Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/463 Esas sayılı davasında eser ve taşeronluk sözleşmesinden doğan alacak ve tazminat taleplerinin özeti.
Özet: Bu dava, bir inşaat projesinde alüminyum cephe, cam ve kompozit işlerinin yapımına dair taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan karmaşık alacak ve tazminat taleplerini kapsamaktadır; davacı taraf, davalının eksik ve ayıplı işler yaptığını, bilirkişi raporuyla belirlenen zararlarının toplamda 550.000 TLyi aştığını ileri sürerek başlangıçta 10.000 TLlik bir miktar talep ederken, birleşen davada ise diğer taraf, sözleşme dışı ek işler ve ödenmeyen hakedişler nedeniyle KDV hariç 672.000 TLnin üzerinde bakiye alacağı olduğunu iddia ederek şimdilik 10.000 TLnin tahsilini talep etmiş; davalı ise derdestlik itirazında bulunarak borcu olmadığını savunmuştur.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/463 Esas - 2025/866
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARARESAS NO : 2022/463 EsasKARAR NO : 2025/866...DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 14/11/2022KARAR TARİHİ : 25/11/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 24/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan 10/02/2017 tarihli taşeronluk sözleşmesi ile işveren (....)'nin taahhüdü altında bulunan... parselde bulunan inşaatın alimünyum cephe cam ve kompozit işinin yapılmasına dair sözleşme yapıldığı, yapım işinin bedeli olarak 2.000.000,00-TL belirlendiği, ekli sunulan fatura bedellerinden anlaşılacağı üzere sözleşme bedelinin fazlası ile davalı tarafa ödendiğini ancak davalı tarafından ... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 29.010,00-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin bu miktarı davalı tarafa ödediğini, karşı tarafın sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediği ve bunun üzerine eksik, hatalı ve kusurlu işlerin malzeme, işçilik, KDV, nakliye vb. Kalemler dahil olmak üzere imalat bedelleri maaliyetinin tespitine ilişkin delil tespiti davası açıldığı ve .... İş sayılı dosyası kapsamında keşif ile yerinde inceleme sonucu bilirkişi raporu düzenlendiği, bilirkişi raporunda; eksik imalatlar için 221.393,00-TL, ayıplı imalatlar için 328.980,00-TL olmak üzere toplamda 550.373,00-TL tutarında bedel tespiti yapıldığını, raporun davalı tarafa tebliğ edildiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere ... parselde bulunan inşaatın alimünyum cephe cam ve kompozit yapımı işinin karşı tarafça sözleşmeye aykırı olarak yukarıda belirtilen ve resen tespit edilecek eksik, hatalı ve kusurlu işler sebebiyle oluşan zarar için şimdilik 10.000,00-TL'nin en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 01/02/2021 tarihli harcını da yatırmış olduğu dilekçesi ile eksik imalat kalemlerine ilişkin olarak 182.534,32-TL ve ayıplı imalat kalemlerine ilişkin olarak 95.146,65-TL olmak üzere toplamda 277.680,97-TL olarak talebini artırdığı anlaşılmıştır.Davalı şirket adına usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma gününü bildirir tebligatların usulüne uygun olarak yapıldığı, ancak cevap dilekçesi vermediği anlaşılmıştır.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 10.02.2017 tarihli Taşeron Sözleşmesi ile müvekkilinin, işveren olan davalının taahhüdü altında bulunan ...parselde bulunan inşaatın alüminyum cephe, cam ve kompozit işlerinin yapılmasını taahhüt ettiğini, Sözleşme kapsamında 5150 m² giydirme cephe, 6500 m² düz renk kompozit panel, 750 m² ahşap desenli kompozit panel, 15 adet cephe içi tek kapı, 208 adet cephe açılır kanatlar, 87 m² giydirme cephe cam arkalarına kullanılan kompozit, 6.000,00 TL tutarında cephe içlerine kullanılan lama profiller ve 3.750,00 TL tutarında doğrama imalatı yapılacağı konusunda anlaşıldığını, akabinde davalının talebi ile, sözleşmede mevcut olmamasına rağmen ilave imalatlar yapılarak, bu imalatların da eksiksiz olarak davalıya teslim edildiğini, yapılan bir kısım imalatlar nedeniyle 28.12.2017 tarihli KDV dahil 1.004.770,00 TL bedelli, 03.01.2018 tarihli KDV dahil 784.700,00 TL bedelli, 01.02.2018 tarihli KDV dahil 239.510,00 TL bedelli faturalar düzenlenmiş, sonrasında hakediş