Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinden iflas tasfiyesi sıra cetveline itiraz; Vergi Dairesi alacağının iflas tarihi ve ispat yüküne aykırılığı nedeniyle terkin ve düzeltilmesi talebi.
Özet: Dava, iflas tasfiyesi sürecinde hazırlanan sıra cetveline yapılan itiraz olup, davacı, Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi Müdürlüğünün 32.393,91 TLlik alacağının, yeterli belge olmaksızın, iflas tarihinden sonraki dönemleri kapsayacak şekilde ve vadesi gelmemiş borçları da içerecek biçimde hukuka aykırı olarak kaydedildiğini, alacağın kesinleşmediğini ve imtiyazlı nitelik taşımadığını iddia ederek, bu alacağın sıra cetvelinden terkinini, aksi halde iflas tarihi itibarıyla doğru miktarının tespit edilerek düzeltilmesini ve imtiyazsız bir alacak olarak daha alt sıraya kaydedilmesini talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/163 EsasKARAR NO : 2026/638DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))DAVA TARİHİ : 19/02/2026KARAR TARİHİ : 17/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 04/07/2026Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müflis ... hakkında 13.02.2025 tarihinde iflas kararı verildiğini, bu karar üzerine Bakırköy .... İcra Dairesinin ... İflas sayılı dosya üzerinden tasfiye işlemlerine başlandığını, iflas tasfiyesinin kolektif bir cebri icra süreci olup bu sürecin en kritik aşamalarından birinin müflisin pasifinin tam ve doğru bir şekilde tespiti amacıyla düzenlenen sıra cetveli olduğunu, İflas idaresince düzenlenen sıra cetvelinde davalı Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi Müdürlüğü bakımından herhangi bir tevsik edici belge denetimi yapılmaksızın 32.393,91 TL tutarında 3. sıraya alacak kaydı yapıldığını, işbu davanın söz konusu kaydın maddi gerçekliğe ve iflas hukukunun temel prensiplerine aykırı olması nedeniyle ikame edildiğini, davaya konu alacak kaydı bakımından iflas tarihinin dikkate alınmadığını, masaya kaydedilecek her türlü alacağın iflasın açıldığı tarih dikkate alınarak hesaplanmasının zorunlu olduğunu, ancak davalı tarafından dosyaya sunulan belgeler incelendiğinde davalının iflas tarihi olan 13.02.2025 tarihi itibarıyla olan borcu değil, 20.02.2025 ve 28.02.2025 tarihleri itibarıyla olan borçları ve hatta vadesi dahi gelmemiş borçlarının bildirildiğinin görüldüğünü, davalı idarenin iflas tarihinden sonraki bir tarihi baz alarak hesaplama yapmasının İİK 195/1 maddesinin açık ihlali olduğunu, yalnızca bu husus dahi dikkate alındığında davalı bakımından yapılan alacak kaydının hukuka aykırı olduğunun açık olduğunu, yalnızca davalının beyanı esas alınarak yapılan alacak kaydının gerçek duruma ve hukuka aykırı olup alacağın varlığı, niteliği ve miktarına ilişkin ispat yükünün davalıda olduğunu, davalının 32.393,91 TL tutarındaki alacak talebini sadece bir üst yazı ve bir liste dökümüyle bildirmekle yetindiğini, Vergi dairesinin kendi sisteminden aldığı bu listenin alacağın gerçekliğini ve miktarının doğruluğunu ispata elverişli olmadığını, İflas idaresinin ise bildirilen alacağın arkasındaki dayanak belgeleri (vergi inceleme raporları, ihbarnameler, ödeme emrirleri vb.) talep etmeden ve bu hususta hiçbir inceleme yapmadan alacak kaydı yaptığını, alacak kaydı kapsamında kesinleşmiş ve gerçek bir borç olup olmadığı ve miktarı araştırılmadığı gibi ödemelere ilişkin de hiçbir inceleme yapılmadığını, vergi alacağının doğumu ve kesinleşmesinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK) hükümlerine sıkı sıkıya bağlı olduğunu, bir vergi alacağının masaya "kesinleşmiş borç" olarak kaydedilebilmesi için, tarh işleminin usulüne uygun yapılması, ihbarnamelerin ve ödeme emirlerinin mükellefe usulünce tebliğ edilmesi ve dava açma sürelerinin geçmesi veya yargı yolunun tükenmiş olması gerektiğini, ancak davalı tarafından bildirilen ve sıra cetveline kaydedilen alacak tutarı bakımından hiçbir bilgi ve belge sunulmadığını ve hiçbir inceleme yapılmadığını, gerçek duruma uygun şekilde düzenlenmeyen sıra cetvelinin hukuka aykırı olduğunu, gecikme zammının/faizin hangi oranlar üzerinden ve hangi dönemler için hesaplandığının belirsiz olduğunu, davalı tarafından vergi aslı borcu olarak 22.658,00 TL