Ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında, icra takibindeki borçluluk ilişkisi ile önceki istihkak davasından doğan kesin hüküm engeli tartışması.
Özet: Davacı şirketin, asıl borçlu ile arasında organik bağ veya sorumluluk bulunmadığını iddia ederek, davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibi kapsamında kendisine yönelen işlemler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve icra işlemlerinin tedbiren durdurulmasını talep ettiği menfi tespit davasında, davalı taraf, davacının aynı mahcuzlar ve iddialarla daha önce açtığı istihkak davasının icra hukuk mahkemesince kesin olarak reddedildiğini belirterek kesin hüküm ve hukuki yarar yokluğu nedenleriyle davanın usulden reddini, aksi halde esastan reddini savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/486 Esas
KARAR NO : 2026/514
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/06/2026
KARAR TARİHİ : 14/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "" Davalı tarafça, asıl borçlu olan "...Şirketi" aleyhine ... 22. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatılmıştır. Söz konusu takip kapsamında yazılan talimat neticesinde, ... 15. İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyası üzerinden müvekkil şirkete ait adrese hacze gelinmiştir. Müvekkil şirket "..." ile asıl borçlu şirket arasında hiçbir ortaklık, organik bağ, yönetim birlikteliği veya işletme devri söz konusu değildir. Müvekkil şirket, asıl borçlunun borçlarından tamamen bağımsız, kendine ait ticaret sicil kaydı, vergi levhası ve mal varlığı bulunan ayrı bir tüzel kişiliktir. İhtiyati tedbir talebimiz: Müvekkil şirket aktif olarak ticari hayatına devam eden bir matbaa işletmesidir. Davalı alacaklının haksız takip ve haciz işlemlerine devam etmesi, müvekkil şirketin ticari itibarını zedeleyecek, faaliyetlerini durma noktasına getirecek ve telafisi imkansız zararlara yol açacaktır. Bu nedenle, İK m. 72 ve HMK ilgili maddeleri uyarınca, müvekkil şirket yönünden ... 22. İcra Dairesi'nin ... Esas sayıtı dosyasındaki tüm icra takip işlemlerinin, haciz ve muhafazaların dava sonuna kadar uygun bir teminat mukabilinde veya teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğmuştur. Öncelikle müvekkil şirketin telafisi imkansız zararlara uğramaması adına, ... 22. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasında müvekkil şirket yönünden yürütülen tüm icra işlemlerinin, haciz ve muhafazaların teminatlı veya teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, haklı davamızın kabulü ile müvekkil şirketin ... 22. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;"Davalı ... işvereni dava dışı ... Şti firmasından olan ve ödenmeyen işçilik alacaklarına dair ... 1 İş Mahkemesi ... E sayılı dosyada alacak davası açmış olup dava kabul edilmiştir. Söz konusu alacaklarını tahsil edememesi nedeni ile de zikredilen firmaya ... 22. İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasından icra takibi başlatmıştır.
Süreçte takip kesinleşmiş ve rutin takip işlemlerine başlanılmıştır. Borçlu firmanın adresinde yapılan hacizde ise, iş bu davanın davacısı olan nejdet matbaa...firması yetkilisi istihkak iddiasında bulunduğundan istihkak davası açmış ve fakat ... 11. İcra Hukuk Mahkemesi ...E sayılı dosyada görülen davası kesin olmak üzere reddedilmiştir. Öte yandan davacı, her ne kadar icra mahkemesinin istihkaka dair kararını dar yetki nedeniyle "güçsüz" saysa da, malum olduğu üzere, istihkak davasında verilen kararlar, istisnai olarak, icra mahkemesinin kesin hüküm teşkil eden kararlarındandır. özetle kesin hüküm engeli de mevcuttur. yani davanın bu açıdan da usulden reddi gerekmektedir.Davacı şirket, işbu davadaki iddialarının birebir aynısını öne sürerek daha önce ... 11. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile istihkak (şikayet) davası ikame etmiştir. Yapılan geniş kapsamlı yargılama neticesinde mahkeme; mülkiyet karinesinin borçlu (dolayısıyla alacaklı müvekkil) yararına olduğunu, davacının ise soyut ve sonradan düzenlenmesi mümkün adi belgeler dışında mülkiyeti kanıtlayamadığını belirterek 02/04/2026 tarihinde davanın REDDİNE kesin olarak karar vermiştir.Somut olayda İcra mahkemesi kararı miktar itibariyle kesin olarak verilmiştir. Ortada başka bir müvekkil icra takibi ya da haczi de olmadığına göre, aynı mahcuzlar ve aynı iddialar üzerinden üstelik de, genel mahkemede menfi tespit adı altında yeniden dava açılması, kesin hüküm yasağının açık ihlalidir.
yinelememiz gerekir ki, davacının korunmaya değer bir "hukuki yararı" bulunmamaktadır. Müvekkilin alacağının mahkeme ilamına dayanması, davacının ise bu ilamın ve takibin tarafı olmaması sebebiyle, alacağı tartışmaya açma sıfat ve ehliyeti bulunmadığından; yani aktif husumet ve hukuki yarar yokluğu ve ayrıca kesin hüküm engeli nedenleriyle davanın dava şartları yokluğundan usulden reddine,
mahkemeniz aksi kanaatte olup esasa girerse; açık muvazaa, organik bağ ve davacı yetkilisinin haciz tutanağındaki yazılı ikrarı karşısında haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine,
Davacının takibi ve muhafaza işlemlerini sürüncemede bırakmaya yönelik kötü niyetli ihtiyati tedbir talebinin reddine,
Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..."savunmuştur.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... 22. İcra Müdürlüğü'ne ait....sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... 15. İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davacının ihtiyati tedbir talebinin 04/06/2026 tarihli ara karar ile reddine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacının ... 22. İcra Müdürlüğü'ne ait ...E.sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Tüm dosya kapsamından; davalı tarafından dava dışı asıl borçlu ...Şirketi aleyhine ... 22. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığı; icra dosyasından yazılan talimat müzekkeresi ile ... 15. İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyası üzerinden davacı şirkete ait adreste haciz işlemlerinin uygulandığı; davacı şirketin işbu dava ile dava dışı borçlu ile davacı arasında organik bağ veya işletme devri bulunmadığından bahisle davacının ... 22. İcra Müdürlüğü'ne ait ...E.sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi isteminde bulunduğu; davacının işbu davada iddialarının ve istemlerinin dayanağını İİK m. 97 vd.nda düzenlenen "Üçüncü şahsın istihkak iddiası" hükümlerinin oluşturduğu, davacının iddiasının ileri sürülüş şekli itibariyle İİK'nın 97. maddesi gereğince İcra Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/1-c ve 115/2. Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK 20 mad. gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ İCRA HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılacağı hususunun gerekçeli kararın tebliği suretiyle ihtarına,
3- 6100 sayılı HMK'nın 331/2. Maddesi uyarınca davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine,
4-Sair hususların görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı şirket yetkilisi ve davalı vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 14/07/2026
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır