Silahlı terör örgütü üyeliği davasında bölge adliye mahkemesinin, CMK 280deki istinaf bozma yetkisini aşarak maddi meseleyi çözmeme kararı.
Özet: Bu hukuki metin, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusunda bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını "bozma" gerekçelerini eleştirmektedir. Metin, istinaf kanun yolunun temel amacının maddi meselenin denetlenmesi ve olay yargılaması yaparak uyuşmazlığın esasını çözmek olduğunu vurgulayarak, bölge adliye mahkemelerinin bozma yetkisinin CMKnın 280. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde sınırlı tutulan usuli aykırılık hallerine özgü olduğunu belirtmektedir. Buna karşın, bölge adliye mahkemesinin bylock raporu ve örgüt evi sorgulamaları gibi maddi delil eksiklikleri nedeniyle bozma kararı vermesinin, yetkisinin genişletilerek ve kanun hükümlerine aykırı biçimde kullanılması anlamına geldiğini, bu tür durumlarda mahkemenin kendisinin duruşma açarak eksiklikleri gidermesi gerektiğini savunmaktadır.
3. Ceza Dairesi         2023/22098 E.  ,  2026/9430 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Denetim muhakemesinin bir türü olan istinaf kanun yolunun Türk Ceza Adalet Sisteminde kabul edilmesinin temel amacı, temyiz incelemesi sırasında gerçekleştirilemeyen “maddi meselenin” denetlenebilmesi düşüncesidir. İlk derece mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığı tespit eden ve deliller ile doğrudan temas edebilen istinaf mahkemesi yeni bir öğrenme muhakemesi (olay yargılaması) yapabilme imkanına sahip olduğu için, gerektiğinde düzeltme (ıslah) yoluyla veya hükmü kaldırarak davanın esası hakkında yeniden karar vermek suretiyle kanun yolu denetimi esnasında uyuşmazlığın esasını da çözme yetkisi sayesinde maddi gerçeğe en hızlı şekilde ulaşma olanağı sunmaktadır.
Ülkemizin kabul ettiği sistemde ilk derece mahkemesince yapılan yargılama tamamen değil, gerekli görülen durumda maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla olay yargılaması yapılabilmesi prensibine dayanmaktadır. Dar anlamda istinaf olarak da nitelendirilen bu denetim muhakemesi türünün düzenlendiği 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili hükümlerinden biri olan 280. maddesinin başlığında “Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma” ifadesine yer verilmesi ile ilgili düzenlemede bu terimin tercih edilmesi, istinaf incelemesinde olay yargılaması yapılması görev ve yetkisinin bulunduğuna işaret etme amacı taşımaktadır.
Türk Ceza Adalet Sisteminde, kural olarak bölge adliye mahkemelerinin sınırlı hallerde duruşma açmadan hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (ıslah) veya bozma kararı verebileceği, diğer hallerde ise maddi meselenin çözümü noktasında “davayı yeniden görecek” mahkemeler olduğu açıkça ortaya konmuştur. Aksi düşünüldüğünde, kanuni dayanağı bulunmayan bozma kararı verilmesi üzerine hem bölge adliye mahkemesi kararının hem de bu karara karşı direnme yetkisi bulunmayan ilk derece mahkemesince verilecek kararın Anayasa’nın 36 ve CMK’nın 3, 278-284. maddeleriyle belirlenen görev kurallarına aykırılık sebebiyle görevsiz mahkemece verilmiş kararlar niteliğinde olacağından, hukuka açık ve ağır aykırılık sonucuna yol açacaktır.
Bölge adliye mahkemelerinin bozma kararı verebileceği hallere CMK’nın 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde yer verilmiştir. Bu hallerden ilki Kanun’un 289/1. maddesinde sayılan “hukuka kesin aykırılık halleridir” İkinci ise “soruşturma ve kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması” durumudur. Görüldüğü üzere, istinaf incelemesinde bozma kararı verilebilecek durumlar hiç bir surette maddi meselenin çözümüne/davanın esasına ilişkin olmayıp, muhakeme hukuku kurallarına aykırı davranılarak hüküm kurulmasına ilişkindir.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 gün ve 2024/6-490-2025/197 sayılı kararında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine inceleme yapan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin CMK’nin 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açmaksızın hükmün "İlgili birimlerden ayrıltılı Bylock tepit ve değerlendirme raporunun getirtilerek duruşmada sanık ve sanık müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra dosyadaki delillerin bir bütün halinde değerlendirilip sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmediği, sanığın staj evlerinde ve örgütün çalışma evlerinde kalıp kalmadığına dair herhangi bir tespitin bulunup bulunmadığının sorulması gerektiğinin gözetilmediği, Ayrıca sanığın da ardışık aranan kişilerden olup olmadığı, aramanın saptanması halinde ise sanık ile ardışık aranan kişilere yönelik varsa soruşturma veya kovuşturma evrakının dosya arasına alınarak ve gerektiğinde bu kişiler tanık olarak dinlenerek sanığın hukuksal durumun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi" nedeniyle bozulmasına karar verdiği, fakat ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin CMK’nın 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak gösterilmesi ve bu haller dışında hükmün bozulmasına karar verebilecek durumlar söz konusu olmamasına rağmen; bozma yetkisi geniş şekilde kullanılarak dosya üzerinden yapılan incelemeyle, ilk derece mahkemesinin direnme yetkisi ile tarafların kanun yoluna başvurma haklarını ellerinden alacak biçimde bölge adliye mahkemesinin verdiği bozma kararı ve bozma sonrası ilk derece mahkemesince verilen hükmün görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olması nedeniyle CMK’nın sistematiğine aykırı, tarafların mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanma ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakılmalarına neden olacağından hukuka açık ve ağır aykırılık oluşturması karşısında, bölge adliye mahkemesince CMK'nın 280. maddesi birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılıp, taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı başkaca yönleri incelenmeyen hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, CMK’nın 304. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise bilgi için Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.