli 170.000,00 TL'lik bonoya dayalı alacaklarından düşürtmeye çalışıldığını, bu suretle haksız kazanç gayesi güdüldüğünü, davacı ...'in Karacasu'da bulunduğu dönemde, davalı- müvekkili ile uzun bir süre ahbaplık kurduğunu, birçok alışverişleri olduğunu, yine ekte fotokopisi sunulu 30.05.2022 tanzim 10.08.2022 vade tarihli 85.000,00 TLlik bono nedeniyle olan alacağın da ödenmemiş olup bunun için de ihtiyati haciz teminatı gerekeceği nedeniyle normal icra takibi yapılacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi,
" 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; 109.878,11 TL alacağın davalıdan 17/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine
2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 si oranında hesaplanan 15.800,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
3-Davalının kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine " karar vermiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, davacının banka aracılığı ile yaptığı ödemelerin 170.000,00 TL traktör bedeli borcu ödemesi olduğu kendi ikrar ve beyanıyla tartışmasız olduğunu, bu ödeme dekontlarından biri olan 79.000 TLlik dekontta davacının uyanıklığa kaçıp senedin düzenleme ve vade tarihine bir atıf bulunmaksızın mücerret "senet ödemesi" ibaresiyle bu miktar ödemenin müvekkilinin 170.000,00 TL'lik bono senedine mahsuben ödeme olarak kabul edilemeyeceğini, davacının traktör nedeniyle davalı- müvekkiline 170.000,00 TL borcunun bulunduğu hususunun taraflar arasında zaten tartışmasız ve sabit olduğunu, eğer bu 79.000,00 TLlik ödemeyi 170.000,00 TLlik senetten mahsup edilirse o durumda davacının traktör nedeniyle olan 170.000,00 TL borcunu 79.000,00 TL eksiği ile 91.000,00 TL olarak davalı- müvekkiline ödemesinin önünü açmış olunacağını, bunun kabul edilebilir bir yanı olmadığını, usül ve yasa hükümlerine aykırı bir biçimde bilirkişiye başvurulmasının bilirkişiden adeta hüküm vermesi anlamında alınan raporun ve taraflarınca haklı nedenlerle itiraza uğrayan bu rapor doğrultusunda verilen kısmen kabul kararının hukuka aykırı olduğunu, bu konu için bilirkişiye başvurulmasının yanlış olduğunu, bono senedine karşı ispat kurallarının HMK yazılı olup en iyi bilirkişinin Mahkeme olduğunda duraksama olmamak gerektiğini, taraflar arasında birden çok alacak-borç doğuran hukuki iş ve ilişki bulunduğunu, kimi zaman davacının müvekkiline ait kredi kartlarını kullandığını, bunlardan doğan borçları bulunduğunu, bunun yanısıra müvekkilinin davacının kullandığı kredi borçlarına kefilliği yüzünden ödemek zorunda kaldığı paralar nedeniyle alacaklarının bulunduğunu, bunlar için davacı aleyhine yapılan birden çok icra takip dosyalarının bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlık icra takip borçlusu tarafından açılan istirdat davasıdır.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına göre ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;
1)Davalının, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/09/2025 tarih ve 2024/177 E. - 2025/605 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)Davalıdan alınması gereken 7.505,77 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının peşin alınan 1.877,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.628,77 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3)İstinaf giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine,
Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/05/2026 günü oybirliği ile karar verildi.