gecikme zammı olarak 9.735,91 TL alacak bildirildiğini ve bu alacakların tamamının sıra cetveline kaydedildiğini, ancak davalı idare tarafından sunulan belgeler incelendiğinde gecikme zammının hangi oranlar üzerinden ve hangi dönemler için hesaplandığının anlaşılamadığını, vadesi gelmemiş borçların sıra cetveline alacak olarak kaydının açıkça hukuka aykırı olduğunu, gerçeğe ve hukuka aykırı davaya konu alacak kaydının sırasına da itiraz ettiklerini iddia ederek; Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinin 2. sırasında yer alan Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne ait 32.393,91 TL tutarındaki alacak kaydının iptaline ve sıra cetvelinden terkinine, aksi kanaat halinde söz konusu alacağın iflas tarihi itibarıyla gerçek miktarının tespitine ve miktar yönünden düzeltilmesine, alacağın imtiyazlı alacak niteliği taşımadığı ve kesinleşmediği gözetilerek 3. sıradan çıkarılarak 4. sıraya kaydedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Müflis adına Bakırköy .... İcra ve İflas Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; Tensip zaptı ve dava dilekçesindeki aleyhlerine olan hususları kabul etmediklerini belirterek duruşmalarda mazeretli sayılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Dava; Sıra cetvelinden terkin talebine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinin 2. sırasında yer alan Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne ait 32.393,91 TL tutarındaki alacak kaydının iptali ve sıra cetvelinden terkini taleplerinin kabul edilip edilmeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.Bakırköy .... İflas Dairesi Müdürlüğünden; ... İflas sayılı dosyanın bir suretinin celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmış; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas sayılı kararı ile ... sicil numarası ve ... Vergi numarası ile kayıtlı ve muamele merkezi "... MAH. ... CD.... .../... " olan müflis ... ‘nin ... tarih, saat .... tarihi itibarı ile iflasına karar verildiği görülmüştür.Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi Müdürlüğünden; davacının 74.837,47-TL vergi borcu bulunduğu hususu celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu davada müflis ...'nin iflas tasfiye işlemleri yürütülen iflas dosyasında davalıya sıra cetvelinde pay ayrılmaması gerektiğini davalının alacak kaydının sıra cetvelinden terkinini talep etmiştir.İşbu davaya konu sıra cetveline esas teşkil eden iflasına karar verilen ... hakkındaki Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından verilen ... tarihli iflas kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile kesin olarak kaldırıldığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: davacı tarafından sıra cetveline itiraz edilen ve iflas masası ile sıra cetvelinden alacağın terkini talep edilen müflis hakkındaki iflas kararının ... Hukuk Dairesinin ..... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile kesin olarak kaldırıldığı, bu haliyle mevcut durumda iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetvelinin de ortadan kalktığı ve bu kapsamda davanın konusuz kaldığı, zira sıra cetveline yönelik değerlendirmelerin iflas tarihi itibariyle yapılması gerektiği ve iflas kararının kaldırılması nedeniyle sıra cetvelinin tamamen değişeceği veya tekrar iflas kararı verilmemesi halinde ise sıra cetvelinin söz konusu olmayacağı anlaşılmış, müflis hakkındaki iflas kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması sebebiyle davanın konusuz kaldığı ve davalının ya da davacının dava açılması yönünden yönünden kusuru olmadığı gözetildiğinde davanın mahiyeti gereği HMK 331.madde kapsamında yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harç peşin alındığından bakiye harç tayinine yer olmadığına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,5-İflas kararının kaldırılmasında ve sıra cetvelinin düzenlenmesinde ve iflas kararının kaldırılması sonucunda sıra cetveline yönelik işbu davanın konusuz kalmasında tarafların kusuru bulunmadığı anlaşılmakla taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra re'sen taraflara iadesine,7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2026Katip .... ¸¸ Hakim .... ¸¸