Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçunda eksik soruşturma ve tanık sorgulama hakkı ihlaliyle verilen mahkumiyeti bozdu.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararını, hükümden sonra ortaya çıkan yeni beyanların eksik araştırılması, bu beyanların örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden sorgulanmaması, duruşmada okunup tartışılmaması, tanıkların usulüne uygun dinlenmemesi ve sanığın iddia tanıklarını sorgulama hakkının ihlal edilmesi gibi usul eksiklikleri ve eksik araştırma gerekçeleriyle bozarak dosyayı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderdi.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/215 E., 2021/256 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 25. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2018/125 E., 2019/526 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararına dair istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: Hakkında beyanda bulunduğu gerekçesiyle hükümden sonra gönderildiği anlaşılan "....." ifade tutanakları ile UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden de sanıkla ilgili beyan bulunup bulunmadığının sorgulanması; bulunması halinde onaylı suretlerinin temin edilip tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılması ve ilgililerin usulüne uygun şekilde tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması; ayrıca, mahkûmiyete esas alınan ve suçun sübutu, vasfının tayini ile cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici nitelikteki tanık beyanının, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddeleri gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun’un 181/1. maddesinde öngörülen usule uygun olarak istinabe yoluyla dinlenip, AİHS’in 6/3-d ve Anayasa’nın 36. maddeleri ile güvence altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden, ifade metinlerinin okunmasıyla yetinilerek CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi (a) bendi uyarınca İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.