Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, 24.06.2023 tarihli trafik kazası sonucu kalıcı sakatlık yaşayan davacının 400.000 TL manevi tazminat talepli davasında sigorta şirketinin önceki ödeme ve fahiş talep savunmaları.
Özet: Davacı, 24.06.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında tam kusurlu sürücünün çarptığı motosikletinden ağır yaralanarak kalıcı yürüme bozukluğu ve derin acılar yaşadığını belirterek, sigorta şirketi ve araç sahibinden müştereken ve müteselsilen 400.000 TL manevi tazminat talep etmektedir; davalı sigorta şirketi ise, daha önce davacıya 50.000 TL manevi tazminat ödemesi yapıldığını, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereği davanın konusuz kaldığını, talebin fahiş olduğunu ve manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 24.06.2023 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüsü ile ... Caddesini takiben, bölünmüş yol olan ... Caddesine geldiğinde kendisine DUR levhasına rağmen kavşağa giriş yapıp ... Caddesi istikametine doğru geçiş yapmak istediği esnada müvekkil sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkil ... ağır yaralanmış ve bedensel güç kaybına uğradığını, olaya ilişkin olarak Konya . Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı dosya kapsamında kovuşturma yapılmış ve sürücü ... hakkında neticeten 3.000 TL adli para cezasına hükmedilmiş ve verilen hükmün açıklanmasının geri bırakıldığını, kazanın oluşumunda kaza tespit tutanağı, görgü tespit tutanakları, kamera görüntüleri ve ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporları doğrultusunda sürücü ... plaka sayılı araç sürücüsü ... 2918 sayılı KTK’nın; Madde 57 “Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadır.” Ve yine Madde 47/c “Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorundadır” şeklindeki kurallara ve başkaca tespit edilecek trafik kurallarını ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğunu, bu noktada müvekkilinin ceza dava dosyasından da anlaşılacağı üzere uzunca süre tedavi görmüş çeşitli ameliyatlar geçirmek durumunda kaldığını, netice olarak müvekkilinde kalıcı olarak yürüme bozukluğu meydana geldiğini, müvekkilinin hem tedavi sürecinde çekmiş olduğu acılar hem de bedeninde maluliyet meydana gelmesi sebebiyle yaşadığı elem, keder, acı ve ıstırap nedeniyle huzurdaki davayı açma zorunluluğunun hâsıl olduğunu, müvekkilinin yaşına, aktif ve pasif yaşam süresine, beden gücü kayıp oranına ve yaşadığı üzüntü, motosiklet kullanmayı bırakması, kendini güvende hissetmeyişi olay anını sürekli olarak hatırlamak durumunda kalması, yürümekte ve oturmakta zorluk yaşaması ve yine bacağına platin takılması ve ağrılarının süreklilik arz etmesi gibi hususlar müvekkili derin üzüntüye sevk ettiğini, bu bağlamda gördüğü tedavi sonucu acı ve elemine karşılık davalı İMM poliçesi düzenleyicisi sigorta şirketi ve araç maliki olan davalıdan kusuruna ve yargılama sırasında toplanacak delillere göre, 400.000-TL manevi tazminatın hüküm altına alınması talep edildiğini, bu nedenlerle; müvekkili ... lehine 400.000 TL manevi tazminatın olay gününden başlayacak avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline(sigorta şirketinden poliçe limiti kadarıyla), yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava, müvekkili şirket nezdinde ... numaralı ... Oto Sigorta Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın karıştığı 24.06.2023 tarihli trafik kazası neticesi davacı ... yaralanması sebebiyle manevi tazminat taleplerine ilişkin olduğunu, manevi tazminat talepleri yönünden müvekkili şirket ... Sigorta A.