Ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasında ayıplı mal iadesi ve fazla üretim iddialarının değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının fatura karşılığı satılan malların bedeli olan 53.752,21 TLlik alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını ele almaktadır. Davacı, davalının itirazının haksız olduğunu savunarak takibin devamını talep ederken; davalı ise malların ayıplı ve fazla üretildiği gerekçesiyle iade edildiğini, borcu olmadığını ve davacının kötü niyetli olduğunu iddia etmiştir. Mahkeme, ayıplı mal iddiasının ispat yükünün davalıda olduğunu, davalının bilirkişi incelemesine makineleri sunmadığını ve ticari defterlerinin usulüne uygun olmadığını belirterek davalının savunmasını zayıflatan tespitlerde bulunmuştur.

T.C.

İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/689 Esas
KARAR NO : 2018/230
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 15/06/2015
KARAR TARİHİ : 22/02/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile, davalı borçlunun müvekilinden fatura karşılığı aldığı malların bedellerinin ödenmemesi nedeniyle İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, borçlu taraf vekilince 05.06.2015 tarihli itiraz dilekçesiyle takibin durduğunu, borçlu tarafın itirazında hem haksız hem de kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline, takibin devamına, borçlunun % 20 'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile, davacıya 22.01.2015 tarihinde ... ve ... malzemesinden sağ sel hareketli kaset kolu yapılması siparişi verdiklerini, ancak davacının 24 adet fazladan üretim yaptığını tespit edip davacıya haber verildiğini, yine davacıya ürünlerin hatalı olup bu sebeple kullanılamaz halde hurda haline geldiği belirtildiğini, bu sebeple de 26.05.2015 tarihli ... nolu iade faturasıyla ve ... nolu irsaliye ile iade edildiğini, davacının ise bunları noter aracılığı ile iade ettiğini, kendilerinin ise Menderes .... Noterliğinin ... yev nolu 02.07.2015 tarihli iadesine karşın Karşıyaka .... Noterliğinin ... yev nolu ihtarnamesi ile tekrar iade gerçekleştirdiklerini, kendilerinin hatalı ve fazla üretime dayandığını, davacıya borçlarının olmadığını, faiz oranını da kabul etmediklerini, bu sebeplerle borcun bulunmaması sebebiyle davanın reddine ve davacının %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava; İİK'nun 67. mad. gereğince ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf taraflar arasındaki eser sözleşmesi nedeniyle davacının edimlerini yerine getirip getirmediği, davalının borcunu ödeyip ödemediği, davacının icra takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığıdır. Davalı takibe konu faturaya ilişkin malların ayıplı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı tarafın öncelikle ayıbın varlığını, niteliğini, buna göre ayıptan kaynaklı haklarını süresinde ve usule uygun kullanıp kullanmadığını ispatlaması gerekmekte olup, bu konuda ispat külfeti davalı tarafta bulunmaktadır. Her iki taraf tacir olup 6102 s. TTK.nın 18. Maddesine göre; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
Harçlandırılan dava değeri 53.752,21.-TL'dir.
İzmir .... İcra Müdürlüğüne ait ... E sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, 53.752,21.-TL asıl alacık üzerinden takibe geçildiği, takip dayanağının faturalardan kaynaklı bakiye alacak olarak gösterildiği, 04/06/2015 tarihinde ödeme tebliğinin yapıldığı, 05/06/2015 tarihinde itiraz dilekçesi verilerek asıl alacağa bağlı ferilerine ve bu miktara itiraz edildiği, davanın İİK.nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce bu şekilde deliller celp ve ibraz edildikten sonra dava dosyası takip konusu alacağın varlığı ve miktarı konusunun değerlendirilmek üzere bilirkişiye tevdii edilmiş ve bilirkişiden rapor alınmıştır.
14.12.2016 havale tarihli bilirkişi heyeti tarafından dava konusu davalıda bulunan makinelerin davalı tarafça heyete gösterilmediğini, bu nedenle rapor tanziminin mümkün olmadığının bildirildiği görülmüştür. Mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 04/07/2017 havale tarihli raporda; Davacı taraf davalı aleyhine on üç adet fatura dolayısıyla 63.752,21-TL asıl alacaktan 10.000-TL 22.05.2015 tarihli ödeme mahsubu sonrası 53.752,21-TL asıl alacak ve avans faizi oranı talep ederek harç makbuzuna göre 03.06.2015 icra takibi başlattığını, davalı taraf yetki ile birlikte borca ve faize itiraz ettiğini, davalı tarafın davada davacının fazladan ve hatalı üretim yaptığını savunduğunu, davacının ise davalının fiili iade yapmadığını, bu konuda daha önce beyan ve ihbarının da bulunmadığını belirttiğini, davacı taraf incelemeye 2015 yılı ticari defterlerini sunduğunu, yevmiye defterinin yıl sonu noter kapanış tasdiki bulunmakla usulüne uygun gözüktüğünü, defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 53.752,21-TL alacağı gözüktüğünü, davalı taraf ise incelemeye yine 2015 yılı ticari defterlerini sunduğunu, davalı yevmiye defterinin yıl sonu noter kapanış tasdiki bulunmadığını, defter kayıtlarına göre ise davalı taraf davacıdan 56.976,68-TL bedelli mal aldığını, buna karşın davacıya 5.742,00-TL bedelli işçilik ve 54.995,21-TL bedelli iade faturası kaydetmiş olmakla, kayıtlarda davacıya borcunun kalmadığının anlaşıldığını, ancak davalının iade faturasını irsaliye ile birlikte davacıya kabul ettirme girişiminde bulunurken, aksine fiili iade girişiminin mevcut olmadığını, iade faturası ile en son mal alım faturası arasında ise 2 ayı aşkın süre bulunduğunun görüldüğünü bildirmiştir.
6098 Sayılı TBK.nın 470-486. Maddeleri arasında düzenlenen eser sözleşmesinde; yüklenicinin en önemli borcu eseri yapıp teslim etmek, işverenin borcu da bedelini ödemektir. Eserin yapılıp teslim edildiğini ispat yükü de yükleniciye aittir. Taraflar aksini kararlaştırmadıkları sürece yüklenici işin tesliminde ücrete hak kazanacaktır. Öte yandan, Türk Borçlar Kanunu'nun 474/I. maddesinde açık ayıplar yönünden iş sahibinin eserin tesliminden sonra eseri muayene edip ayıpları uygun bir süre içerisinde yükleniciye bildirmek yükümlülüğü getirilmiştir. Aksi halde, yani iş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır. (TBK.nın 477/2). Gizli ayıplar yönünden ise, iş sahibi, gecikmeksinin yükleniciye bildirmek zorundadır. Bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır. (TBK. 477/3).
Davalı işin ayıplı ve fazladan yapıldığını belirtmekle sözleşme ilişkisini ve işin yapılıp teslim edildiğini kabul etmiştir. Fazla ve ayıplı imalata ilişkin savunma üzerinde durulacak olursa; davalının kısmi ödemesi faturaların düzenlenme tarihinden sonradır. Buna göre iş, fatura tarihlerinde teslim edilmiş kabul edilmelidir. Hal böyle olunca davalının iş tesliminde fazla işler yönünden ihtirazi kayıt koyması gerekirken buna ilişkin delil ibraz edilmemiştir. Ayıp ihbarı ise açık ayıpların işin tesliminden hemen sonra muayene edip bildirmesi, gizli ayıplarda da gizli ayıbın ortaya çıkmasından hemen sonra bildirmesi gerekmesine rağmen, yargılama sürecinde ayıpla ilgili delil sunmamış, davaya konu makineleri bilirkişi heyetinin incelemesine sunmamıştır. Davalı bu suretle ayıp iddiasını ispatlayamadığı gibi ayıp var ise niteliği, buna binaen ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı da mahkememizce değerlendirilememiştir. Bu nedenlerle davacının işi sözleşmeye uygun ve ayıpsız teslim ettiği kanaatine varılmıştır. İşin yapılıp teslim edildiği tespit edildikten sonra, işin bedelinin ödendiğini ispat yükü davalı işverene aittir. Davalı bedelin ödendiğine dair yazılı bir delil ibraz etmemiştir. Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan mali müşavir bilirkişi tespitlerine göre, takibe ve davaya dayanak yapılan faturalardan ... nolu 6.775,56 TL hariç davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturanın ise davalı tarafından BA formunda beyan edildiği, bu suretle davacı tarafından davalıya faturaya konu malların teslim edildiği kabul edilmiş, bilahare davalı tarafın en son mal tesliminden iki ay sonra toplu iade faturası düzenlediği, davalı defterine işlendiği, buna göre borç kaydının bulunmadığı, fakat fiili iadenin gerçekleşmediği, davacı tarafın iade faturasını kabul etmeyerek iade ettiği, davacı defterlerinde ise davalı taraf için fatura düzenlenip cari hesap ilişkisi gereğince davalıdan 53.752,21 TL olarak alacaklı olduğu, davalı tarafça düzenlendiği bildirilen 26/05/2015 tarihli toplu iade faturasının davacı defter ve kayıtlarında kayıtlı bulunmadığı, davacı defterlerinin sahibi lehine delil teşkil ettiği bu suretle davacının takip miktarı kadar davalıdan alacaklı olduğu ve fakat davalının bu miktar borcu ödediğini usulüne uygun yazılı delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş, alacak davalı tarafından belirlenebilir, likit olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davalıya karşı açmış olduğu davanın kabulü ile, davalının İzmir .... İcra müdürlüğünün ... Takip sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2- Alacağın % 20 sine tekabül eden 10.750,44 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 3.671,81.-TL harçtan peşin alınan 599,20.-TL nin mahsubu ile 3.072,61.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Davacı tarafından ilk dava gideri olarak yatırılan 631,00.- TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince hesaplanan 6.262,74 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan 584,80.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
8- Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalıya iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne, davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 22/02/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı