Davalı doktorun hizmet karşılığı iş ortaklığı sözleşmesini aniden feshederek hastaneyi zarara uğratması sonucu cezai şartın tahsili talebiyle açılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı hastane, davalı doktorun kendisiyle akdedilen hizmet karşılığı iş ortaklığı/gelir paylaşım sözleşmesini otuz günlük ihbar süresine uymaksızın aniden feshederek görevinden ayrıldığını, ayrılır ayrılmaz başka bir hastanede çalışmaya başlayarak müvekkilin hematoloji ve kemik iliği nakli ünitesinin işleyişini aksattığını ve hastalarını kendi anlaştığı yeni hastaneye yönlendirmek suretiyle hastaneyi maddi ve manevi zarara uğrattığını iddia ederek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tahsilini talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/422 Esas
KARAR NO : 2026/649
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/12/2019
KARAR TARİHİ : 18/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2026
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkilleri arasında Hizmet karşılığı İş Ortaklığı Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca davalı Sağlık Kuruluşu bünyesinde yerine getirilmesi gereken hizmet, bizzat Sağlık Kuruluşu ile Şirket arasındaki bu sözleşmede adı geçen doktor tarafından verileceği hususunun esas alındığını davalı tarafın münakit sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını ve bu aykırı davranışlar sebebi ile davacı müvekkilin sözleşme ile kararlaştırılan cezai şarta hak kazandığını, davalı aleyhine Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine haksız itirazı sonrasında bu davanın açıldığını, müvekkil şirketlerinin ...’ı işettiğini, davalı ...’in bu hastanede 01/02/2016-28/12/2018 tarihleri arasında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Ek 10’uncu maddesi uyarınca 4/b statüsünde Hematoloji ve Kemik İliği Nakli İle Terapötik Aferez hekimi olarak görev yaptığını davalı ...’in diğer davalı ....’nin yetkilisi olduğunu yine taraflar arasındaki son münakit sözleşmenin 01/03/2018 tarihli olduğunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Ek 10. maddesi kapsamında müvekkil hastane adına düzenlenen tüm faturalar, davalılardan ...’in yetkilisi/ortağı olduğu .... Üzerinden düzenlendiğini, 5510 sayılı Kanun 4/b kapsamında çalışan hekimlerin esnaf statüsünde olduğunu ve vergilendirme açısından ya SMM kesmek zorunda ya da şirket kurarak veya şirket yetkisi/ortağı olarak yetkilisi/ortağı oldukları şirket üzerinden fatura kesmek durumunda olduklarını ...’in de faturaları ortağı/yetkilisi olduğu şirket adına kestiğini, 01/03/2018 tarihli Hizmet Karşılığı İş ortaklığı/Gelir Paylaşım Sözleşmesinin 4.2. maddesinde “Taraflar en az 30 gün önceden fesih bildiriminde bulunmak suretiyle iş bu sözleşmeyi diledikleri zaman tazminatsız olarak feshedebilirler.” İbaresinin açıkça yer aldığını, davalı tarafın müvekkili hastanenin hasta portföyüne hakim durumdayken ayrılacağı günü önceden planladığını ..... tarihinde notere giderek ihtarname keşide ettiğini, ihtarname keşide gününün ertesi günü olan 28/12/2018 tarihinden itibaren müvekkili hastaneye hiç gelmediğini ve görevi bıraktığını 28/12/2018 tarihinde davalının işe gelmemesi üzerine kendisine ulaşılmaya çalışıldığını fakat ulaşılamadığını 2 saat sonra ise hastaneye ihtarnamesi geldiğini, Bakırköy .... Noterliğinden ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi göndermek sureti ile davalının sözleşmeye aykırı eylemlerinin geçerli olmadığını taraflar arasında münakit sözleşme hükümleri uyarınca sözleşmenin 27/01/2019 tarihine kadar görevine devam etmesi gerektiğini, davalının görevini bırakması nedeni ile hastaların tedavi edilebilmesini imkansız hale getirdiği ihtarnamedeki iddiaların geçersiz olduğunu ve tamamına itiraz ettiklerini bildirdiklerini, aynı zamanda davalının hastanedeki görevini ekibi ile bırakarak hastanenin Hematoloji ve Kemik İliği Nakli ile Terapötik Aferez biriminin yeni doktor ve ekip bulunana kadar geçici süreyle kapanmasına yani anılan bölümün çalışamaz hale gelmesine sebebiyet verdiğini bu sebepten de müvekkil hastanenin yüksek miktarda maddi ve manevi zarara uğramasına sebep olduğunu davalının müvekkili hastanede çalışmayı bırakması üzerine hemen ... Hastanesi’nde çalışmaya başladığını, davalının sözleşmeye aykırı davranışı sonucu müvekkili hastanenin ciddi bir zarara uğradığını açıklamalara konu olay sebebi ile müvekkili hastanenin Hematoloji ve Kemik iliği nakli ile Terapötik Aferez ünitesi bölümüne tedavi olmak amacı ile gelen hastaların devam edecek tedavileri için davalının yeni anlaştığı hastane adresini gösterdiğini ve hastaların tedavilerini erteleyerek hastaların anlaşılan yeni hastaneye yönlendirildiği hasta ve çalışan geri dönüşleri ile anlaşıldığını, davalının 9 hastayı haliyle taburcu ederek yeni başlayacak hastaneye özel araçlar ile sevkini sağladığı ve hatta ... tedavisi devam eden bir hastayı dahi müvekkili hastaneden çıkararak serumu bile hastanın üzerinde takılı iken hastayı yeni anlaştığı hastaneye gönderdiğini, söz konusu 9 hastanın müvekkil hastaneden taburcu edilmesinin ardından bu hastalar adına ... Hastanesi tarafından müvekkili hastaneden hastaların kök hücrelerinin istendiğini, dokuz hastanın birbirinden bağımsız bir şekilde aynı kuruma gitmelerinin tesadüf olamayacağı gibi yine tüm bu hastaların aynı kurum tarafından kök hücrelerinin istenmesinin de tesadüf olmadığını bu nedenle de davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğinin sabit olduğunu ve müvekkili hastanenin cezai şarta hak kazandığını gösterdiğini davalının müvekkil hastaneye göndermiş olduğu ihtarnamenin haksız ve asılsız nedenlere dayandığını ve taraflar arasında arabuluculuk görüşmesinin gerçekleştirildiğini, fakat yapılan görüşmeden sonuç alınamadığını tüm bu açıklanan nedenler ile davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline takibin devamına alacağın %20sinden az olmamak kaydı ile davalı borçlular aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine icra inkar tazminatının davalı borçlulardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılmış olan sözleşme , davacının hastane ve işveren olması , davalıların da bu hastane de çalışacak doktor olmasından kaynaklanan iş aktinden başka bir şey olmadığını, davanın esası ile ilgili olarak da temelde söylenmesi gereken hususun taraflar arasındaki mevcut iş sözleşmesinin ne şekilde kurulduğu ve nasıl devam ettirildiği ile niçin sona erdirildiğinin araştırılması ile bu sözleşmenin feshinde kusurun kimde olduğunun tespit edilmesinde yattığı kanaatinde olduklarını, bu nedenle de davaya konu iş sözleşmesinin her iki tarafa da yüklediği önemli görevlerin olduğu , işverenin işçisine çalışacağı uygun şartları hazırlaması gerektiği ve en temel kuralardan birisinin de hak ettiği maaş ve ödemelerinin de süresinde ve zamanında yapılması gerektiğini, yargılama aşamasında toplanacak delillerden ve yapılacak değerledirmelerden de anlaşılacağı üzere gerek davalı doktor işçi müvekkilimin açmış olduğu iş davası ve gerekse huzurda açılan davanın temelindeki iş sözleşmesinin sayın davacıya düşen maaş ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği ve asli edimini eksik bıraktığı açık ve net olup , herşeyden önce huzurdaki davayı açmakta hukuki menfaati olmadığı gibi sözleşmenin feshinde asli kusurlunun kendisi olduğunu, müvekkilim doktorun çalışmaya başladığı 01.02.2016'dan , iş aktini maaşlarının ödenmemesi nedeniyle haklı fesh ettiği ... tarihine kadar ... hastanesindeki Hematoloji Bölümü’nde bölüm sorumlusu yetkili doktor olarak çalışmasını sürdürdüğünü, davacı işverenin , Hematoloji Bölümü ile ilgili hasta tedavi , yatış , ameliyat ve sonrası tedavi çizelgeleri celbedildiğinde de görüleceği üzere davalı müvekkilim doktorun ne kadar başarılı ve çalışkan bir doktor olduğu ve anılan bölümde " tek yetkili doktor olarak , aralıksız ve fasılasız olarak " çalıştığını, taraflar arasındaki mevcut iş aktinin, maaşların ödenmemesi nedeniyle haklı ve yerinde fesh edilmesi çerçevesinde de davalı doktora herhangi bir kusur yüklenemeyeceği sabit olup, işveren statüsündeki davacı hastanenin her şeyden önce kendine ait sözleşmesel yükümlülüğü olan, yanında çalışan doktorun maaşını eksiksiz ve tam ödemesi gerektiği ve bu noktada da basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiği ve asli kusurun kendi üzerinde olduğu, kendi kusurundan kaynaklanan basiretli bir tacir gibi davranmamasından ortaya çıkan zararları da davalı mevkiindeki müvekkiline yüklemesinin doğru ve yerinde olmadığını, Küçükçekmece ....İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya ile başlatılan 01.03.2018 tarihli Hizmet Karşılığı İş Ortaklığı Gelir Paylaşımı Sözleşmesi'nin cezai şartlarına dayanılarak yapılmış olan takibe itirazımız yönünden dosyanın ele alınmasını ve ardından müvekkile karşı açılmış bulunan haksız ve mesnetsiz davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; İİK 67.madde uyarınca ticari satım ilişkisinde cari hesap alacağının tahsili için girişilen ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinden dolayı davacının davalıdan takibe konu alacak kalemlerinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti, davacının cezai şart bedeline hak kazanıp kazanmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
İSTİNAF ÖNCESİ YARGILAMA
Davalı, sözleşmenin 4.2. maddesinde belirlenen süreye uymadan hastanede çalışmayı bıraktığından davacı şirketin 791.413,20 TL cezai şart talep edebileceği, bu bedelden 202.500,20 TL eksik maaş ödemesinin mahsup edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, takibe vaki itirazın iptali ile takibin 588.913,00 TL alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusunun sözleşme hükümlerine göre cezai şart alacağına ilişkin olduğu, davacı şirket ile davalı gerçek kişi doktor arasındaki iş akdinden veya işçilik alacaklarından kaynaklanan bir uyuşmazlığa ilişkin bulunmadığı, sözleşmenin taraflarının davacı ve davalı şirketler olup, sözleşmenin bu tüzel kişilikler arasında hak ve borçlar doğuracağı, sözleşmenin kurulması gibi fesih yetkisinin de şirketlere ait olacağı, davalı gerçek kişinin şahsı adına davacı şirkete keşide ettiği ihtarnamenin sözleşmenin haklı sebeple feshi sonucunu doğurmasının hukuken mümkün bulunmadığı, davalı şirketin sözleşmeyi usulüne uygun şekilde feshetmediği, sözleşmenin 12.3. maddesi gereğince cezai şarttan şirket müdürü olan davalı ...'in de sorumlu olduğu, mahsup işleminin yapılmasının yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, yargılaması başka bir davada süren alacak kaleminin hesaplanan cezai şarttan mahsup edilmesinin mümkün olmadığını, işlemiş faiz talebi ile ilgili karar verilmediğini, icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderinin hatalı olduğunu beyan etmiştir.
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; huzurdaki davanın iki tacir şirket arasındaki uyuşmazlıkla ilgili olmadığını, hastane ve doktor arasındaki iş akdinden kaynaklandığını, davanın görevsiz mahkemede görüldüğünü, müvekkili doktorun tam zamanlı olarak davacı hastanede çalıştığını, davacının vergisel yükümlülüklerden kurtulmak amacıyla müvekkiline şirket açtırdığını, maaşların zamanında ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, kıdem tazminatı ve ücret alacağı ile ilgili açılan davada da mahkemece müvekkili doktorun kadrolu olarak davalı hastanede çalıştığının kabul edildiğini, davacının cezai şart talep edemeyeceğini beyan etmektedir.
YARGITAY ......HUKUK DAİRESİ İLAMI SONRASINDA YARGILAMA
Uyuşmazlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen 01.03.2018 tarihli sözleşme ile hizmet karşılığı iş ortaklığı/gelir paylaşımı işi kararlaştırılmıştır. Sözleşmeye göre davalı şirket davacı sağlık kuruluşu bünyesinde ihtiyaç duyulan sayıda ve özelliklerde doktor görevlendirmesi yapacak olup, davalı doktor ... ise şirketin yetkili müdürüdür. Davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen 01.03.2018 tarihli sözleşme ile hizmet karşılığı iş ortaklığı/gelir paylaşımı işi kararlaştırılmıştır. Sözleşmeye göre davalı şirket davacı sağlık kuruluşu bünyesinde ihtiyaç duyulan sayıda ve özelliklerde doktor görevlendirmesi yapacak olup, davalı doktor ... ise şirketin yetkili müdürüdür.
Sözleşmenin “Süre ve Fesih” başlıklı 4.2. maddesine göre taraflar en az 30 gün önceden fesih bildiriminde bulunmak suretiyle sözleşmeyi diledikleri zaman tazminatsız olarak feshedebilirler. Yine sözleşmenin “Sözleşmenin Feshi ve Cezai Şart” başlıklı 12.3. maddesine göre ise, davalı şirket, iş bu sözleşme ile yükümlendiği edimlerini hiç veya gereği gibi yerine getirmezse veya sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederse veya işbu sözleşme devam ederken haklı bir neden olmaksızın sözleşmeyi süresinden önce feshederse, davacının maruz kalabileceği her türlü zarara ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla kendisine sözleşme ekinde belirlenen usulde hesaplanarak ödenen son bir yıllık hakediş fatura bedelleri toplamındaki ceza-i şartı hiçbir ihtar, ihbar ve mahkeme kararına gerek olmaksızın davacıya ödeyecektir.
Uyma kararı verilen Yargıtay ilamı ve tüm dosya kapsamından davalı şirketin yetkilisi ve hizmeti verecek tek kişi olan davalı doktor ...’in, Bakırköy .... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile üç aylık ücretinin ödenmemiş olması nedeniyle sözleşmeyi feshettiği, sonraki gün davacı sağlık kuruluşu bünyesinde yer alan hastanede görevine devam etmediği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı ... sözleşmenin 4.2. maddesinde yer alan fesih ihbar sürelerine uymadan sözleşmeyi feshetmiş ise de, davalı şirketin tek yetkilisinin sözleşme konusu hizmeti veren kişi olduğu, sözleşme konusu hizmeti sunacak başkaca bir kişinin bulunmadığı dosya kapsamı ile sabit olup, davalı doktorun hak ettiği üç aylık ücretin ödenmemesi sözleşmenin feshinde davacıyı da kusurlu kıldığı dikkate alınarak sözleşmenin feshinde her iki tarafın kusurlu bulunması durumunda sözleşmenin 12.3. maddesinde düzenlenen cezai şartın istenemeyeceği dikkate alınarak dikkate alınarak davanın reddine davacının takipte kötü niyeti ispat edilemediğinden şartlarım oluşmaması nedeniyle davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 10.518,31-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 9.786,31-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan 500,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde YARGITAY nezdinde Temyiz kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/06/2026
Başkan ..
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye .....
¸e-imzalıdır
Katip ....
¸e-imzalıdır