Ş. tarafından davacı yana yapılan hasar başvurusu neticesinde 50.000,00 ₺ asıl alacak manevi tazminat ödemesi yapıldığını, üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının davaya konu yapılması kalanın saklı tutulmasının olanağının olmadığını, niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez ve bir defada istenilmesinin gerektiğini, Yargıtay H.G.K’nun 25.09.1996 gün ve ... ... karar ile 13.10.1999 gün ve ... ... Sayılı kararı da bu doğrultudadır. Manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereği, davacı yanın aldığı ödeme sebebiyle manevi tazminat talepleri yönünden davanın konusuz kaldığını, müvekkili şirket nezdinde düzenli mezkur Kasko poliçesinde ise: manevi tazminat dahil, ölüm ve sürekli sakatlık halinde ihtiyari mali mesuliyet teminatı KAZA BAŞINA 2.500.000 TLve manevi teminat ise 625.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kazazedelerin mezkur hadisenin meydana gelmesindeki kusur durumu, yaşı, sosyoekonomik çevresi ve diğer faktörler nazara alındığında dava konusu taleplerin fahiş olduğu ortada olduğunu, taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, manevi tazminatın, tazmin yükümlülerini cezalandırma yahut talepçiyi zenginleştirme aracı olarak kullanılmamasının gerektiğini, bu husus göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davanın öncelikle dava şartı yokluğu sebebiyle reddine; dava talebi manevi tazminat poliçe teminat dışı olduğundan davanın esastan dahi reddine; müvekkili davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden dava masrafları ve ücret-i vekaletin dahi davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası UYAP sisteminden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.Konya Sağlık Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılmış; davacı ... T.C. Kimlik numaralı ... sağlık hizmet sunucuları tarafından fatura edilen ve SGK tarafından sağlık hizmet sunucularına ödenen tedavi giderleri dosyamız arasına alınmıştır.Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılmış; davacı ... T.C. Kimlik numaralı ... 24/06/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle Müdürlüğümüz kayıtlarında iş kazası başvurusu, iş göremezlik ödemelerinin olmadığı bildirilmiştir.Selçuklu İlçe Müdürlüğüne müzekkere yazılmış; davacı ... (TCKN:... ) hakkında yapılan araştırma sonucu düzenlenen SED raporu dosyamız arasına alınmıştır.Selçuklu İlçe Müdürlüğüne müzekkere yazılmış; davalı ... (TCKN:... ) hakkında yapılan araştırma sonucu düzenlenen SED raporu dosyamız arasına alınmıştır.... Sigorta A.Ş Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılmış; davaya konu Sigorta Poliçesi, ödeme belgeleri ve hasar dosyası sureti dosyamız arasına alınmıştır.Konya Şehir Hastanesine müzekkere yazılmış; davacı ... T.C. kimlik numaralı ... ait tüm tedavi evrakları, hasta yatış dosyası ve görüntüleme CD'si dosyamız arasına alınmıştır.Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap geldiği görüldü.Mahkememizin 03/11/2025 tarihli tensip zaptında dosyanın kusur bilirkişisi ve maluliyet hesabı için bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.Mahkememize sunulan 13/12/2025 tarihli bilirkişi KUSUR raporunda özetle; ... plakalı Minibüs Sürücüsü ... ” bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun 84.maddesinin asli kusurlardan kod No:8'e denk gelen Madde-57/1-A (Kavşaklarda ilk geçiş önceliğine uymamak, Bölünmüş yola çıkan sürücüler bu yoldan geçen araçlara, geçiş hakkı vermek zorundadırlar.) Asli kural ihlali olup %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kural ihlalinin olduğunu, ... plakalı Motosiklet Sürücüsü ... ” ise yine aynı kanunun tali kusurlardan Madde 52/1-a (Araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak.) Tali kural ihlali olup %25 (yüzde yirmi beş) oranında kural ihlalinin olduğunu bildirir rapor sunmuştur.Mahkememize sunulan 17/11/2025 tarihli bilirkişi ATK raporunda özetle; Davacı ... , 24.06.2023 tarihinde geçirdiği motosiklet kazası neticesinde yaralandığını, sol femur proksimal şaft fraktürü geliştiği, opere edildiğini, 12.11.2025 tarihinde yapılan muayenelerinde sol femur kırığının 10 derece dış rotasyonda malrotasyon ile kaynamış olduğunu, sol uylukta 3 cm atrofi olduğu, antaljik yürüyüş olduğunu, kişinin 09.12.1986 doğumlu olup olay tarihinde 37 yaşın içerisinde olduğunu, meslek grup numarası