Silahlı terör örgütüne üyelik mahkumiyetinin, sanığın örgütsel eylemlerinin çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk vasfına ulaşmaması ve eksik araştırma nedeniyle bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanığın örgütsel kod adı kullanmaması, örgütsel iletişim ağına dahil olmaması ve suçlamaları kabul etmemesi ile eylemlerinin yeterli çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluğa ulaşmadığı gözetilerek, operasyonel hat kullanımı, banka ve kurumlara bildirilen diğer hatların varlığı, bu hatlara ait kişiselleştirilmiş HTS analiz raporları, 0 saniyeli çağrılar dahil tüm baz istasyonu kayıtları, ByLock irtibatları, irtibatlı olduğu kişilerin ByLock kullanıcı olup olmadığı ve diğer soruşturmalardaki olası beyanlar gibi kritik delillerin eksik araştırılması nedeniyle bozmuş; ayrıca hükümden sonra dosyaya gelen yeni delillerin de sanık ve müdafiine okunarak, ilgili kişilerin tanık olarak dinlenilmesiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/842 E., 2021/1271 K.İLK DERECE : Edirne 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2020/154 E., 2020/317 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3 ve 58/9. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre;1-Herhangi bir örgütsel kod adı kullanmayan, örgütsel iletişim ağına dahil olmayan ve aşama beyanlarında suçlamaları kabul etmeyen sanığın, dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin bu haliyle çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk boyutuna ulaşmamış olması nedeniyle silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturmayacağı gözetilerek, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olup olmadığının tespiti ve örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra da örgütsel bağının devam edip etmediğinin belirlenmesi bakımından; öncelikle sanığın bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının tespiti açısından ..., hesaplarının bulunduğu banka, elektrik ve su idaresi gibi kurumlara bildirmiş olduğu başkaca cep telefonu hattı bulunup bulunmadığı sorularak, söz konusu operasyonel hat kullanımının tespiti halinde bu hatta ilişkin emniyet birimlerince düzenlenen kişiselleştirilmiş ayrıntılı analiz raporlarının temin edilmesi, bununla birlikte Emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilmesi; sanığın bu hatlar ile örgütün operasyonel hatlarıyla iletişiminin olup olmadığının tespite çalışılıp, HTS Analiz raporuna göre; sanığın iletişim içinde olduğu, haklarında soruşturma ve kovuşturma olan kişilerin ByLock kullanıcısı olup olmadıkları, ByLock kullanıcısı olduklarının belirlenmesi halinde tespit değerlendirme tutanaklarında sanığın ekleyenler, eklenenler yahut irtibatlı bulunduğu kişiler arasında kaydının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, sanığın iletişim içinde olduğu ve haklarında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan işlem yapılan kişilere ait soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında sanık ile ilgili olarak ifade yahut beyanlarının bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa bu beyanların aslı veya onaylı suretlerinin de dosya içerisine alınması lüzumu,2-Hüküm verildikten sonra dosyaya geldiği anlaşılan ..... ye ait ifade ve teşhis tutanakları ile birlikte UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı da araştırılarak bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi ile birlikte elde edilecek tüm delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine duruşmada okunup, ilgili şahısların tanık sıfatıyla dinlenilerek diyeceklerinin sorulması ve tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebepten dolayı hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.