Adana BAM 9. Hukuk: Tarımsal kredi sözleşmesinde sahte imza ve eş rızası eksikliği iddialarına dayalı menfi tespit istinaf başvurusu.
Özet: Bir şahıs, diğer borçluların kullandığı tarımsal kredi sözleşmelerinden kaynaklanan icra takiplerinde, sözleşmelerdeki imzaların kendisine ait olmadığını, müteselsil borçlu veya kefil sıfatıyla hiçbir taahhüdü bulunmadığını, kefalet için yasal şartların (eş rızası, el yazısı beyan) yerine getirilmediğini ve okuryazar olmaması nedeniyle bu beyanları verme imkanının olmadığını iddia ederek, hakkında yürütülen icra takiplerine konu kredi sözleşmeleri ve ipotek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile icra işlemlerinin durdurulmasını talep ettiği bir menfi tespit davasıdır.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/401 - 2026/1821

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/401
KARAR NO : 2026/1821
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/11/2022
NUMARASI : 2016/606 Esas ve 2022/754 Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :25/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :25/06/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2022 tarih, 2016/606 Esas ve 2022/754 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine ve dava dışı borçlular ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın ... Bankası ... Şubesinden kullanmış olduğu tarımsal kredi borcundan dolayı .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/6625 Esas, 2016/6626 Esas ve tahsilde tekerrür olmamak üzere açılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/6484 Esas ve 2016/6486 Esas sayılı dosyalarından davacı aleyhine ipotek veren ve müşterek müteselsil borçlu olarak icra takibi başlatıldığını, davacı hakkında açılan icra takipleri muhtara tebliğ edilmiş olması nedeni ile davacının icra takiplerinden bilgi sahibi olamadığını, icra takibinin kesinleştiğini, alacaklının talebi ile davacının mallarına, araçlarına ve banka hesaplarına haciz konulması sonucu bilgi sahibi olduğunu, dava dışı kredi kullanan asıl borçlular ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın tarafından davalı banka şubesine tarımsal kredi için kullanmak istediklerini, davacının vekâleti bulunan oğlu ...'den davacıdan taşınmaz ipoteği istediklerini, davacının eski eşi olan ve o tarihte eşi olan ...'den ipotek istediklerini, ...'nin de borçlular lehine iyi niyetle, kendisinin de çiftçi olması nedeni ile ipotek verdiğini, ancak bu hususta davacının bilgisi olunca ve davacı kefil olmayı kabul etmediğini bildirdiğini, kredi işlemlerine ipotek yapılması nedeniyle davacının kefil olacağı düşüncesi ile devam edildiğini, ... Şubesi ve ... Merkez Şubesi aracılığı ile işlemler yapıldığını, davacının bu kredinin kullandırılmasından haberi olmadığını, kredi kullandırılırken kredi sözleşmesinin banka personeli huzurunda veya gözetiminde imzalanması gerektiğini, davacı krediye kefil olmayınca kredi sözleşmesinin davacı yerine banka personeli ya da kredi kullanan diğer kişiler tarafından imzalanmış olma ihtimali bulunduğunu, davalı banka şube müdürünün görevden alındığını, soruşturmanın devam ettiğini, davacının, kefil olabilmesi için TBK'nin 583. madde hükmünde herhangi bir kişiye özel yetki vermediğini, davacının icra takiplerinden haberdar olunca, banka ile ve asıl kredi kullananlarla yapılan görüşmede durumun düzeltileceğinin bilgisinin verildiğini, ancak icra takiplerinin durdurulmadığını, aksine satış işlemleri başlatıldığını, icra takibine konu dosyalardaki kredi sözleşmelerinin davacı tarafından imzalanmadığını, buna rağmen davacının müşterek müteselsil borçlu olarak kredi sözleşmesini imzalamış gibi gösterildiğini, banka kredi sözleşmelerindeki yazıların ve imzaların hiç birisinin davacıya ait olmadığını, kredi sözleşmesine kefil olunması durumunda müşterek müteselsil kefil ibaresinin ve yükümlülük altına girdiğinin kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi gerektiğini, sözleşmelerde bu şekilde bir kayıt bulunmadığını, kefil olan kişi evli ise eşinin yazılı rızasının da alınması gerektiğini, kredi sözleşmesinde buna ilişkin bir ibare de bulunmadığını, buna ilişkin bir tanık ifadesi de bulunmadığını, davacının okuma ve yazmasının olmaması nedeni ile bu şekilde bir ibarenin bulunmasının mümkün olmadığını, davacının varlıklı biri olduğunu, ayrıca iki adet güzellik salonu bulunduğunu, icra takipleri sonucu davacının işyerindeki mallara ve bir çok mal varlığına el konulduğunu, bu nedenle davacının maddi zarara uğradığını, davacının menkul ve gayrimenkul mallarının ... Talimat İcra Müdürlüğü'nün 2016/1583 Talimat ve 2016/1588 Talimat ve ... İcra Müdürlüğü'nün 2016/447 Talimat ve 2016/448 Talimat sayılı dosyaları üzerinden haczedilerek satış işlemlerine başlandığını, davacının başlatılan icra takipleri nedeni ile maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, davacının mağduriyetin giderilmesi açısından öncelikle; .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/6625 Esas ile 2016/6626 Esas ve tahsilde tekerrür olmamak üzere açılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/6484 Esas ile 2016/6485 Esas sayılı dosyasından yürütülen icra takiplerinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, davacının ....lcra Müdürlüğü'nün 2016/6625 Esas ile 2016/6626 Esas ve tahsilde tekerrür olmamak üzere açılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/6484 Esas ile 2016/6486 Esas sayılı dosyasından yürütülen dosyalarına konu Tarımsal Kredi Sözleşmesinden ve ipotekten dolayı borçlu olmadığının tespitine; kredi kullanımında bankanın kötü niyeti olmamakla birlikte ağır kusuru nedeni ile İİK'nin maddeleri uyarınca takip alacağının %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine; davacının icra yolu ile tahsil edilen veya edilecek olan miktarın istirdatına; yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davalı bankanın ... Şubesi'nin, 03/09/2015 tarihli Tarımsal Kredi Sözleşmesi ile ...’a kredi kullandırdığını, ..., ... ve ...'ın kredi sözleşmesini müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, Kredilerin Tasfiye Olunacak Hesaplarına intikal etmesi üzerine kredi hesaplarının katedilerek .... Noterliği’nin 15/04/2016 tarih ve 5130 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borca muacceliyet verilerek ilgililere muacceliyet ihtarnamesi gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine kefiller aleyhine alınan ihtiyati haciz kararının, .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/6486 Esas sayılı dosyası üzerinden uygulandığını, asıl takibe de geçildiğini, takibe itiraz edilmediğinden kesinleştiğini, borçluların adreslerinde menkul mal haciz işlemlerinin ... İcra Müdürlüğü'nün 2016/1588 Talimat Sayılı dosyası üzerinden ikmal edildiğini, ayrıca borçlu ve gayrimenkul maliki davacı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/6626 Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilip ... İcra Müdürlüğü'nün 2016/447 Talimat sayılı dosyasından kıymet takdiri yaptırıldığını, davalı bankanın ... Şubesi'nin, 27/08/2015 tarihli Tarımsal Kredi Sözleşmesi ile ...’e kredi kullandırdığını, ..., ... ve ...'ın kredi sözleşmesini müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredilerin Tasfiye Olunacak Hesaplarına intikal etmesi üzerine kredi hesaplarının katedilerek .... Noterliği’nin 15/04/2016 tarih ve 5138 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borca muacceliyet verilerek ilgililere muacceliyet ihtarnamesi gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine kefiller aleyhine alınan ihtiyati haciz kararının, .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/6484 Esas sayılı takip dosyası üzerinden uygulandığını, asıl takibe de geçilerek takibin itiraza uğramaksızın kesinleştiğini, borçluların adreslerindeki menkul mal haciz işlemlerinin ... İcra Müdürlüğü'nün 2016/1538 Talimat sayılı dosyası üzerinden ikmal edildiğini, ayrıca borçlu ve gayrimenkul maliki davacı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/6625 Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilip ... İcra Müdürlüğü'nün 2016/448 Talimat sayılı dosyasından kıymet takdiri yaptırıldığını, dava dilekçesinde adı geçen ..., ..., ..., ... ve ... isimli borçluların davacı ... aleyhine takip işlemlerinin yürütüldüğü dosyalarla herhangi bir ilgisi bulunmadığını, kredilerin teminatı olarak alınacak gayrimenkullerin ipotek tesis işlemlerinin vekaleten ... tarafından ikmal edildiğini, krediye dayanak sözleşmelerdeki imzaların ise şubede davacının bizzat kendisi tarafından atıldığını, bu hususun imza ikmalini sağlayan şubemiz personelleri tarafından da teyid edildiğini, bu hususta şubedeki ilgili personelin tanık olarak dinlenmesini talep ettiklerini, diğer taraftan ... (...)' in adresinde yapılan menkul haciz tutanağındaki imza ile davalı bankanın kredi sözleşmelerindeki imzalarının aynı olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle bu hususun tespit edilebileceğini, davacı vekilinin dilekçesinde belirttiği şekilde "müvekkilim icra takiplerinden haberdar olunca bu hususta banka ile ve asıl kredi kullananlarla yapılan görüşmede durumun düzeltileceği bilgisi verilmiş ise de bugüne kadar icra takipleri durdurulmadığı gibi satış işlemleri başlatılmış olması nedeniyle..." dava açma zaruretinden bahsetmiş ise de davalı banka açısından düzeltilecek bir husus bulunmadığını, zira usulüne uygun düzenlenmiş kredi sözleşmeleri ve huzurda atılan imzalarla gerekli işlemler ikmal edilerek kredi kullandırıldığını, ayrıca davacı vekili dilekçesinde "...müvekkilimin okuma yazması olmaması sebebiyle ..." kefaletin şekli unsurlarını yerine getiremeyeceğinden bahsetmiş ise de, davacının ticari hayatın içinde bulunması sebebiyle ticari hayatın gerektirdiği her türlü iş ve işlemi kendisi yapan, kendi adına iki adet güzellik merkezini işleten okur yazar bir insan olduğunu, davacı vekilinin iddiasının tamamen asılsız olduğunu, itiraza uğramaksızın kesinleşen, davaya mesnet yapılan takiplerle ilgili borçlar hakkında, davalı bankaya ödeme teklifleri sunulduğunu, teklifin davalı bankaca da kabul edilmiş olmasına rağmen borçlular taahhütlerini yerine getiremediklerini, dolayısıyla kredinin takip hesaplarına aktarılmasından sonra davacı vekilinin dilekçesinde de belirttiği gibi tahsis edilen kredileri asıl kullandığı iddia edilen kişilerle aralarındaki ihtilaftan dolayı mezkur davanın açıldığını, borçlularla diğer şahıslar arasındaki ilişkilerin davayı bankayı bağlamayacağını, diğer taraftan dava dışı ...'nin, vekaleten davacı adına ipotek vermek ve sözleşmeyi imzalamak hususunda vekil tayin edildiğini, ayrıca subvansiyonlu kredilerde kefilin eşinin muvafakatının alınmamasının yasal düzenleme olduğunu, bunun eksikliğinin kefaletin geçerliliğini etkilemediğini, davanın tamamen haksız ve yasal dayanaktan yoksun ve kötüniyetli olarak takiplerdeki satış işlemlerini sürüncemede bırakmak için açıldığını savunarak; davanın reddine, tedbir kararının kaldırılmasına, karşı taraf kötü niyetle dava açtığı ve talep doğrultusunda tedbir kararı verildiği için uğrayacağımız zararlarımız için davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücreti karşı tarafa yükletilmek üzere karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2022 tarih, 2016/606 Esas ve 2022/754 Karar sayılı kararında, Yöntemine uygun raporlar dikkate alındığında .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/6484 ve 2016/6486 Esas sayılı dosyalarında takip konusu edilen kredi sözleşmelerindeki yazı ve imzaların ... (...)'nin eli ürünü olmadığı anlaşıldığından bu dosyalara konu kredi borcundan, krediye kefil olmadığı anlaşılan ...'in sorumlu tutulamayacağı, .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/6484 Esas sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip konusu edilen 579.991,00 TL alacağın % 20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/6486 Esas sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip konusu edilen 396.473,00.TL alacağın % 20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, davalı banka tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2016/6625 ve 2016/6626 Esas sayılı dosyalarında davacı ... (...) hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapılmıştır. Mahkememizce takiplere konu ipoteklerin dayanağı akit tabloları celp edilerek incelenmiş, davaya konu taşınmazlardaki ipoteklerin davacı ... (...)'in verdiği vekaletnameye dayanılarak vekili ...'nin başvurusu üzerine konulmuş olduğu, ipotek ile sağlanan teminatın kredi sözleşmesindeki kefaletten farklı türden bir teminat olduğu, resmi bir belge niteliğindeki ipotek belgesindeki koşulların davacıyı bağlayacağı, dolayısıyla davacının kredi sözleşmesindeki kefil sıfatı ile atılan imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle ipotek belgesindeki teminattan sorumsuz kılınamayacağı, birden fazla icra takibi için dava açılmakla birlikte davanın aslında aynı tarımsal kredi sözleşmesi nedeniyle oluşan borçtan kaynaklandığı ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takiplerin yapıldığı açık olduğundan bu kapsamda değerlendirme yapıldığı, .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/6625 Esas sayılı dosyasında 1.333,71.TL faiz, 1.989,33.TL BSMV'den dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacının takipte haksız aynı zamanda kötü niyetli olduğu sübut bulmadığından davalının tazminat isteminin reddine, .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/6626 Esas sayılı dosyasında 2.011,50.TL faiz, 2.981,22.TL BSMV'den dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının takipte haksız aynı zamanda kötü niyetli olduğu sübut bulmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından müvekkilinin eski eşinden vekaleten ipotek alınmış ise de ipotek tesis işlemlerinin yapılabilmesi için düzenlenen tescil istem belgesindeki imzaların personel huzurunda alınması gerekmekte olup bankaca bunun aksi iddia edilmemiş ve banka müdürü dahil ilgili personel işten atılmış ve konu hakkında tarafça ve bankaca suç duyurusunda bulunulmuş olduğunu, bankaya gönderilen 31.09.2016 tarihli ihtarnamede imzaların müvekkile ait olmadığı, "ipotek tesisine ilişkin vekil ile yapılan işlemde vekilin vekalet görevini kötüye kullanıldığının davalı tarafça bilindiğinden, ortada gerçek bir borç bulunmadığını, ipotek senedinin dayanağını oluşturan ilişkinin kurulmadığından dolayı tapu kütüğünde yer alan ipotek şerhi esas alınmayacağını, belgenin sahteliği ise hem savcılık dosyasında hem mahkemece alınan imza incelmesinde genel kredi sözleşmesi ve tüm eklerindeki imzaların sahte olması yapılan işlemler ve kullanılan krediler ve atılan imzaların banka yetkilileri ile ortaklaşa yapıldığı ve banka yetkilisinin bilgisi dahilinde gerçekleştiği sabit olup davalı bankanın kötü niyetli olduğunu, açıklanan nedenlerle; ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.11.2022 tarih ve 2016/606 E. 2022/754 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini; Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu mahkeme kararının, banka aleyhine hükmedilen %20 oranındaki kötü niyet tazminatı yönünden hukuka aykırı olup istinaf incelemesi neticesinde bu yönden kaldırılarak banka aleyhine herhangi bir tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, zira bankaca kredi kullandırımı sırasında ilgili mevzuata uygun olarak hareket edilmiş olup kredi sözleşmelerindeki imzaların davacı/borçluya ait çıkmaması sonucunda asıl mağdur olduğunu, kamu alacağı niteliğindeki alacağı tahsil etme uğraşı içerisinde kötü niyetle hareket etmediğini, bu nedenle aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki ; kabul anlamına gelmemekle birlikte, bankanın aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için, Bankanın kötü niyetli olduğunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça ispat edilmesi gerekli olmasına rağmen, ispat koşulu gerçekleşmeden aleyhe kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bununla birlikte ,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2005/19-286 E. 2005/268 K. 27/04/2005 tarihli kararında da belirtildiği üzere, alacaklı, 'haksız' ise de kötü niyetli olarak kabul edilemeyeceği dikkate alınarak, tazminattan sorumlu tutulamayacağını, ayrıca mahkemece, bankanın kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğuna nasıl ulaşıldığına ilişkin herhangi bir gerekçe veya ispata yer verilmemiş olup Banka aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için gerekli yasal koşulların oluşmadığını .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/606 E. - 2022/754 K. Sayılı dosyasından verilen kararın, istinaf incelemesi neticesinde bankamız aleyhine hükmedilen %20 oranındaki tazminatlar yönünden kaldırılması ve Bankamız aleyhine herhangi bir tazminata hükmedilmemesine, Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2022 tarih, 2016/606 Esas ve 2022/754 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibarıyla menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; bilirkişi raporları karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/6484 ve 2016/6486 Esas sayılı dosyalarında takip konusu edilen kredi sözleşmelerindeki yazı ve imzaların davacının eli ürünü olmadığı, davacının bu kredi sözleşmelerinden dolayı sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle davalı bankanın tazminattan sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, .... İcra Müdürlüğünün 2016/6625 ve 2016/6626 Esas sayılı dosyalarında davacı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığı, ipoteklerin davacının vekaletnameye dayanılarak vekilinin başvurusu üzerine konulmuş olduğu, bu nedenle ipoteğin davacıyı bağlayacağı, tescil istem belgesindeki imzanın davacıya ait olup olmamasının vekaletnameye istinaden işlem yapıldığının sonuca etkisinin olmadığı bu nedenlerle kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacı ve davalı vekillerinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2022 tarih, 2016/606 Esas ve 2022/754 Karar sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2)a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 552,10.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 39.619,19.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 39.439,29.TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)a-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
b-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 25/06/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır