Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen haksız fiil kaynaklı trafik kazası sonrası araç hasarı, değer kaybı ve mahrumiyet bedeli tazminat davası.
Özet: Bu dava, davacıya ait aracın, davalının %100 kusurlu olarak arkadan çarpması sonucu ağır hasar alması, yan sanayi parça ile tamir edilmesi ve buna bağlı değer kaybına uğraması üzerine, sigorta şirketinden sonuç alınamaması nedeniyle, araç hasar bedeli, değer kaybı ve aracın kullanılamamasından kaynaklanan mahrumiyet bedelinin HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası şeklinde, olay ve temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsili talebini içermektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 12/07/2025 tarihinde davalı araç maliki olan ... üzerine kayıtlı bulunan ... plakalı araç müvekkiline ait ... plakalı araca %100 kusurlu bir şekilde arkadan çarptığını, akabinde müvekkilinin aracını büyük ölçüde hasar aldığını, aracında bir çok parça yan sanayi parça kullanılmak suretiyle değiştirildiğini, boyandığını, tamir edildiğini, olay anına ilişkin olarak kaza tespit tutanağı tanzim edilmiş olup tüm fotoğrafların da çekildiğini, müvekkilinin aracında ciddi zararlar oluşmuş olup söz konusu zararlardan bir kısmına ilişkin faturaları ekte sunduklarını, müvekkilinin aracına arkadan çarpmak suretiyle kazada tüm kusur kendisine ait olan davalının maliki olduğu ... plakalı aracın sigorta şirketine de 13/09/2025 tarihinde KEP üzerinden usulüne uygun bir şekilde başvuru yapılmış ancak sonuç alınamadığını, sigorta şirketinin expertizi tarafından düzenlenen raporda da tüm kusur davalını maliki olduğu araca verildiğini, kaza yapan ... plakalı aracın kaza tarihinde ZMMS poliçesi bulunmakta olup davalı ... Sigorta A.Ş olduğunu, olay günü ... üzerine kayıtlı bulunan ... plakalı araç müvekkilin araçlarına %100 oranında kusurlu bir şekilde çarpmış ve bu durum kaza tespit tutanağı ve kaza anına ilişkin fotoğraflarla da sabit olduğunu, müvekkilinin dava konusu kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun olmadığının sabit olduğunu, bu husus alınacak bilirkişi raporu ile de ortaya çıkacağını, aracın gerekli tamirat ve kaporta işlemleri akabinde değer kaybına uğradığı da muhakkak olduğunu, müvekkilinin aracında ciddi oranda hasar ortaya çıkmış ve sigorta şirketince de söz konusu hasar karşılanmadığını ve tamirde de yan sanayi parça kullanıldığını, yine müvekkilinin aracına 161.995,92 TL'nin üzerinde tramer işlenmiş olup bu haliyle de ayrıca değer kaybına uğradığını, bu kapsamda ekte sunmuş oldukları belgeler ve fotoğraflar ışığında müvekkilinin aracındaki gerçek hasarın, değer kaybının ve mahrumiyet bedelinin hesaplanması ve davalılardan tahsil edilmesinin gerektiğini, yine kaza sonrasından müvekkilinin aracının bir takım parçalarından değişim, boya ve tamirat dolayısıyla araçta hasar bedelinin yanında aracın değer kaybettiğinin de açık olduğunu, bu durumda da her ne kadar tamir edilmişse de aracın kazasız ve hatasız hali ile tamirli, değişen, boyalı parçalı hali arasında değer farkı olacağını, öncelikle haklı davalarının kabulü ile özellikle tamirde yan sanayi parça kullanılması sonucunda oluşan araç hasar bedelinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olmaması sebebi ile HMK madde 107 (belirsiz alacak davası olarak) uyarınca yargılama sırasında tam ve kesin olarak belirlendiği anda harcı tamamlanarak artırılmak üzere şimdilik 10 TL araç hasar bedelinin davalı araç işleteni yönünden olay tarihinden diğer davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limiti dahiline) ise temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt (avans faizi) faizi ile birlikte tahsili ile müvekkile ödenmesine, yine haklı davalarının kabulü ile araç değer kaybının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olmaması sebebi ile HMK madde 107 (belirsiz alacak davası olarak) uyarınca yargılama sırasında tam ve kesin olarak belirlendiği anda harcı tamamlanarak artırılmak üzere şimdilik 10 TL araç değer kaybı bedelinin davalı araç işleteni yönünden olay tarihinden diğer davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limiti dahiline) ise temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt (avans faizi) faizi ile birlikte tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yine haklı davalarının kabulü ile aracın tamirde kaldığı süreç boyuca kullanılamamasından kaynaklanan mahrumiyet bedeli tazminatının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olmaması sebebi ile HMK madde 107 (belirsiz alacak davası olarak) uyarınca yargılama sırasında tam ve kesin olarak belirlendiği anda harcı tamamlanarak artırılmak üzere şimdilik 10 TL aracın tamirde kaldığı süreç boyuca kullanılamamasından kaynaklanan mahrumiyet bedeli tazminatının sadece davalı araç işleteni olan ... 'tan olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ... plaka sayılı araç, müvekkilinin ... Sigorta A.Ş. Nezdinde 3.01.2025/2026 tarihleri arasında ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davayı ve sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaza tarihi itibariyle poliçe araç başı maddi hasar teminatı 300.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, huzurdaki dava, belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ancak 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, hasar tespitine ilişkin kriterleri somut olarak belirlediğini, anılan sebeple, davacıların haricen tespit edebileceği hasar tazminatı tutarı belirlenebilir iken davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacıların hukuki yararının mevcut olmadığını, dava konusu talep zaman aşımına uğramış olduğundan zaman aşımı def'imizi işbu cevap dilekçesinde ileri sürmediğini, davanın kısmi dava olarak kabulü halinde ise, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ileride ıslah edilecek kısım bakımından zaman aşımı def'i ileri sürme hakkımızı saklı tuttuklarını, bu nedenlerle davanın reddine, ... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar kasko sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş.'ye müzekkere yazılarak dava konusu kazadan kaynaklı olarak açılan hasar dosyası ve ödeme bilgilerinin celbine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Türkiye Sigorta Birliğine, ... Sigorta Şirketine, ... Sigorta Şirketine ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.Mahkememizin 19/12/2025 tarihli tensip zaptında dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.Mahkememize sunulan 14/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu trafik kazasında; ... Plakalı araç sürücüsü ... %100 (Yüzde Yüz) kusurlu olduğunu, ... Plakalı araç sürücüsü ... kusurunun bulunmadığını, dava konusu ... Plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 80.000,00 TL olarak hesaplandığını, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, ... numaralı ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davalı ... müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu, dava konusu ... Plakalı aracın onarımdan kaynaklanan araç mahrumiyeti süresinin 15 gün, günlük araç kirasının 1.000,00 TL olup toplam araç mahrumiyeti tutarının 15.000,00 TL olarak tespit edildiğini, 4.220,02 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 10.779,98 TL olacağı, bu tutardan da poliçe teminatlarında olmadığından davalı ...'ın sorumluluğu bulunduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Davacı vekilinin mahkememize sunduğu 27/03/2026 tarihli dava değer arttırım dilekçesinde özetle; Araç Değer Kaybı alacağımızın bedelini 79.990,00 TL artırarak taleplerinin 80.000,00 TL olarak devamına, davalı araç işleteninden olay tarihinden, diğer davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limiti dahiline) ise temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt (avans faizi) faizi ile birlikte tahsili ile müvekkile ödenmesine, mahrumiyet bedeli yönünden alacaklarının sadece araç işleteni davalı olan ... yönünden 10.769,98 TL artırarak talebimizin toplam 10.779,98 TL olarak devamına, söz konusu bedelin sadece davalı araç işleteninden olay tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt (avans faizi) faizi ile birlikte tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini, araç hasar bedeli yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasını, vekalet ücreti ve yargılama gideri ile arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa araç mahrumiyet bedeli, hasar bedeli ve değer kaybı bedelinin tazminine ilişkindir.Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı ve işleteni olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zararlardan (hasar bedeli ve değer kaybı yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerekir.Mahkememize sunulan 14/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu trafik kazasında; ... Plakalı araç sürücüsü ... %100 (Yüzde Yüz) kusurlu olduğunu, ... Plakalı araç sürücüsü ... kusurunun bulunmadığını, dava konusu ... Plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 80.000,00 TL olarak hesaplandığını, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, ... numaralı ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davalı ... müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu, dava konusu ... Plakalı aracın onarımdan kaynaklanan araç mahrumiyeti süresinin 15 gün, günlük araç kirasının 1.000,00 TL olup toplam araç mahrumiyeti tutarının 15.000,00 TL olarak tespit edildiğini, 4.220,02 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 10.779,98 TL olacağı, bu tutardan da poliçe teminatlarında olmadığından davalı ... sorumluluğu bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca sigorta şirketince aracın hasarı orjinal parçalar kullanılarak giderilmiş olup rapordaki değerlendirmeler uyarınca hasar bedeli talebinin reddine karar verilmiştir. Rapor gerekçeli ve denetime elverişli olduğundan itibar edilmiştir.Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.Davalı ZMMS sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 25/09/2025 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1- Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;(a)- Davacının 12/07/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı bakiye 80.000,00- TL değer kaybı maddi zararının; DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 25/09/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) ile DAVALI ... kaza tarihi olan 12/07/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,(b)- Davacının 12/07/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 10.779,98 TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının, DAVALI ... kaza tarihi olan 12/07/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,(c)- Davacının hasar bedeli talebinin REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.201,18 -TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40-TL peşin harç ve 1.550,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 4.035,78-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı sigorta şirketinin (80.000,00/90.779,98) oranına isabet eden 3.556,54-TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalı ...'ın tamamından sorumlu olduğuna,)3-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harcı, 1.550,00TL tamamlama harcı gideri toplamı olan 2.780,80TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından sarfedilen 1.770,00-TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 8.856,52TL'nin haklılık oranına göre hesaplanan 8.855,54 TL'nin (90.779,98/90.789,98) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin (80.000,00/90.789,98) oranına isabet eden 7.804,83-TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalı ...'ın tamamından sorumlu olduğuna,)5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin 80.000,00/90.779,98) oranına isabet eden 39.651,95-TL'den diğer davalı ile müştereken ve müteselsilen birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalı ...'ın tamamından sorumlu olduğuna,)6-Davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 14/05/2026Katip Hakim