yapılamaması, mutabakat sağlanamaması nedeniyle faturaların düzenlenemediğini, davalı işveren tarafından bir kısım ödeme yapılmış ise de sözleşme bedelinin bakiye kısmının ve sözleşme kapsamında olmamasına rağmen davalı işverenin talebi ile yapılan işlerin bedellerinin ödenmemesi üzerine ... Değişik İş sayılı dosyasında tespit talebinde bulunulmuş olup, yerinde yapılan keşif ve incelemeler neticesinde müvekkilinin KDV hariç 672.092,20 TL bakiye alacağı olduğunun tespit edildiğini, davalının temerrüde düşerek ödeme yapmaması nedeniyle müvekkilinin aşkın zararının da doğduğunu, işbu değişik iş dosyasında tespit edilen bakiye alacağın tahsili bakımından ihtarname gönderildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, yapılan Arabuluculuk görüşmeleri neticesinde de bir anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, müvekkilinin gerçek zararı ve hesaplanacak aşkın zararı için şimdilik 10.000,00-TL'nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Esas sayılı dosyası ile işbu davanın tarafları ve konusunun aynı olduğunu, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, ayrıca dosyaların birleştirilmesine karar verilmesini, kısmi dava açılmasının yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemiş olması nedeniyle alacaklı konumda olduğunu savunarak, davanın öncelikle usulden reddine, Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde davanın ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın esasına girilmesi halinde ise haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl Dava; Taraflar arasında imzalanan 10.02.2017 tarihli taşeronluk sözleşmesi uyarınca ... parselde bulunan inşaatın alüminyum cephe, cam ve kompozit yapımı işinin davalı tarafça sözleşmeye uygun olarak yerine getirilmediği, eksik, hatalı ve kusurlu şekilde yapıldığı iddiasına dayalı olarak, malzeme, işçilik, KDV, nakliye ve benzeri kalemler de dahil olmak üzere oluşan zararın tazmini istemine, Birleşen Dava ise; Eser Sözleşmesinden kaynaklanan bakiye hak ediş alacağı, ilave imalat bedeli, temerrüt faizi ve aşkın zarar (Munzam zarar) istemlerine ilişkindir.İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce asıl davaya ilişkin olarak yapılan yapılan yargılama sonucu verilen 23.02.2021 tarih, ... sayılı ilk Kararda özetle; "Taraflar arasında düzenlenen 10/02/2017 tarihli sözleşme niteliği itibariyle 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, madde 470 "Eser sözleşmesi yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde düzenlendiği, 471. Maddede "Yüklenici üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır, yüklenicinin özel borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır." şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu sözleşmede davacı işveren davalı ise yüklenici olup, davalı tarafın ayıplı ve eksik işleri tamamlamadığı, yapılan işlerin sözleşme hükümlerine uygun olmadığı, bir kısım imalatın eksik ve ayıplı olduğu anlaşılmakla, 277.680,97-TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 10.000,00-TL'sine 14/11/2019 dava tarihinden, kalan 267.680,97-TL'sine 01/02/2021 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin davanın kabulüne" şeklinde karar verildiği, verilen karara karşı taraf vekillerince İstinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Mahkememizce verilen kararın .... Karar sayılı kesin nitelikteki ilamı ile kaldırılarak, dosyanın Mahkememize gönderildiği görülmüştür. ....18.05.2022 Tarihli Kaldırma Kararında Özetle; "Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı taşerondur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 10/02/2017 tarihli taşeron sözleşmesi başlıklı sözleşme ile davacının yüklenimindeki işin alüminyum cephe cam ve kompozit kaplama işini davalı taşeron üstlenmiştir. Davacı davalının işi eksik ve hatalı yaptığını belirterek, eksik ve hatalı işler nedeni ile alacak talep etmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, silikon cephelerin zemin bağlantılarında özellikle kat yüksekliği fazla olan yerlerde eksik dübeller bulunduğu iddiasının incelenebilmesi için davalının ankraj hesaplamaları ve diğer tüm uygulama detaylarını sunması gerektiği belirtilmesine rağmen mahkemece bu belgeler temin edilmeksizin bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Mahkemece davalı yükleniciden imalata ilişkin metraj detayları ve metraj bilgilerinin ve ankraj hesaplamaları ile ilgili tüm uygulama detaylarının istenilmesi gereklidir. Davalı tarafın bahsettiği .... İş sayılı dosyası mahkemece getirtilmemiştir. Söz konusu dosyanın bir örneğini getirtilerek, dosya içerisine alınması gereklidir.Mahallinde inceleme yapılması gereken hallerde 6100 sayılı HMK'nın 288/1. maddesi uyarınca keşif, hakimin uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları aracılığı ile bulunduğu yerde inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla yapıldığından keşfin hakim huzuru ile yapılması zorunlu olup, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilip keşfi bilirkişiye yaptırmak keşfin yapılması amacına ve HMK'nın 288/1. maddesine aykırıdır.... Mahkemece mahallinde keşif yapılmadan bilirkişilere yerinde inceleme yaptırılmak sureti ile, rapor alınması doğru olmamıştır. Özellikle davacı tarafın vinç yüksekliği konusunda 40 metrelik vincin yeterli olmadığı, en az 72 metrelik vinç gerektiği itirazının değerlendirilebilmesi için mahallinde incelemeler yapılması gereklidir. Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. TBK'nın 474-477. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz. 6098 sayılı TBK 475. maddesinde eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin kullanabileceği seçimlik haklar sayılmıştır. Bunlar 475/1. maddesi hükmünce eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, 475/2. maddesine göre eseri alıkoyup bedelden indirim isteme, aynı maddenin 3. bendi gereğince aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. Yine aynı maddede iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir. ... Eser sözleşmesinin eksik veya ayıplı ifa edilip edilmediği, eksik iş ve ayıplardan dolayı talep haklarının ne olduğu ve hangi koşullarla istenebileceği yönünden, sözü edilen eksik ve kusurların eksik iş, açık ayıp ve gizli ayıp olup olmadığının saptanması gerekir... Eserdeki ayıplar yönünden ayıp giderim bedelinin, ayıbın ortaya çıktığı tarihe ayıpların giderilmesi için gereken makul süre eklenmek suretiyle bulunacak tarihe göre belirlenmesi gerekir. Ayıbın ortaya çıktığı tarih ile davanın açıldığı tarih arasında uzun süre var ise davanın geç açılmasında davalı yüklenicinin bir kusuru bulunmadığından 6098 sayılı TBK'nın 114/II. maddesi yollamasıyla 52. maddeleri gereğince artan zarardan davalı sorumlu tutulamaz. Ayıbın ortaya çıktığı tarih ile dava tarihi arasındaki maliyet farkına (artan zarara) iş sahibi katlanmak durumundadır. Ayrıca, ayıpların giderim bedelinin mahalli piyasa rayicine göre, mahalli piyasa fiyatlarına KDV ve yüklenici karı dahil olduğundan piyasa rayicine göre belirlenecek miktara KDV ve yüklenici karı eklenmeksizin ayıp giderim bedeli belirlenmelidir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi , 2018/2563 Esas, 2018) Mahkemece alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda eksik ve ayıplı işler bedeli dava tarihi itibari ile inşaat birim fiyatlarına göre hesaplanmıştır. Yine davalı ticari defter ve belgelerinin de inceletilmediği görülmüştür. Mahkemece yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra, yapılması gereken iş, davalı ticari defter ve belgeleri de mali müşavir bilirkişiye incelettirilmek sureti ile, mahallinde bilirkişiler refakati ile keşif yapmak ve ek rapor almak sureti ile, davacının vinç yüksekliği ile ilgili iddialarını bizzat mahallinde yapılan gözlemler sonucunda değerlendirmek, yine davacı vekilinin silikon cephelerdeki zemin bağlantılarındaki eksik olan ankraj vida ve metrik vidalar ile ilgili iddialarını inceleyip değerlendirmek, ayıp giderim bedelinin, ayıbın ortaya çıktığı tarih dikkate alınarak, bu ayıpların giderilmesi için gerekli makul süre de gözetilerek, bu makul sürenin sona erdiği tarih itibari ile ve mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanmasını sağlamak ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda bir karar vermekten ibarettir.Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." şeklinde karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce kaldırma kararı sonrasında, yeniden esasa kaydı yapılan dosyada kaldırma kararı uyarınca yargılamaya devam olunarak, kaldırma kararı sonrasında yapılan 18.10.2022 tarihli ilk duruşmada, kaldırma kararındaki eksik hususların tamamlanması için gerekli ara kararların kurulduğu, davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde gerekli incelemesinin yapılması için SMMM bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucu SMMM bilirkişi ... tarafından düzenlenen 05.12.2022 tarihli Mali incelemelere ilişkin bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, 20.12.2022 tarihli duruşmada kaldırma kararında belirtilen teknik yönlere ilişkin eksik hususların tamamlandığı görülmekle, ....sayılı kaldırma kararı uyarınca; mahallinde gerekli incelemelerin ve ölçümlerin yapılması amacıyla inşaatın bulunduğu yer olan ... sıfatıyla) talimat yazılarak, dava konusu inşaatta mahkeme heyeti ve dosyaya rapor düzenleyen tüm önceki bilirkişilerden farklı iki inşaat mühendisi ve bir nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiler ile keşif yapılarak tarafların iddia ve savunmaları ile ... sıfatıyla) gerekli talimatın yazılmasına karar verilmiş ve yazılan talimat uyarınca bilirkişilerin Mahkeme heyeti ile keşif mahalline giderek gerekli inceleme ve ölçümlerin yapıldığı, gerek keşif mahallinde gerekse dava dosyası üzerinde yapılan incelemeler sonucu bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 19.06.2023 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerince itirazda bulunulması ile birleşen dava dosyasına ilişkin olarak Mahkememizce hazırlanan tensip zaptının 06.04.2023 tarihli olduğu, kaldırma kararından sonraki yargılama aşamasında ve dosyanın bilirkişi heyeti incelemesinde olduğu sırada birleşen davanın açılmış olması nedeniyle bu kez 24.10.2023 tarihli duruşmada, dosyanın 19.06.2023 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi ile; asıl dosya yönünden rapora yönelik itirazların karşılanması amacıyla ek rapor, birleşen dosya yönünden de birleşen davadaki istem ve iddiaların yerinde olup olmadığının tespiti açısından rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verildiği, 03.08.2024 tarihli Ek Rapor ile taraflarca yapılan itirazlar nedeniyle 25.01.2025 tarihli 2. Ek Rapor ve son olarak 04.06.2025 tarihli 3. Ek Raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu görülmüş ise de Mahkememizce, 16.09.2025 tarihli duruşmada, taraf vekillerinin bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 3. Ek Rapora karşı yaptıkları itirazların reddi ile esas hakkında beyanlarını sunmak için süre verilmiş olup, dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, 25.11.2025 tarihli duruşmada tahkikata son verilerek asıl ve birleşen davalara ilişkin karar verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, Mahkememizce verilen ilk karara, ... Mahkemesince verilen kaldırma kararına, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamaya, birleşen dava dosyasına, alınan mali ve teknik incelemelere ilişkin kök ve ek raporlar ile tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki Taşeron Sözleşmesinden kaynaklanan asıl ve birleşen davalarda; asıl davada davalı taşeron şirketin, davacı işveren şirkete düzenlediği 3 adet toplam 2.029.010,00-TL tutarlı faturalara karşılık 2.000.000,00-TL davacı şirket ödemelerinin her iki yana ait ticari defterlerde kayıtlı olduğu, 31.12.2018 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirketten 29.010,00-TL bakiye alacak kaydının bulunduğu, davacı şirketin bu tutarı... sayılı icra dosyasına ferileriyle birlikte 36.401,93-TL olarak ödemiş olduğunun Mali Bilirkişi tarafından düzenlenen 05.12.2022 tarihli rapor kapsamından anlaşıldığı, ancak eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticari defter ve kayıtların tek başına eser sözleşmesinden doğan alacak, borç, eksik, kusurlu ve hatalı işler ile vs. Alacak ve tazminat kalemlerini ortaya koymada yeterli olmadığı, taraflar arasındaki eser sözleşmesine konu işin yapım şekli, bitirme oranı, hak ediş miktarı, ortaya çıkan eksik ve ayıplı işler ile bunların bedeli ile sözleşme taraflarının kusur ve sorumluluklarının tayin ve tespitinin eser üzerinde inceleme yapılmasını da gerektirmesi ve yapılan inceleme sonuçlarının teknik, mali ve hukuki yönlerden yorumlanarak tarafların hak ve sorumluluklarının belirlenmesi gerekmekle, gerek eser sözleşmelerinin niteliği gereği gerekse somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma kararı içeriği gözetilerek yapılan yargılama sonucu; Taraflar arasında 10.02.2017 tarihli sözleşme ile .... parselde bulunan inşaatın Alüminyum Cephe, Cam ve Kompozit yapılmasının kararlaştırıldığı, işin tutarının yaklaşık 2.000.000 +KDV olarak belirtildiği, 9. Maddede, Taşeronun üstlendiği iş kalemi ile ilgili, İşverene uygulanacak herhangi bir gecikme, hatalı yapım, üçüncü kişilere verilecek zarar ve ziyan vs. gibi nedenlerden doğacak tüm ceza ve tazminatları İşverene ödemeyi ve karşılamayı kabul ve taahhüt ettiğinin görüldüğü, değişik iş dosyalarının incelendiği ve yerinde yapılan keşif sonucu bilirkişilerce, söz konusu yapının sol yan cephesinde rampa istikametinde kompozit kaplamanın yarım bırakıldığı, aynı cephe restoran katında konsol çıkmanın altında bulunması gereken kompozit kaplamanın bulunmadığı, zemin katta silikon cephe zemin birleşim yerleri tamamen yalıtımsız olduğu, su geçirimini engelleyecek ... kauçuk vb. su ve yangın bariyerinin bulunmadığı, zemin katın üst kata birleştiği yerde silikon cephe bitiminde yine yalıtım bulunmadığı, zemin katta şapaltı sac olarak sözleşmede tariflenmiş imalatın yerine, kompozit malzemeden teşkil kaplamaların olduğu ve standart bir imalatın yer almadığı, tüm zemin kat kolon alınlarında yalıtım şiltesinin bulunduğu, sağ yan cephede alt katta bina iç tarafında şapaltı sacın yapılmadığı, arka cephede zemin birleşimi alt kapama sacının bulunduğu, arka cephede 3. sol yan cephede 2. sağ yan cephede 6 ve ön cephede 2 kolon yüzündeki kompozit kaplamaların uygun olarak yapılmadığı, standart ölçü ve yerleşimde olmadığı, restoranın bulunduğu 1. Katta zemin birleşimi alt kapama sacının bulunmadığı, 2 boyuna kapak çıtasının montajının yapılmadığı, 1 köşenin kompozit kaplamasının tümüyle yapılmadığı, yalıtımın bulunmadığı, sol yan cephede 13 tane boyuna kapak çıtasının olmadığı, arka cephede çıta eksiği olmadığı, sağ yan cephede 2 kapı üstü enine kaplamanın olmadığı, Kat ön cephe terasta 1 kompozit levha anosunun montajının yapılmadığı, köşe dönüşlerde kompozit kaplamaların olmadığı, eksik yapıldığı, düğün salonunun bulunduğu katta 5 kolon yan yüzü kompozit kaplamasının bulunmadığı, rampa yönünde 4 kolonun 3‘ünde yalıtım şiltesinin olduğu, birinde yapılmadığı, özellikle arka cephede kompozit kaplama anoları birleşim bindirmelerinde açıklık olacak şekilde montajlandığı, dışa açılan gizli kanatların takviye makası bulunduğu, fakat açıldıktan sonra sabitlenmediği, mekanizmaların yıldız başlı alüminyum vidasıyla montajlandığı, perçin başlı akıllı vida olmadığı, otel kısmındaki neredeyse silikon cephe profillerin tamamının zemine 2 vida ile sabitlendiği, bağlantı plakasının profillere 1 tane alüminyum vida ile tutturulduğu, kimi yerlerde profillere vidalama dahi yapılmadığı, özellikle otel kısmında kompozitlerin alt birleşim yerlerinde silikonlamanın eksik yapıldığı, gerek keşif esnasında gerek daha sonra yerinde yapılan inceleme esnasında yağmur yağışı olmaması sebebiyle dışarıdan içeriye su girişi gözlenmediği, bununla beraber bina 2. Katından itibaren otel odalarında yapılan inceleme esnasında kompozit arkasındaki nem bariyerlerinin balon şeklinde sarkarak içinde su toplandığı, bu su balonlarının basit el müdahalesi sonucu su akıtmaya başladığının gözlemlendiği, ayıplı imalat kalemleri için ayıplı imalatın 29.05.2019 tarihli bilirkişi raporuyla belirlendiğinin kabulü ile işin süresinin 7 ay olduğu gözetildiğinde, ayıpların giderilmesi için 1 aylık süre verilmesinin makul olacağı ve piyasa fiyatlarına göre ayıp giderimi bedelinin tayini gerektiği, dosya içeriği ile sınırlı kalınarak eksik işler ve ayıplı imalatların yardımcı materyal (vinç) dahil giderim bedelinin 557.266,02 TL olduğunun kök raporda belirtildiği, alınan 03.08.2024 tarihli ek raporda ise; toplam eksik bedelin 206.307,00 TL, toplam ayıplı iş bedelinin 308.220,00 TL olmak üzere toplam 514.528,00 TL olarak belirtildiği, 25.01.2025 tarihli 2. ek raporda ise; eksik işler ve ayıplı imalatların yardımcı materyal (vinç) dahil giderim bedelinin 558.330,00 TL olduğu, asıl davada davalı-birleşen davada davacının dava konusu yaptığı imalatlarla ilgili eksik ve ayıplı imalatları olduğundan birleşen dava davacısının, davalı-asıl davada davacıdan alacaklı olmadığının bildirildiği, 04.06.2025 tarihli 3.ek raporda ise; dava konusu iş ile ilgili eksik işler ve ayıplı imalatların yardımcı materyal (vinç) dahil giderim bedelinin 558.330,00 TL olduğu, davalı-birleşen dava davacısının dava konusu yaptığı imalatlarla ilgili eksik ve ayıplı imalatları olup, sözleşmede kararlaştırılan bedelin de davacı işveren tarafından ödenmiş olması nedeniyle birleşen davada bir alacağının olmadığı hususlarının tespit edilmiş olması karşısında, yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucu düzenlenen raporların dosya kapsamına, uyuşmazlığın niteliğine ve kaldırma kararına uygun olduğu, asıl davada davacının davalı tarafça üstlenilen imalatların ayıplı, kusurlu ve eksik bir şekilde yapılmış olmasından dolayı davalıdan alacaklı olduğu, eksik işler ve ayıplı imalatların yardımcı materyal (vinç) dahil giderim bedeli 558.330,00 TL olarak hesaplanmış ise de asıl davada davacının dava dilekçesinde talep ettiği tutar ve ıslah dilekçesi ile artırdığı artırıma konu tutar nazara alınarak, davasının 277.680,97-TL üzerinden kabulü ile, alacağın 10.000,00-TL'sine 14/11/2019 dava tarihinden, kalan 267.680,97-TL'sine ise 01/02/2021 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline, taşeron ... Alüminyum...Ltd.Şti. Tarafından işverene karşı açılan birleşen davanın ise yerinde görülmemesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl Davada; Davacının davasının dava ve ıslah dilekçesi kapsamında talep edilen miktarlar üzerinden KABULÜ ile; 277.680,97-TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 10.000,00-TL'sine 14/11/2019 dava tarihinden, kalan 267.680,97-TL'sine ise 01/02/2021 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,2-Birleşen Davada; Birleşen davanın yerinde görülmemesi nedeniyle REDDİNE, ASIL DAVADA :3-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri olan 277.680,97-TL üzerinden hesaplanan 18.968,38-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 170,78-TL ile 4.575,00 TL ıslah harcının mahsubu ile kalan 14.222,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 44,40-TL başvuru harcı, 170,78-TL peşin harç, 4.575,00-TL ıslah harcı, 265,40-TL vekalet harcı ile istinaf kanun yoluna başvuru harcı olan 162,10-TL olmak üzere toplam 5.217,68- TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 833,00TL posta ve tebligat gideri, talimat keşfi için yasal olarak belirlenen 1.274,90 TL ile 400,00-TL ulaşım gideri, 45.000-TL toplam bilirkişi gideri ve .... Değişik İş dosyasında yapılan yargılama gideri toplamı 2.367,90 TL olmak üzere Toplam; 49.875,80-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Asıl davada davalı ... Alüminyum... Ltd.Şti tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve harç giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,7-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,8-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,BİRLEŞEN DAVADA; 10-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 170,78-TL harçtan mahsubu sonucu kalan 444,62-TL eksik harcın birleşen davada davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,11-Birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin birleşen davada davacı üzerinde bırakılmasına,12-Birleşen davada davalı taraf davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca ve dava değeri nazara alınarak belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin birleşen davada davacıdan tahsili ile birleşen davada davalıya ödenmesine,13-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin birleşen davada davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,14-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ....yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025....