bildirim emekle Grup 1(düz işçi) kabul olunarak;1- 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; Gr1 XH 35a 3A= % 7 olduğu,Kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının % 6.3 (yüzdealtınoktaüç) olduğu, 2- 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre;Kişinin sol femurda 10 derece dış rotasyonda malrotasyon ile iyileşme arızasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının (Kas-İskelet Sistemi - all ekstremite - tanıya dayalı değerlendirmeler - Tablo 3.33a ya göre) %13(yüzdeonüç) olduğu ve kalıcı olduğu,Kişinin sürekli iş göremezlik oranının Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hesaplandığı, yönetmelik farklılığından dolayı sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranlarının farklı hesaplandığı,3- Mevcut yaralanmasının emsallerine göre iyileşme süresinin 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağı, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği,4- İyileşme süresinin 3(üç) ayında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı, üzerinden davacının bakıcı giderinden doğan maddi zararı (10.008,00/30gün)x7gün—2.335,20TL toplamda 39.448,65TL olduğu,5- Aylık brüt asgari ücretler davacının bakıcı giderinden doğan maddi zararı 24 06.2023-30.06.2023 tarihleri arasında 01.07.2023-21.09 2023 tarihleri arasında (13.414,50/30gün)x83gün-37.113,45TL toplamda 39.448,65 TL olduğu, 6-Kişide dosya kapsamında fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının olmadığı, ancak bu tür bir yaralanmada bir takıfm” fatura edilemeyen (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı gibi vb.) masrafların olacağı, bu harcamaların SGK ödeme kapsamı dışında olduğu, kaçınılmaz giderlerin yapılan masrafların niteliği, yapıldıkları tarih ve yerler dikkate alındığında ayrı ayrı kaleme alınmasının mümkün olmadığı, yaralanmanın ağırlık ölçüsü de dikkate alındığında bu tür giderlerin 18.000,00TL olarak değerlendirildiği (bu tutarın 4.500,00 TL'si ulaşım gideri, 13.500,00TLsi refakatçi, özel beslenme vs. gideri olarak değerlendirildiği, bu değerlendirme yapılırken yaranın ağırlık ölçüsü, kişinin tedavi olduğu merkezle, yerleşim yeri gibi unsurların göz önüne alındığı), tedavi sırasında veya sonrasında yapılması zorunlu dolaylı harcamalara ilişkin kaçınılmaz tedavi giderlerinin tespitinde; a) Refakatçi, özel bakıcı ve özel beslenme giderleri. b) Yol giderleri (hastanın ve yakınlarının hastanelere, sağlık kurumlarına, doktor muayenehanelerine, fizik tedavi yerlerine gidip gelme yol giderleri).c) Hastanın başka bir şehirde veya yurt dışında tedavisi gerekiyorsa, kendisinin ve yakınlarının(otomobil, otobüs, tren, uçak gibi) taşıt giderleri.d) Tedavi için gidilen yerde hastanın ve yakınlarının otel, lokanta, ulaşım gibi barınma ve beslenme giderleri.e) Haksız eyleme uğranıldığı veya kaza geçirildiği sırada, hastanın yakınları uzak bir yerleşim yerinde iseler, onların hastanın tedavi gördüğü kente geliş gidiş ulaşım giderleri ile geldikleri yerde otel, lokanta gibi barınma ve beslenme giderleri.f) Hastaneden çıktıktan sonra evde bakımı sürdürülen yaralı için eve gelip giden iğneci, pansumancı, fizyoterapist gibi kişilere ödenen ücretler.g) Hekimlerce gerekli görülmesi durumunda kaplıca, ılıca, dağ veya deniz kıyısı gibi hava değişim yerlerine ödenen paralar.h) Tedavisi sonuçlanmasına karşın, bir süre toplu taşıma araçlarına binemeyen veya kendi otomobilini kullanamayan hastanın işe gidiş geliş taksi ücretlerinden, toplu taşıma ücretlerinin veya kendi aracının benzin paralarının indiriminden sonra aradaki farktan oluşan harcamalar.7- Kişinin bakıcı giderlerinin 39.448,65TL, fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 18.000,00TL, toplamda 57.448,65TL olarak değerlendirildiği tespitlerini bildirir rapor sunulmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle İMM sigortacısına ve zarar sorumlusuna yöneltilen manevi tazminat talebi olduğu anlaşılmıştır.Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.Tüm dosya kapsamına göre; davalı sigorta şirketine sigortalı aracın sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, ceza davasındaki kusur durumu tespitinin de aynı yönde olduğu, davacının kazada ağır şekilde yaralandığı ve kalıcı maluliyetinin bulunduğu, aracın davalı sigorta nezdinde düzenlenmiş İMMS kapsamında teminat altında olduğu değerlendirilmiştir.TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... ... )Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde paranın satın alma gücü, dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan yukarıda belirtilen kusur raporu ve adli tıp raporu, davacının yaralanma bölgesi, sonrasında ortaya çıkan zararlar sebebiyle duyduğu manevi acı dikkate alınarak davacının manevi tazminat isteminin kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davalı sigorta şirketinin dava açıldığı gün yapılan 50.000 TL ödemenin manevi tazminat borcunu sona erdirdiği ve davacının bakiye talepte bulunamayacağı yönündeki savunması hususunda; manevi tazminat alacağının niteliği gereği bölünebilir bir alacak olmadığı, hakim tarafından takdir edilen tek ve bütün halinde bir tazminat olduğu, sorumlu tarafından yapılan kısmi ödemenin manevi tazminat alacağını tamamen sona erdirmeyeceği, yalnızca hükmedilecek toplam manevi tazminattan mahsup edilmesi gereken bir ödeme niteliği taşıdığı, kaldı ki davacının yapılan ödemeyi manevi tazminat alacağının tamamı karşılığında kabul ettiğine dair hiçbir irade açıklaması olmadığı, aksine davacının bu ödemeyi kabul etmediğinin dosya kapsamından anlaşıldığı değerlendirilmekle dava açıldığı gün davacıya yapılan 50.000,00 TL ödemenin mahsubu ile 350.000,00 TL manevi tazminatın; DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, toplam dava değeri 400.000,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiştir.TEMERRÜT TARİHİ YÖNÜNDEN;İhtiyari mali mesuliyet sigortası açısından, ihtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 100. maddesinde aynı Kanun'un 98 ve 99. maddelerine atıf yapılmamış olması ve genel şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür sigortada tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanmalıdır. Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcuna ilişkin TTK'nın 1427/2. maddesi hükmü uyarınca, sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez. Davadan önce ihbar bulunmadığı takdirde davalı sigortanın dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir (Bu hususta bknz. Yargıtay (kapatılan) .HD ... E.-... K). Belirtilen düzenleme uyarınca, hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra alacağın muaccel olacağı dikkate alınarak faiz başlangıç tarihi belirlenmiştir.ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın açıldığı gün davacıya yapılan 50.000,00 TL ödemenin mahsubu ile 350.000,00 TL manevi tazminatın; DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden kaza tarihinde geçerli İMM poliçe teminat limitleri (Manevi tazminat için 625.000 TL) ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak üzere, temerrüt tarihi olan 06/10/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte, DAVALI SEDAT ALTINAY'dan kaza tarihi olan 24/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 23.908,50-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 1.366,20-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 22.542,30-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,3- Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvuru harcı, 1.366,20-TL peşin harcı olmak üzere toplam 1.981,60-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,5-Davacı tarafından karşılanan 1.687,90 TL posta ve tebligat gideri, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti gideri, 6.794,48 TL NEÜ adli tıp fatura gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 12.069,88-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 64.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 21/05/2026Katip Hakim