Danıştay, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği maddelerinin iptal davasında, taleple bağlılık ve 2577 sayılı Kanunun 3. maddesi gereği açıklık eksikliği nedeniyle dilekçeyi reddetti.
Özet: Bir şirket tarafından Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin 4, 5, 6 ve 7. maddelerinin iptali talebiyle açılan davada, mahkeme, iptali istenen tebliğ maddelerinin tamamının mı yoksa belirli kısımlarının mı hedeflendiği, bu kısımların hukuka aykırılığının ve davacının menfaatini nasıl etkilediğinin dava dilekçesinde açık ve tereddütsüz bir şekilde belirtilmediğini, bu durumun 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun ilgili maddelerine aykırılık teşkil ettiğini belirterek, eksikliklerin giderilerek yeniden dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar vermiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/6137Karar No : 2025/2626 DAVACI : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ... Bakanlığı/ANKARA (... Başkanlığı) VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...DAVANIN KONUSU : 31/10/2024 tarih ve 32708 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:52)'in 4, 5, 6 ve 7. maddelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Dava, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:52)'in 4, 5, 6 ve 7. maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.Davacı şirketin faaliyet konusunun, şişme bot üretimi, imalatı, tadil ve tamiratı olduğu anlaşılmıştır.İNCELEME VE GEREKÇE:İLGİLİ MEVZUAT:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idarî davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idarî işlemin yazılı bildirim tarihinin, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava dilekçelerinin ve bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dava dilekçelerinin, görev ve yetki, idarî merci tecavüzü, ehliyet, idarî davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 6. fıkrasında, yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her aşamasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, yeniden dava açılmak üzere dilekçenin reddedileceği kurala bağlanmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idarî işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Öte yandan, düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarında, idarî işlemin unsurları açısından hukuka aykırılık bulunduğu iddiasıyla düzenleyici işlemin tamamının iptali istenebileceği gibi düzenleyici işlemin belirli kısımlarının, maddelerinin, ibarelerinin, sözcüklerinin iptalinin istenebilmesi de mümkündür. Ancak, her durumda iptali istenen kurallar açıkça belirtilmeli ve bu kısımların davacının menfaatini nasıl etkilediği gerekçelendirilerek açıkça ortaya konulmalıdır.Bu bakımdan, dava dilekçesinde, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:52)'in 4, 5, 6 ve 7. maddelerinin iptali istenilmiş ise de; tebliğin anılan maddelerinin, tamamının iptali isteniyorsa bu hususun belirtilerek (örneğin, Tebliğ'in 7. maddesinin iptali istemi yönünden davacı şirketin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca faaliyetinin bulunup bulunmadığı ve hangi yönden menfaatini etkilediği ortaya konularak), tamamının iptali istenmiyorsa, hangi bölümlerinin, kısımlarının, başlıklarının, ibarelerinin, sözcüklerinin iptalinin istendiğinin açık ve tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya konulması, bu kısımların hangi yönlerden, hangi kanuna aykırı olduğunun ve davacının menfaatini ne şekilde ihlȃl ettiği açıkça gösterilerek, bu kısım ya da kısımlara yönelik iptal isteminde bulunulması suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen dilekçeyle dava açılmak üzere dilekçenin reddi gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-d maddesi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenerek noksanları tamamlandıktan sonra yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE, 2. Aynı Kanun'un 15/5. maddesi hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede aynı yanlışlık yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin davacıya tebliğine,3. Davanın yenilenmesi halinde yeniden harç alınmamasına, 4. Davanın yenilenmemesi durumunda, posta gideri açısından artan miktarın davacıya iadesine, 29/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.