Müdafie tebliğe rağmen sanığın şahsen bilgilendirilmemesi, temyiz hakkı ihlali ve adil yargılanma ilkesi gereği dosyanın iadesi kararı.
Özet: İçtihada konu olayda, şantaj, cinsel taciz ve hakaret suçlarından verilen bölge adliye mahkemesi kararının sanık müdafiine tebliğ edilmesine rağmen, temyiz hakkının etkin kullanımı ve adil yargılanma ilkesi gereği, kararın kamu davasının asli süjesi olan sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği tespit edilmiş olup, bu eksikliğin giderilerek sanığa gerekçeli kararın tebliği ve olası yeni temyiz istemlerinin dosyaya eklenmesinin ardından dosyanın ilgili mahkemeye iadesi yönünde karar verilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2024/6251 E.  ,  2026/2912 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/731 E., 2024/1951 K.
SUÇLAR : Şantaj, cinsel taciz, hakaret
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.06.2024 tarihli ve 2024/731 Esas, 2024/1951 Karar sayılı kararının, katılan tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Bölge adliye mahkemesince verilen kararın sanığa tebliğ edilmediği, her ne kadar 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesi uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatların vekile yapılması gerektiği gözetilerek sanık müdafine gerekçeli karar tebliğ edilmiş ise de sanık müdafinin kararı temyiz etmediği; 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde yer alan "Temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır..." hükmü ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.05.2023 tarihli ve 2023/11-49 Esas, 2023/277 Karar sayılı kararında "... kural olarak müdafii ile takip edilen işlerde kanun yollarına başvuruda bulunmak müdafiinin görevi kapsamında olduğu tartışmasız ise de; sadece müdafie tebliğ veya tefhim edilen hükümlere karşı süresi içinde temyiz kanun yoluna başvurmaması nedeniyle oluşan hukuki sonuçlardan, kendisine yapılan tebligata kadar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinden haberdar olmayan sanığın Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 40/2 nci maddesi gereğince kusursuz sayılacağı, müdafinin süresi içinde temyiz yoluna başvurmaması nedeniyle hak kaybına uğraması, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma ilkesi çerçevesinde etkin bir şekilde temyiz kanun yoluna başvurma hakkı ile bağdaşmayacağı da dikkate alındığında; ... Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararının, kamu davasının asli bir süjesi ve tarafı, diğer bir anlatımla cezanın sorumlusu olan sanığa, ayrıca tebliğ edilmesi gerektiğinin... ;" şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında; sanık ...'ya gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde tebliği ile tebliğ tebellüğ evraklarının ve dilekçe sunması halinde temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek tebliğname düzenlenmesinden sonra dosyanın Dairemize gönderilmek kaydıyla Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.