İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, kredi kartıyla ödenen mal bedeline rağmen teslim edilmeyen ürünler nedeniyle açılan ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında alacaklının haklı bulunduğuna dair kararı.
Özet: Ticari bir satış ilişkisinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı, mal alımı amacıyla davalıya kredi kartı ile gönderdiği 900.000 TL karşılığında malların teslim edilmediğini belirterek icra takibi başlatmış, davalının takibe itirazı üzerine bu itirazın iptali ve takibin devamı ile inkar tazminatı talep etmiştir; davalının savunma sunmadığı yargılamada, bilirkişi incelemesi, davacının ödemeyi yaptığını, davalının mal teslimine dair belge sunamadığını ve faturanın davacıya tebliğ edilmediğini tespit ederek davacının 900.000 TL asıl alacağının mevcut olduğu kanaatine varmış, ayrıca davacının aktif ticari kaydının bulunmadığı da resmi yazışmalarla belirlenmiştir.

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/382 EsasKARAR NO : 2026/584DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 27/05/2025KARAR TARİHİ : 30/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA/Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 13.01.2025 tarihinde, mal alımı amacıyla Davalı şirkete Kredi kartı vasıtasıyla 900.000.-TL. gönderdiğini, Davalı şirketin, ödenen bedel karşılığında teslim etmesi gereken malları müvekkile teslim etmekten imtina ettiğini, Bu sebeple ... 9. İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyası ile ödenen bedelin iadesi talepli olarak icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe itirazı sonucu takibin durduğunu, İtiraz dilekçesine ek olarak sunulan fatura müvekkile teslim ve tebliğ edilmedi. faturada belirtilen adres dahi müvekkilin ikamet veya işyeri adresi olmadığını, müvekkilinin belirtilen tarihlerde Türkiye'de dahi bulunmadığını, Müvekkiline teslim edilmiş herhangi bir mal olmadığını, Davalı şirketin malların teslim edildiğine dair herhangi bir teslim-tesellüm belgesi de sunmadığını, Müvekkilinin bilahare kendisine fatura kesildiğini öğrendiğini,... tarihinde .. 3. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturaya itiraz ve iade etmiş, aynı tarihte de ödenen bedelin iadesi için icra takibi başlattığını beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.SAVUNMA/Davalı yanca herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.DELİLLER VE GEREKÇE/Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.Dava konusu uyuşmazlığın,mal alım satım ilişkisi iddiasına dayalı alacağa vaki davacı tarafından ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.Mahkememizin 30/12/2025 tarihli duruşmasının 6 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 mali müşavir bilirkişiye tevdi ile davacının iddiaları, vergi dairesi kayıtları, icra dosyası, banka kayıtları ve tüm deliller dikkate alınarak davacının takibe konu alacak bakımından haklı olup olmadığı, faturanın vergi dairesi kayıtlarını bildirilip bildirilmediği konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ....'a tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından sunulan 03/03/2026 tarihli raporda özetle; "Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, dosya içeriği müzekkere cevaplarına göre davacının faal bir ticari vergi kaydı olmadığı, sadece potansiyel vergi numarası olduğu, potansiyel vergi numarası olmasının ticari faaliyeti olduğu anlamına gelmediği, bu nedenle davacının ticari defter ibrazında bulunmadığı, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davalının takibe itirazındaki beyanı çerçevesinde takip konusu 900.000,00TL'nin davacı tarafından davalıya ödendiği konusunda bir uyuşmazlık olmadığı, davalının takibe itiraz dilekçesi ekinde sunduğu faturanın davacı aleyhine borç doğurduğu hususunun (teslim ve tebliğ eksikliği) nedeniyle ispata muhtaç olduğu, bu nedenle davacının 21.02.2025 takip tarihi itibariyle davalıdan 900.000,00TL asıl alacağı olduğu kanaatine ulaşıldığı, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 21.02.2025 takip tarihi itibari ile ticari temerrüt oranının 649,25 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren 49,25 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, keyfiyeti, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifi 6100 sayılı HMK'nın md. 266/c.2 ve 6754 sayılı Kanun'un md. 3/3 hükümlerine dayalı olarak tamamen ve münhasıran muhterem Mahkemeye ait olmak kaydı ile sayın yargı makamının tetkik ve takdirlerine arz ederim." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.Mahkememizin 28/04/2026 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, ... ve ... Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkere yazılarak davacının tacir olup olmadığı hususunda bilgi verilmesinin istenilmesine karar verilmiş, .. Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 07/05/2026 tarihli yazı cevabı ile yapılan incelemede Naibijiang Xierzhati'nin gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 04/05/2026 tarihli yazı cevabında Naibijiang Xierzhati'nin şahsi kaydına ve şirket ortaklığına rastlanılmadığının bildirildiği görülmüştür.... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 04/05/2026 tarihli yazı cevabında Naibijiang Xierzhati'nin dairelerinde ticari, zirai, serbest meslek kazancı ve diğer kazançlar yönünden herhangi bir mükellefiyetinin bulunmadığının tespit edildiğinin bildirildiği görülmüştür.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. TTK' nun 4. Maddesi; "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a) Bu Kanunda,b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.(2) (Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir.01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise, tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer yasalarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın mal alım satım ilişkisi iddiasına dayalı alacağa alacağa vaki itirazın iptali isteminden kaynaklandığı, bu nedenle davanın mutlak ticari dava kapsamında olmadığı, dosya içeriği müzekkere cevaplarına göre davacının faal bir ticari vergi kaydı olmadığı, sadece potansiyel vergi numarası olduğu, potansiyel vergi numarası olmasının ticari faaliyeti olduğu anlamına gelmediği, davacının tacir sıfatını haiz olma şartlarını taşımadığı, davacının tacir olduğuna dair dosyada bir delil bulunmadığı, bu nedenle işbu davanın nisbi ticari dava kapsamında da olmadığı, bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla davacının davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın DAVA ŞARTI-GÖREV YÖNÜNDEN USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-)Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakiben 2 hafta içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-)Süresi içerisinde dosyanın gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,4-)HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkeme tarafından değrlendirilmesine,5-)Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde görevli mahkemeye başvurulmadığı takdirde harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda ek karar yazılmasına,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/06/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır