Senet kaynaklı ilamsız icra takibine dayalı menfi tespit ve istirdat davasında davacının dolandırıcılık iddialarının ispatlanamaması nedeniyle istinafın ret kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Bu hukuki ihtilaf, davacının avukat yanında çalıştığını iddia eden davalı tarafından aldatılarak senetlerinin alındığı, bu senetlerle aleyhine icra takibi başlatılarak cebri icra tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kaldığı iddiasıyla açtığı menfi tespit ve istirdat davasında; ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin davacının hile iddiasını ve aldatma yoluyla senetlerin alındığını senetle veya görgüye dayalı tanık beyanlarıyla ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermesi, davacının temyiz itirazlarının da Yargıtay tarafından reddedilerek kararın onanması ile neticelenmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1311 E., 2025/1641 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 8. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/575 E., 2024/118 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davalı ...'ın, avukat yanında çalıştığını söyleyerek müvekkilinin alacaklı olduğu senetleri tahsil edeceği vaadi ile müvekkilinden aldığını, senetlerin tahsil edileceği inancıyla bir takım belgelere imza attığını, senetleri müvekkili aleyhine icra takibine koyduğunu, akabinde icra konusu alacağı diğer davalı ...'e temlik ettiğini, oysa takip dayanağı olan senetlerin gerçekte alacaklısının kendisi olduğunu ve vekil vasıtasıyla tahsili için davalı ...'a verildiğini, davacının borçlu olmadığı halde cebri icra tehdidi altında icra dosyasına toplamda 81.085,04 TL ödemek zorunda kaldığını belirterek, ... . İcra Müdürlüğü 2017/1083 esas sayılı dosyadan borçlu olmadığının tespiti ile ödenen 81.085,04 TL'nin en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ...; icra dosyası borcunun 17.04.2019 tarihinde ödendiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, beraber iş yapma niyetiyle davacıya 200.000,00 TL verdiğini, davacının ara ara ödenen miktarların az olması sebebiyle ortaklıktan çekilmek istediğini, davacının parayı ödeyemeyeceğini söyleyerek senetleri verdiğini, senetlerin ödenmemesi halinde senet borçlarının ödeneceğinin yazılı belge ile davacı tarafından kabul edildiğini, icraya konulan senetlerin ödenmediğini, davacı tarafça icra takiplerine itiraz dahi edilmediğini, davanın süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.2. Davalı ...; oğlu ile davacı arasındaki ticari ilişkileri bilmediğini, oğlu ...'ın davacıdan alacaklarını alamadığı konusunda bilgisinin olduğunu, davalı ...'ın davacıdan olan alacaklarına ilişkin davacı aleyhine icra takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini, davacının hiçbir itirazda bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu uyuşmazlığın senetle ispatı gerektiği, istirdat davasında ispat yükünün davacıya ait olduğu, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yapılan soruşturma neticesinde davalı ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, dava dilekçesi ekinde delil olarak sunulan davalı ...'ün el yazısı ile yazdığı belgenin yer yer okunaksız ve anlam bütünlüğü olmaması nedeniyle ikrar niteliği taşımadığı, davacının iddialarını senetle ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinafa başvurmuştur. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat yükünün davalıda olduğu, davalı tarafın alacağını ilamsız icra takip dayanağı adi yazılı belgeye dayandırdığı, belge altındaki imzanın davacı tarafından inkar edilmediği, alacak iddiasının adi yazılı belge ile ispat edildiğinin kabulü gerektiği, davacının ise aldatma ve hile ile söz konusu belgenin alındığı iddiası karşısında bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya geri istemezse sözleşmeyi onamış olarak sayılacağı, hile iddiası yönünden dinlenen tanık beyanlarının görgüye dayanmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; dava dosyasında davalı ...'ün eli ürünü beyanı incelendiğinde, davacı ile diğer davalı ... arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davacının iradesinin sakatlanarak borçlandırıldığı hususlarının sabit olduğunun belirtildiğini, davalının kendi el yazısı ile yazdığı ve altında imzasının bulunduğu belgenin senet vasfı taşıdığını, davacı tanıklarının beyanlarının görgüye dayalı olduğunu, tanıkların davalı ... tarafından davacının kandırıldığı ve senetlerin elinden alındığı hususlarını doğruladığını, davalı ...'ün düzenlediği belgede oğlunun davacıyı dolandırdığını, sahte avukat getirdiğini, bunu annesinin bildiğini öğrendiği şeklinde beyanlarının yer aldığını, davanın ispatlandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacı hakkında başlatılan ilamsız icra takibine ilişkin menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.